SINIR İHLALİ

si - 6

Yazar:

SINIR İHLALİ - sude b. kitap kapağı
SINIR İHLALİ kitap kapağı

BÖLÜM 6; AÇIKLAMA "Dünden beri hakkımda çıkan haberleri büyük bir üzüntüyle takip ediyorum. Sadece benim hakkımda değil, babamın ve sevgilimin adına yazılanları da aynı üzüntüyle okuyorum. Atılan çeşit çeşit iftiranın hiçbirinin en ufak bir doğruluk payı yoktur. Manipüle edilerek sosyal medyaya sunulmuş olan görüntüler gerçeklikten çok uzaktır. Asil Ulukan uzun senelerdir hayatımızda olan bir insandır. Bizzat babamın özel koçluğunu yaptığı, başarılı bir sporcu olmasının yanı sıra ailemizin içine kadar giren, ikizim Batın Erdem'in en yakın arkadaşı, babamla annemin manevi oğulları ve benim de sevgilimdir. Birkaç aydır gözlerden uzak bir ilişki yaşarken, dün aldığımız alkolün de etkisiyle aramızda, gördüğünüz fotoğraflara sebep olan bir yakınlaşma yaşanmıştır. Dün Asil'in kutlaması için kapatılan mekândan birlikte çıkıp civardaki otele gittik. Birlikte girdiğimiz odadan, sabah birlikte çıktık. Bu süre zarfında Asil, gelen pizza siparişlerimizi almak haricinde odadan ayrılmadı. Videoda gördüğünüz de o ana ait. Birkaç aylık ilişkimiz sırasında Asil'in Ebru ile çıkan haberlerini birlikte gülerek okuduğumuzu söylememe gerek bile yoktur diye düşünüyorum. Babam, hepinizin çok eskiden beri tanıyıp sevdiği tek bir falsosuna şahit olmadığınız bir adam. Asil Ulukan söylenildiği gibi bir şiddet faili olsaydı onu senelerce ailemizin içine sokmaz, benimle olan ilişkisine izin vermezdi. Ben de sevdiğim adamın böyle bir şey yapmadığına birinci bir gözden şahit olarak vicdanım rahat bir şekilde bu yazıları yazıyor, adaletin en kısa zamanda yerini bulmasını umut ediyorum. Bir gün herkes bu olaydaki asıl failin kim olduğunu öğrenecek. O zamana kadar nefretinizi doğru kişiye yöneltmenizi beklemenizi diliyor ve her gördüğünüz habere inanmamanızı istiyorum. Sevgilerle, Duru Erdem." Siyah ekran, beyaz font. Satırlarca yazılmış yazı. Her bir kelime kafanın içindeki kaostan sıyrılıp klavyeye dökülürken yaşanan duraksama, nefes alma isteği ve doğru üslupla yazıp yazmadığını sorgulama. Normalde en fazla beş dakikamı alacak olan bu yazıyı yazmam neredeyse yarım saatimi almıştı. Bunu yapmam için bir zorundalığım olmadığını biliyordum. Her şeyin eninde sonunda ortaya çıkacağını düşünüyordum ama ya çıkmazsa? Ya biz üstümüze yapışan bu iftiralar ile yaşamak zorunda kalırsak? En azından bize inanan bir kesimin olmasını istiyordum. Söz konusu sadece Asil olsaydı böyle bir şey yapar mıydım bilmiyordum ancak babamın adına laf geldiğini gördüğümde ikinci bir seçeneği düşünemezdim. Bir çöküntü gibiydi ve çevresindeki herkesi içine çekiyordu. Asil'le alakası olan herkes suçlanıyordu sanki. Bundan sonrası ne olur, nasıl olur, her şey çözülür mü veya çözülmez mi, bu açıklama neleri doğurur bilmiyordum ancak parmağım paylaş butonuna doğru hareketlenirken başka bir tercihin söz konusu olmadığından emindim. Derin bir nefes aldım ve dün geceden beri ziyaretçi akınına uğrayan Instagram hesabımın ana akışında yazdığım açıklamanın yer alması için paylaş butonuna bastım. Gönderi birkaç saniye içerisinde yüklendiğinde hızlıca uygulamadan çıkmış ve telefonumu kapatmıştım. Birazdan bir sürü magazin sayfası bu açıklamayı paylaşmaya başlardı. Belki de yeterince hesapta yayıldıktan sonra hesabımı dondururdum. Mesaj isteklerimi kapatalı çok oluyordu zira gelen mesajları okumak hiç doğru bir tercih değildi. Kafamı kaldırıp ileriye doğru baktığımda karakolun artık aşinası olduğum krem rengi duvarıyla karşılaşmıştım. Ben nezarethaneden yukarı çıkalı bir saat oluyordu. Asil'in ifadesi alınmıştı, aynı şekilde benim de. Asil'in annesi, avukatı, menajeri, babam ve Batın buradayken oluşan kalabalıkta bir de ben bulunmak istemediğim için ayaklandım. Artık bu binanın duvarları üstüme üstüme geldiği için kaçmak istiyor da olabilirdim. Altında yatan amacın bir önemi yoktu, ben buradan gitmek istiyordum. Annesiyle konuşmak için yanımdan ayrılan Deren'i bulup beni eve bırakmasını rica edecektim. Karakolun koridorunda hızlı adımlarla ilerlemeye başladım. Karnıma giren kramp yürüyüşümü zorlarken b…

Bölümün tamamını WritePad'de oku