SINIR İHLALİ

Sİ - 3

Yazar:

SINIR İHLALİ - sude b. kitap kapağı
SINIR İHLALİ kitap kapağı

sombr - back to friends. BÖLÜM 3; BİRLİKTE GEÇİRİLEN GECE Onun dudakları benim için bir ihtiyaç mıydı yoksa kafam yerinde değilken aldığım kararların yanlışlığından mı ibaretti bilmiyordum. Bu gece buraya gelmek bir hata mıydı? Asil'in kutlamasında benim ne işim olurdu? Peki ya, onu öperken gerçekten de kendimi tutabileceğim kadar aklım yerinde miydi yoksa içtiğim iki bardaklık alkolü bahane mi ediyordum? Bildiğim tek şey dudaklarıma baskı yapan dudaklarının bana son birkaç saatte hiç olmadığım kadar iyi hissettirdiğiydi. Göğsündeki ellerimden biri yavaşça ensesine doğru yol alırken onun diğer kolu da belime sarıldı ve bedenimi kendi bedenine bastırarak benim sadece temasını sağladığım öpücüğü, büyük bir tutkuyla başlattı. Dudaklarımın ona karşılık vermek için aralanması bu kez gerçekten de bilincim dışında olan bir şeydi. Alt dudağımı kavrayan dudakları baş döndürücü bir hazla çekiştirdi. Kapalı olsalar bile gözlerimi sıkmaktan alıkoyamadım kendimi. Ustalıkla beni öperken ona karşılık vermemek benim için söz konusu bile değildi. O kadar insanın arasında, loş bir ışığın altında birbirimizin soluklarında kaybolup dudaklarımızda yaşam bulurken hiçbir şey umrumda değildi. Yarın, bu öpücüğü başlatan kişinin ben olduğumu hatırladığımda kendime ne kadar kızacağımı da umursamıyordum. O beni öpüp ertesi gün hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam edebilmişti. Ben neden yapamayacaktım? Üstelik ben onun gibi ertesi gün bile isteye Asil'in kalbini kıracak bir eylemde bulunmazdım da. Belimden ayrılan ellerinden biri saniyeler sonra yanağımı avuçladığında öpücüğü derinleştirmek ister gibi kafasını yana doğru eğdi. İyice aralanan dudaklarımın onun emme hareketleriyle hassaslaştığını hissediyordum. Dişlerimin ara sıra dudağımı kıskacı altına alması da cabasıydı. Asil beni öpmeye dünden meraklıymış gibi bir açlıkla dudaklarımı adeta sömürüyordu. Bu öpücüğü başlatan ben olduğum gibi bitiren kişi de ben olmalıydım fakat Asil kontrolü öylesine devralmıştı ki, onun tavırlarına göre hareket etmek zorundaymış gibi hissediyordum. Onun ise beni öpmeyi bırakmaya hiç niyeti yokmuş gibiydi. Bir an sonra iki dudağının arasına sıkıştırdığı dudağımı serbest bıraktı. Yanağımı avuçlayan eli varlığını korurken Asil'in alnı benimkine yaslandı. Gözlerimi açamadım, geri çekilemedim. Onunla dip dibe durmaya devam ederken hızlı hızlı nefesler alıp vermeye başladım. Belki de aldığım her titrek nefes onun dudaklarından sızanlardı. Geri çekilmek istesem de Asil dudaklarını benimkilere temas ettirdiğinde bedenime bir elektrik dalgası yayılmış gibi bir ürperti yayıldı. Beni öpmedi. Dudaklarını benimkilere de bastırmadı. Yumuşak ve nemli dudaklarını, dudaklarıma ağır ağır sürtmeye başladı. Bir kez daha öpseydi daha az etkilenirdim. Karnımdan başlayan bir kasılma bütün bedenimi etkisi altına almak üzereydi onun yüzünden. "Fırsatçı olduğunu biliyorsun değil mi?" Konuştuğum her bir kelimede dudaklarımız birbirine daha çok temas ediyordu. Bütün tüylerim diken diken olmuştu. Buna rağmen vücudum tarifi imkânsız bir sıcaklıkla kaplıydı. "Biliyorum," diye onayladı Asil beni. "Ama senin de fırsatçı olmadığın söylenemez." "Yarın bu öpücüğü hatırlamayacaksın." Bir gerçeği dile getirir gibi değildi sözlerim. Sarhoş olduğu için hatırlamamasından bahsetmiyordum. Aksine unutmasını ister gibiydim. Hatırlamayacaksın diyordum tehditkâr bir tınıda. Hatırlamasını ve hatırlamayı istemiyordum. "Yarın, bu geceye dair hatırladığım tek şey bu öpücük olacak." Sesi bana meydan okur gibiydi. Yutkunarak alnımı alnından ayırdım ve geri çekildim. Gözlerini araladığında bakışlarımız kesişti. Gözleri mümkünmüşçesine daha da koyulaşmıştı. Bu, bir kez daha yutkunmama neden oldu. Onu kızarmış dudakları, dağınık saçları ve sersemlemiş bakışları ile görmek yeniden dudaklarına kapanacağım konusunda beni endişelendiriyordu. "Adisin," diye mırıldandım, onun kolundan kurtulmaya çalışırken. "Bana bilmediğim bir şey söyle." "Pisliksin." Keyifle konuştu. "Bunu da biliyorum." Midemdeki kasılma daha da artarken Asil…

Bölümün tamamını WritePad'de oku