sınırın ötesinde yemin

Bölüm 10: Bir kahraman ardından

Yazar:

sınırın ötesinde yemin - Hiranur Tashan kitap kapağı
sınırın ötesinde yemin kitap kapağı

Göktürk göreve gidişinin üzerinden haftalar geçmişti. Gökçen her gün onunla ilgili gelecek bir haberi bekliyordu. Alara ve Kağan ise babalarının döneceği günü sayıyordu. Bir sabah lojmanın kapısı çaldı. Gökçen kapıya yöneldi. Kapıyı açtığında karşısında üniformalı birkaç asker gördü. O an kalbi sıkıştı. Askerlerden biri saygıyla konuştu. "Başınız sağ olsun." Gökçen'in gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. Söylenenleri duysa da bir an için hiçbir şey hissedemedi. Göktürk, görev sırasında gösterdiği büyük cesaret nedeniyle şehit olmuştu. Ev sessizliğe büründü. Alara ve Kağan annelerinin ağladığını görünce yanına koştu. Gökçen çocuklarına sarıldı. Onlara babalarının artık geri dönemeyeceğini, ama onları her zaman sevdiğini anlatmaya çalıştı. Bu kolay olmadı. Fakat zamanla çocuklar da babalarının ne kadar onurlu bir insan olduğunu anlamaya başladılar. Aylar geçti. Sonra yıllar... Göktürk'ün fotoğrafı evlerinin en güzel köşesinde duruyordu. Her özel günde onun anıları konuşuluyordu. Alara okulda babasını anlatırken gurur duyuyordu. Kağan ise odasında babasının eski şapkasını saklıyordu. Bir gün öğretmenleri sınıfta sordu: "Büyüyünce ne olmak istiyorsunuz?" Alara hiç düşünmeden cevap verdi: "Babam gibi vatanıma hizmet etmek istiyorum." Kağan da gülümsedi. "Ben de." O akşam Gökçen çocuklarını izlerken gözleri doldu. Göktürk artık yanlarında değildi. Ama bıraktığı sevgi, cesaret ve hatıralar hâlâ ailelerinin içindeydi. Gökçen balkona çıktı. Gökyüzündeki yıldızlara baktı. Rüzgâr hafifçe eserken dudaklarından bir cümle döküldü: "Söz verdiğin gibi döndün Göktürk... Kalbimizde." Ve o an, sevginin mesafelerden ve zamandan daha güçlü olduğunu bir kez daha hissetti.

Bölümün tamamını WritePad'de oku