SİPERDEKİ FIRTINA

BÖLÜM 9: GECEYİ YIRTAN ÇIĞLIK

Yazar:

SİPERDEKİ FIRTINA - zeynep ay kitap kapağı
SİPERDEKİ FIRTINA kitap kapağı

[Metehan'ın Anlatımından] Görüş mesafesinin sıfıra indiği Hakurk kayalıklarında zifiri karanlık bir cehennem patlamıştı. İlk roket sesinden hemen önce seziş hissiyle kendimi kayanın arkasına atmış, "MEVZİ AL!" diye bağırmıştım. Ama roketin kayalara çarpıp patlamasıyla çıkan şok dalgası kulaklarımı uğuldatmaya yetti. Gece görüş dürbünümün yeşil camından etrafı tararken barut ve yanık kokusu genzimi yakıyordu. "Sedat Abi! Durum ne?!" diye bağırdım telsiz mandalına basarak. "Sağ kanat temiz Komutanım! Kemal’le mevzideyiz!" Sedat Abi’nin sesi telsizden cızırtılı ama sağlam geliyordu. "Eren! Telsiz akışını kesme, merkeze skorsky talebinde bulun! Burak, yaralı var mı?" Sıhhiye Burak bir kayanın arkasından fırlayıp yanıma doğru süründü. "Komutanım, Yasin’in bacağına şarapnel parçası isabet etti! Kanaması var ama bilinci açık, kayanın arkasında bastırma ateşi açıyor!" Trabzonlu nişancımız Yasin... Sol bacağından kan sızarken tüfeğinin dürbününden tek bir an bile gözünü ayırmıyordu. "İyiyim komutanım!" diye bağırdı Yasin, dişlerinin arasından. "Sadece bir çizik! Ben buradayken o şerefsizler bu patikadan geçemez!" "Metin ol Yasin," dedim yanına sürünüp turnikeyi sıkmasına yardım ederken. "Burak, ilk müdahaleyi yap!" Çatışma yaklaşık kırk beş dakika sürdü. Bordo berelinin eğitimi, pes etmeyen iradesi ve geceyi yırtan disipliniyle pusuyu püskürtmüştük. Karşı taraf geri çekilmek zorunda kalmıştı ama bizim de zayiatımız ve yaralılarımız vardı. Ben sol omzumdan hafif bir sıyrık almıştım; elastik bandajla geçiştirilecek bir şeydi ama Yasin’in kan kaybı fazlaydı. Skorsky helikopterinin pervaneleri Dağlıca’nın soğuk rüzgârını yararak üzerimizde belirdiğinde, arama kurtarma timi Yasin’i sedyeye aldı. Eren telsizden merkeze bilgi verirken, Sedat Abi yanıma geldi. Şarjörünü yeniliyordu, elleri hafifçe titriyordu. "Kaptan," dedi Sedat Abi, yüzündeki siyah hücum boyasının arasından parlayan gözleriyle bana bakarak. "Yasin’i kurtardık çok şükür. Ama merkeze 'çatışma çıktı, yaralılar var' haberi düşünce bizim lojmandakiler ayağa kalkmıştır. Hatice... Hatice mahvolmuştur." Gözlerimi dağların üzerindeki sis bulutuna diktim. Omzumdaki sızı umrumda bile değildi. Zihnimde tek bir görüntü belirdi: Rize’deki o küçük ahşap evin çardığında, elinde tespihiyle dualar eden, yeşil şallı kız. Ayla... "Haber verilsin kışladan," dedim sesimin titremesine engel olmaya çalışarak. "Şehidimiz yok desinler. Yaralılarımız stabil desinler. Kimse orada kahrolmasın." "Metehan..." dedi Sedat Abi yaklaşarak. Sesini sadece benim duyabileceğim bir fısıltıya düşürdü. "Sen o kızın dualarıyla ayakta kaldın bu gece. O roket senin iki metre soluna düştü. O kayanın arkasına yatmasaydın şimdi seni sedyeyle taşıyorlardı. Arkanda seni bekleyen, senin için gecesini gündüzüne katıp yalvaran biri var. Bunu aklından çıkarma." "Benim kimsem yok Sedat Abi," dedim ciddiyetle, gözlerimi helikopterin uzaklaşan ışıklarına dikerek. "Benim vatanım var. O kızın gözyaşı olacağıma, dağda bir kuru kaya olurum daha iyi." Ama kalbim, dudaklarımdan çıkan bu sert sözleri onaylamıyordu. Gözlerimi kapattığımda, o sisli Karadeniz akşamında patikada arkamdan yürürken çıkardığı o sessiz adımları duyuyordum. [Ayla'nın Anlatımından] Sabahın ilk ışıkları Rize’nin dağlarına vururken biz Hatice ablayla kışlanın nizamiye kapısının önündeki bekleme salonundaydık. Ömer, Hatice ablanın kucağında uyuyakalmıştı. Kemal Üsteğmen’in eşi Zeynep de gelmişti; ellerini kenetlemiş, durmadan Cevşen okuyordu. Zaman akmıyordu sanki. Saatler durmuş, dünya sadece o nizamiyenin demir kapısından çıkacak tek bir habere kilitlenmişti. Gözlerimi tek bir an bile kapatmamıştım. Gece boyunca seccademin başında, Aytel Kürsiler, Yasinler okumuş, gözpınarlarım kuruyana kadar ağlamıştım. Babamın vefatından sonra kalbimdeki o yetimlik yarası kabuk bağlamamıştı henüz; şimdi ise o yaranın üzerine taptaze bir korku eklenmişti. Metehan Bey’e bir şey olursa... O mağrur, çelik duruşlu, yetim hakkı gözeten adama bir zarar gelirse, bu dünyadaki tutunacak s…

Bölümün tamamını WritePad'de oku