SİPERDEKİ FIRTINA

BÖLÜM 10: SİSİN ALTINDAKİ YEMİN

Yazar:

SİPERDEKİ FIRTINA - zeynep ay kitap kapağı
SİPERDEKİ FIRTINA kitap kapağı

[Metehan'ın Anlatımından] Geceki çatışmanın izleri Hakurk sınır hattındaki geçici üs bölgesinde hâlâ tazeydi. Dağların tepesindeki sis yerini hafif bir çiselemeye bırakmıştı. Kayalıkların arasındaki beton mevzide tek başıma durmuş, elimdeki sıcak çay bardağından çıkan buharı izliyordum. Sol omzumdaki şarapnel sıyrığı dikiş atıldıktan sonra hafifçe sızlıyordu ama Dağlıca’nın soğuğunda o sızı çabuk unutulurdu. "Komutanım." Arkamı döndüğümde Sedat Abi elinde telsiz cihazıyla yanıma geliyordu. Yüzünde hafif bir tebessüm vardı. Gece Yasin’i helikoptere bindirdikten sonra hepimizin üzerinden büyük bir yük kalkmıştı; nişancımızın hayati tehlikesi yoktu, birkaç haftaya aramıza dönecekti. "Söyle Sedat Abi," dedim çayımdan bir yudum alarak. "Rize’den haber geldi Komutanım. Selamını iletmişler. Hatice aradı, 'Ayla kızımızın yüzü ilk defa biraz olsun güldü, duaları kabul oldu' diyor." Sessiz kaldım. Çay bardağını tutan nasırlı parmaklarımı sıkıştırdım. Bakışlarımı puslu dağ sırtlarına diktim. "Sedat Abi..." dedim pürüzlü bir sesle. "Yanlış yapıyoruz." Sedat Abi duraksadı, kaşlarını çattı. "Ne gibi yanlış Komutanım?" "O kıza ümit veriyormuşuz gibi davranarak. Ben bu dağlarda her gün ecellerle yüz yüzeyim. Dün gece o roket iki metre soluma düştü. Yarın bir başka roket tam göğsüme düşebilir. O kız babasını yeni toprağa koydu; taze bir matemin üzerine bir asker matemini yüklemeye hakkımız var mı?" Sedat Abi yanıma geldi, elini omzuma koydu. O tecrübeli, abice bakışlarını gözlerime dikti. "Metehan... Sen o kızı sadece 'mahallenin yetimi' olarak görmüyorsun, bunu ikimiz de biliyoruz. O kız da seni sadece 'babasının emaneti' olarak görmüyor. Dağda roket patlarken kalbine düşen ilk korku neydi? 'Şehit olursam arkamda gözü yaşlı bir emanet kalır' korkusuydu. İşte o korkunun adı sevdadır oğlum. Ama sen askersin diye sevmeye, sevilmeye hakkın yok mu sanıyorsun?" "Askerin sevdası vatanadır Sedat Abi," dedim sesimi sertleştirerek. "Askerin sevdası vatandır, evet!" dedi Sedat Abi geri atmayarak. "Ama o vatan dediğin şey, Rize’deki o küçük ahşap evde senin için gece yarısı seccadeye kapanan o yetim kızın dualarıdır aynı zamanda! O dualar olmasa bu dağlar adamı yutar Metehan. Kendine de o kıza da eziyet etme. Edep sınırını koruyorsun, helal dairede duruyorsun; bundandır ki Rabbim seni o kayanın arkasında korudu bu gece." Sedat Abi arkasını dönüp mevziden ayrıldı. Ben ise dağların soğuk rüzgârıyla baş başa kaldım. Telsizci Eren ve Sıhhiye Burak az ileride mevzi nöbetini devralıyorlardı. Eren cebinden nişanlısının mektubunu çıkarmış okuyor, Burak ise elindeki tahta parçasıyla küçük bir figür yontuyordu. Herkes bir şeylere tutunuyordu bu dağlarda. Kimi bir mektuba, kimi bir fotoğrafa, kimi de söylenmemiş dualara... Cebimdeki gümüş köstekli saate dokundum. Babamdan kalan tek hatıraydı. 'Ayla Hanım'a selam söyleyin...' Dudaklarımdan gayriihtiyari dökülen o tek cümlenin Rize’de nasıl bir karşılık bulduğunu hayal etmek, içimdeki o sert askeri kabuğu bir anlığına çatlatmıştı. [Ayla'nın Anlatımından] Rize’de yağmur dinmiş, çay bahçelerinin üzerine nemli bir sessizlik çökmüştü. Nizamiyeden döneli birkaç saat olmuştu. Asiye teyzelerin evindeydik. Hatice abla mutfakta Ömer’e çorba içiriyor, Kemal Üsteğmen’in eşi Zeynep ise bahçede kuruması için asılan çamaşırları topluyordu. Ben ise salondaki ahşap sedirde oturmuş, penceremden dışarıdaki sisli vadiyi izliyordum. ‘Metehan Kaptan Ayla Hanım’a ve Asiye Anama selamlarımı söyleyin dedi...’ Subayın o cümlesi zihnimde bir beste gibi sürekli tekrarlanıyordu. Elim refleks olarak başımdaki koyu yeşil şala gitti. Yüzümdeki sıcaklık hâlâ geçmemişti. Metehan Bey... O çelik gibi bakışlı, bir an bile tebessüm ettiğini görmediğim adam, dağların o ölümcül soğuğunda benim adımı anmıştı. "Ayla kızım?" Asiye teyzenin sesiyle irkilip başımı çevirdim. Elinde iki bardak Rize çayı ile içeri giriyordu. Bardaklardan birini bana uzattı, yanıma oturdu. "Buyur Asiye teyze," dedim hürmetle bardağı alırken. Asiye teyze yüzümdeki o mahcup ifadeye…

Bölümün tamamını WritePad'de oku