SINIR İHLALİ

Sİ - 4

Yazar:

SINIR İHLALİ - sude b. kitap kapağı
SINIR İHLALİ kitap kapağı

BÖLÜM 4; POLİS Gün çoktan ağarmışken odanın içindeki tek ses ara sıra kulağıma dolan duvardaki saatin sesiydi. Bir de o rahatsız pozisyonuna rağmen mışıl mışıl uyuyan Asil'in nefes alıp veriş sesleri... Gözlerime bütün gece tek bir damla uyku girmemişken onun sabaha karşı yaptığım tüm seslere rağmen uykuya dalmış olması beni deli ediyordu. Genel olarak erkeklerin bu kadar rahat varlıklar olması beni sinirlendirirdi. Oturur pozisyonda bile uyuyabiliyor olması, ben kaz tüyünden yapılmış gibi yumuşacık olan yatakta asla uyuyamadığımdan ondan nefret etmem için gayet yeterli bir sebepti. Ayrıca düşünmem gereken şeyler vardı. Kanımdaki alkolün etkisi iyice sıfırlandığında geceyi burada geçirdiğimi ailem biliyor mu endişesine düşmüştüm. Asil, mekândan çıkarken karşılaştığımız Ebru'ya Batın'a haber vermesini söylemişti. Hatta onu da otele gönder demişti ancak ya sevgili ikizim odalardan birinde sızmıştı ya da buraya adımını bile atmamıştı. Telefonum, daha doğrusu çantam yanımda olmadığı için elim kolum bağlı gibiydi. Sessizliğin içinde Asil'in nefes sesi bir kez daha duyulduğunda omzumun üzerinden geriye doğru baktım. Ve o an beynimde birileri bütün ışıkları yakmış gibi fikirler üşüşmeye başlamıştı. Hadi benim telefonum yoktu, onun da mı yoktu? Bu, bütün gece nasıl aklıma gelmemişti? Birbirine bağladığım kollarımı çözerek dışarıyı izlediğim pencerenin önünden ayrıldım. Oda küçük olduğu için onun oturduğu koltuğa ulaşmam sadece birkaç adımımı almıştı. Üzerine doğru eğildiğimde dengemi kaybedip düşmemek için bir elimi koltuğun kol kısmına bastırarak destek aldım. Diğeriyle ön ceplerini yoklamaya başladım. Sol cebine dokunduğumda parmak uçlarımda sert bir şey hissetmiştim. Bunun telefon olamayacak kadar ince bir şey olduğunun farkındaydım ama merakım ağır bastığı için parmaklarımın cebinin girişine hizalanmasına engel olamamıştım. Oturuyor olduğundan zorlansam da kredi kartı boyutlarında bir kart çıkarmıştım cebinden. Arkasında hiçbir şey olmayan bu beyaz kartın önünü çevirdiğimde odanın girişi için kullanılan kartlardan olduğunu anlamıştım. Çıkarmaktan sonra tekrar yerine koymak daha kolaydı. Karttı ittirerek cebine yerleştirdiğimde sıra sağ cebine gelmişti ki bir anda bileğim güçlü parmaklar tarafından esir alınmıştı. Ani bir refleksle yaptığının habercisi gibi eli oldukça sıkı bir şekilde bileğimi tutuyordu. Bu tutuş bedenimi kendi üzerine doğru çekiştirmesiyle sonuçlanmıştı ve üzerine düşmemek için elimin koltuktan aldığı destek yetmediği için sağ dizimi aralık olan bacakları sayesinde açıkta kalan koltuğa yaslamak zorunda kalmıştım. Diz kapağım her an kayıp düşecek gibi koltuğun ucunda duruyordu. Bu çabama rağmen bedenimin biraz da olsa ona doğru eğilmesine engel olamamıştım. Asil, nihayet göz kapaklarını araladığında çatılı kaşlarının altından bana bakmaya başladı. Beni başka birisi mi sanmıştı? Bu sert bakışlarına başka türlü bir anlam yükleyemiyordum. Nitekim saniyeler sonra kim olduğumu algıladığında kaşları yavaşça gevşeyince tahminimde haklı olduğumu anlamıştım. "Ne yapıyorsun?" dedi, uykulu boğuk çıkan sesiyle. Hâlâ tam anlamıyla ayılamamış olacak ki ne bileğimi saran elini geri çekmişti ne de aramızdaki mesafeyi arttırmaya çalışmıştı. Dün akşamdan sonra onun yüzüne bu kadar yakından bakmak çok tuhaftı çünkü dün gecenin son olduğunu düşünmüştüm. Bir daha onunla asla yakınlaşmayacaktım. İnsan alkollüyken geri dönülmesi güç hatalar yapabiliyordu. Benim hatam da onu öpmek ve bu otel odasında kalmaktı. Bana olan bakışlarının etkisinden sıyrılmak için tek şansım gözlerimi kaçırmak oldu. "Telefonunu arıyorum." "Beni uyandırabilirdin." "Uyandırıp seninle uğraşmak istemedim," dedim dürüst bir şekilde. Mümkünse o uyanmadan telefondan Batın'ı arayacak ve o uyurken buradan çekip gidecektim. Sağ bileğimi saran ince sızlamalar kendini hatırlattığında bakışlarımı aşağıya indirdim. Hâlâ bileğimi tutmaya devam ediyordu ve farkında değildi ancak acıtıyordu. Tutuşunun verdiği acılı his bakışlarımı takip edip nereye baktığımı gördüğünde aniden…

Bölümün tamamını WritePad'de oku