SİPERDEKİ FIRTINA

BÖLÜM 15: SİSİN ALTINDAKİ SÖZLER

Yazar:

SİPERDEKİ FIRTINA - zeynep ay kitap kapağı
SİPERDEKİ FIRTINA kitap kapağı

BÖLÜM 15: SİSİN ALTINDAKİ SÖZLER [Metehan'ın Anlatımından] Şafak sökerken Hakurk’un sırtlarındaki sis iyice aşağı çökmüş, görüş mesafesini yer yer beş metreye kadar düşürmüştü. Beyaz bir duvarın ortasında yürümek gibiydi dağda ilerlemek. Bastığın toprağı göremezdin, arkandaki adamın sadece ayak seslerini duyabilirdin. "Kaptan," dedi Sedat Abi fısıltıyla. Sol kanadımdan yaklaşmış, tüfeğinin namlusunu sisin içindeki belirsizliğe doğrultmuştu. "Keşif unsurları geçiş hattının temiz olduğunu bildiriyor ama rüzgâr yön değiştirdi. Bu sis bir saate kalmaz dağılır. Dağılmadan sırtı aşmamız lazım." "Nokta emniyetini alarak ilerliyoruz Sedat Abi," dedim sesimi bozmadan. "Eren, merkezle temas kur. İntikal hattına girdiğimizi bildir." "Emredersiniz Komutanım," dedi Eren, sırtındaki ağır telsiz setinin kulaklığını kaskına bastırarak. Botlarımın altında ezilen çakıl taşlarının sesi, geceden beri zihnimde dönüp duran o sessizlikle yarışıyordu. Dağda ölüm her an bir çalı arkasından vurabilirdi; ama bir askeri asıl yıpratan şey, arkasında bıraktığı belirsizlikti. Yasin’in ve Sedat Abi’nin söyledikleri kulaklarımda çınlıyordu. 'O kızın duası senin üzerindeki en sağlam zırhtır.' Gözlerimi bir anlığına kapatıp açtım. Göğsümün sol tarafında, askeri parkamın iç cebinde duran gümüş köstekli saati hissettim. Babamın yadigârıydı. Babam da bir askerdi; annemi Rize’de, o ahşap evde tek başına bekleterek geçmişti ömrü. Sonunda şehadet haberi geldiğinde, annem o gümüş saatin tık tıklarını dinleyerek tamamlamıştı ömrünü. Şimdi ben... Ayla’ya aynı kaderi mi yaşatacaktım? O yetim kızın gözlerindeki hüzne bir yenisini eklemeye hakkım var mıydı? O yüzden duruyordum işte. O yüzden aramızdaki o iki adımlık edep mesafesini çelikten bir duvara dönüştürüyordum. Ona 'Ayla Hanım' derken sesimdeki o soğukluk, ona duyduğum sevdadan değil; ona kıyamayışımdandı. "Komutanım," dedi Sıhhiye Burak yanıma kayarak. "Sırt hattına geldik. Bir saatlik mola verebiliriz." "Mevzilenin," dedim timin geri kalanına. "Gözünüzü dağdan ayırmayın." Kayalıkların arasına sinip tüfeğimi kurma kolundan sabitledim. Bakışlarım vadinin derinliklerine daldı. Rize buraya kilometrelerce uzaktaydı ama sisin rengi, kokusu bana Karadeniz’in o yüksek yaylalarını hatırlatıyordu. İçimden ilk defa, bir komutan gibi değil, sadece bir adam gibi fısıldadım geceye: 'Sabret Ayla... Eğer bu dağlardan sapasağlam çıkmak nasip olursa, o edep duvarının arkasındaki helal sevdayı sana ben anlatacağım.' [Ayla'nın Anlatımından] Rize’de sabahın ilk ışıkları ahşap evin geniş verandasına vurduğunda, yağmur tamamen kesilmiş, yerini dağlardan süzülen yoğun bir pusa bırakmıştı. Sabah namazından sonra seccademi kaldırmamıştım. Odanın köşesinde, babamın eski ahşap rahlesinin başında Yasin-i Şerif okuyordum. Sayfaları her çevirişimde göğsümdeki o tuhaf ferahlık ile derin sızı birbirine karışıyordu. "Ayla kızım," dedi Asiye teyze kapı eşiğinde durarak. Elinde bir tepsiyle içeri girdi. Tepside iki bardak taze demlenmiş Rize çayı ve biraz kete vardı. "Hadi mübarek, sabahtan beri açsın. Gel iki yudum bir şey iç." Kitabı hürmetle öpüp başıma koydum, ardından rahlenin üzerine bıraktım. Şalımın uçlarını omuzlarıma doğru düzeltip Asiye teyzenin yanına oturdum. "Sağ olasın Asiye teyze," dedim fısıltıyla. "Gözlerinin altı yine mosmor," dedi Asiye teyze, bardağı bana uzatırken. "Gece yine uyumadın, bilirim. Kışladan yeni bir haber var mı diye Hatice’ye sorup durdun." Çay bardağını iki elimle kavradım. Sıcaklığı avuçlarıma yayıldı ama içimdeki o ince titremeyi dindirmedi. "Asiye teyze..." dedim gözlerimi bardaktaki koyu kırmızı sıvıya dikerek. "Metehan Bey... O dağlarda her gün Azrail ile burun buruna. Ben burada sıcak evimde otururken, onun bir yudum sıcak çaya, bir kuru ekmeğe muhtaç olduğunu bildikçe lokmalar boğazıma diziliyor." Asiye teyze elimi tuttu. Yüzündeki kırışıklıklar, yaşanmışlıkların ve sabrın izleriyle doluydu. "Sevdalık böyledir kızım," dedi yavaşça. "Hele bir askere sevdalandıysan, senin uykun onun nöbetine endekslenir. O…

Bölümün tamamını WritePad'de oku