SİPERDEKİ FIRTINA

13. BÖLÜM: GECE VARDİYASININ ARDINDAN

Yazar:

SİPERDEKİ FIRTINA - zeynep ay kitap kapağı
SİPERDEKİ FIRTINA kitap kapağı

DİLARA ÖZTÜRK Doktor odasının kapısı Metehan’ın ardından kapandığında, odada yayılan taze demlenmiş Rize çayının buharı hâlâ hafifçe yükseliyordu. Masadaki yarım kalan bardağımı elime aldım. Camın sıcaklığı parmak uçlarımı yakıyordu ama bardağı bırakmadım. "O laf dağda kulağımda çınladı durdu. Kendi kendime dedim ki; 'Metehan, bu kadın seni acile yaralı olarak görmek istemiyor. O zaman o dağdan bir çizik bile almadan ineceksin.'" Söylediği sözler bir kurşun gibi değildi; daha çok derine, içe işleyen bir fısıltı gibi zihnimde dönüp duruyordu. Koyu kahverengi gözlerindeki o teklifsiz, net bakış... Karadeniz insanının o abartısız ama yakıcı samimiyeti. "Dilara?" Kapı açıldığında içeriye giren Ayşenur, elindeki simit tepsisinden bir parça koparırken bana merakla bakıyordu. Arkasından giren Ecrin ise gözlerini devirerek kendini koltuğa attı. "Kızım siz ne konuştunuz içeride öyle?" dedi Ayşenur sesi hafifçe kısarak. "Adam resmen Poyraz Timi’ni acile çaycı yaptı geldi! Hemşireler acil serviste düğün var sanacak, o derece moral buldu millet." "Bir şey konuşmadık Ayşenur," dedim bardağımı masaya koyup mesafeli bir ton takınmaya çalışarak. "Çay getirmeleri bir incelikti, ben de acil servisin kurallarını ihlal etmemesi gerektiğini hatırlattım. Hepsi bu." Ecrin koltukta doğrulup gözlüklerini düzeltti. "Tabii canım, kesin hepsi budur! Dilara, adamın gözlerinin içine baksaydın anlardın. Yüzbaşı Metehan Karahanlı gibi bir adam buraya çay taşımıyordur durup dururken. O adamın gözü sende. Yani ben ameliyathanede o kadar vaka gördüm, böyle bir tansiyon görmedim." "Saçmalamayın lütfen," dedim dosya kapağını sertçe kapatıp ayağa kalkarken. "Biz buraya Rize State Hospital'da mecburi hizmetimizi yapmaya geldik. Askeri operasyonların ortasında, sürekli tehlike altındaki bir adamla neyden bahsediyorsunuz? Adam rütbeli bir subay, ben ise bu servisin sorumlusuyum. Mesafeyi korumak zorundayız." Ayşenur hafifçe iç çekti. "Mesafe iyidir Dilara da... Karadeniz’de fırtına çıkınca o mesafeleri rüzgâr silip süpürür, benden söylemesi." Cevap vermedim. Nöbetin geri kalan kısmında kendimi acile gelen küçük vakalara—kesikler, yüksek ateş, burkulmalar—verdim. Zihnimi çalıştırmak, o adamın görüntüsünü zihnimden itmek için en iyi yol çalışmaktı. Sabahın ilk ışıkları Rize’nin sarp dağlarının arkasından kızıllıkla süzülürken nöbetim sona erdi. Üzerimdeki beyaz önlüğü çıkarıp astım. Koyu yeşil krep eşarbımı aynada düzelttim. Yüzüm yorgundu ama gözlerimdeki o huzursuz canlılık hâlâ duruyordu. Hastaneden dışarı adım attığımda hava pırıl pırıldı. Dün geceki fırtınanın ardından Kaçkar Dağları’nın zirvelerinde biriken karlı ve sisli bulutlar, sabah güneşinde altın gibi parıldıyordu. Eve doğru yürürken adımlarım istemsizce yavaşladı. Acaba şu an karargâhta ne yapıyordu? Yeniden göreve çıkacaklar mıydı? Albay Cevdet’in gecenin bir yarısı onu aradığını bilmiyordum elbette ama içimde bir hekimin sorumluluğunu aşan garip bir tedirginlik kök salmaya başlamıştı. METEHAN KARAHANLI Karargâhın eğitim alanında sabahın altısından beri Poyraz Timi’ni koşturuyordum. "Daha hızlı Murat! O tüfek senin çeyrek altının değil, öz malın! Sıkı tut!" Botların çakıllara vururken çıkardığı ritmik sesler, karargâhın beton duvarlarında yankılanıyordu. Demir Astsubay kan ter içinde kalmıştı ama timin morali tavandaydı. Dün geceki başarılı sızma operasyonu ve ardından hastaneye yapılan o küçük kaçamak, uykusuz olmamıza rağmen hepimize garip bir direnç katmıştı. "Komutanım!" diye bağırdı Murat koşar adım yanıma gelip selam durarak. "Cevdet Albay sizi makamında bekliyor. İntikal emri kesinleşmiş." Düdüğü çalıp eğitimi durdurdum. "Poyraz! On dakika mola, teçhizat kontrolü yapın! Murat, benimle gel." Albay Cevdet’in makamına girdiğimizde masanın üzerinde Rize-Artvin sınır hattını kapsayan devasa bir topoğrafik harita seriliydi. Albay bizi görünce başıyla geçmemizi işaret etti. "Metehan," dedi Albay, sesi her zamankinden daha ciddi ve tonlamalıydı. "İstihbarattan gelen teyitli bilgiye göre, Kaçkar Dağları’n…

Bölümün tamamını WritePad'de oku