SİS VE DAVA

VI. BAZI YARALARA TEĞET GEÇMEK -II-

Yazar:

SİS VE DAVA - s💌 kitap kapağı
SİS VE DAVA kitap kapağı

Gece Kurdun İni'nde, bazı soyadlara ağırlık vermiştim fakat birçok kişiyle görüşmüştüm. Bunun ayrıntılarını eve geldiğimizde Selim benden istemişti. Vakit kazanmak için kendimi duşa atmıştım. İşe gitmeme üç saat vardı, hızlı olmam gerekiyordu. Duşta ayrıntılı bir şekilde kendimce şema çıkarırken abimin yanımda olmaması beni rahatsız ediyordu. Çünkü ben bazı durumlarda kalbimle düşünürdüm, abim aklından hiç vazgeçmezdi. Ve garip bir şekilde insanları görür, tartar, ona göre hareket ederdi. Bakıldığında beni Selim'le aynı eve sokmuş olması bile Selim'e güvenebileceğimi gösteren bir sebepti. Peki ya abimin bile haberi olmayan bir şeyler varsa? Abim mesela ya görünen dışında içinde yaşattığı farklı kimliklerden birine ağırlık verdiyse, diğeri ile olaya bakmadıysa? Bu korkunç olurdu. Benim içimdeki maskeler, kimlikler, kişiler dışında görünen iki karakterim vardı; biri avukat, biri psikologdu. Bir kimliğimle taraf tutar, gerçeklere bakar, rasyonellerle ilgilenirdim, görünmeyen beni hiç ilgilendirmezdi, gerçekler ile tarafımı sorgulayabilirdim; diğer kimliğimde, önemli olan ruhtu, gizlenenlerdi, altta yatan sebepler, travmalar ve gerçeklerdi ama gerçekler, benim o kişiye bakış açımı değiştirmez, onu daha iyi anlamamı sağlardı. Bir kimliğim taraf odaklıyken, diğeri tamamen tarafsızdı, tarafsız olmak zorundaydı. Duştan çıktığımda kendimi havluya sardım ve saçlarımdan yüzüme süzülen damlaları umursamadan buharsız aynaya baktım. Kağan Selim Yargıcı. Ona hangisi ile bakacaktım? Taraf mı olmalıydım, tarafsız mı? Gerçekleri her durumda öğrenecektim; peki bu gerçekler benim ona bakış açımı değiştirecek miydi? Hayır, ben seçecektim. Değiştirmeli miydi? Havluyu düşmemesi için sıkıştırdım ama sanki tüm el yeteneklerim kaybolmuş gibi bir süre yapamadım. Sonrasında siyah iç çamaşırlarını giyip havluyu bir kenara fırlattım. Kapıma vurulsa da umursamadım. Şu an kendime zaman ayırıyordum, bakım yapacaktım. Hayır, düşünecektim. Saçlarımı kuruturken çıkan o ses bile düşüncelerimi bastırmıyordu ama en azından kapıdan gelen sesleri duymuyordum. Saçlarımın tek bir teli bile ıslak kalmayana kadar kuruttum, fönledim. Saçlarımla uğraşırken de bir karara varmıştım. Elimdeki saç cihazını bir kenara koydum, çekmeceden saç setini aldım. El yeteneklerimi şimdi ölçecektim. Önce saçlarımı ayırdım, bir kısmını arkada kıskaçlı tokayla tutturdum. Kalan ön kısmını da küçükken annemden basit şekilde öğrendiğim şekilde değil, profesyonel birinden öğrendiğim şekilde ayırdım, hesapladım ve sadece on dakika içerisinde perçemlerim vardı. Aşırı küt veya net değildi, kakül gibi de değildi ama küçüklüğümdeki annemin çok sevdiği, babamın çayırda otlayan küçük buzağı benzettiği gibiydi. Önden hafif kısaydı, yüzümü çevreleyecek şekilde uzuyordu, öyle şekillendirmiştim. Bu tarzı annem İranlı bir arkadaşından öğrenmişti, benim saçlarımı da öyle keserdi. Sonra ben de öğrenmiştim, kuaförler istediğim gibi yapamıyordu. Şekillendirmek için cihazı aldım, perçemleri fönledim, düzgün durmalarını sağladım. Arkamda kıskaçlı duran saçları serbest bıraktım. Belimden birkaç parmak yukarıda biten saçlarımı çok seviyordum. Babam kestirmeme izin vermiyordu, annem de iddialaşıp perçem kesiyordu. Hem annem, istediği o kısalığı yüzümde görebiliyordu, hem de babam uzun saçlarımı rahatça sevebiliyordu. İki zıtlığın çocuğuydum, dengeyi iyi bilirdim. Bilir miydim? Hayatta, aşkta, ilişkide veya gerçeklerde? Bilmeliydim, bilecektim. Saçlarımla o kadar ilgilendim ki, kapıda oflayan Selim'e bir süre sonra acıdım. Üstüme penye bir elbise giydim. Uzun kollu, v yaka penye elbise dizlerimin altında bitiyordu. Ayağıma babetleri giydim, üzerime ince bir hırka aldım. Saçlarıma tekrar bakarken gülüyordum. Biraz daha patlayabilirdi. Uzun saçlarım kumraldı ama aralarında sarı parıltılar vardı. Denize girdiğimde veya güneşlendiğimde insanları kumral olduğuma inandıramıyordum mesela. Seviyordum saçlarımı. Ama uzun zamandır denize girmediği için ve bu ışıklar altında gayet kumral bir kadındım. Sadece aynadan baktığımd…

Bölümün tamamını WritePad'de oku