SINIR İHLALİ

Sİ - 13

Yazar:

SINIR İHLALİ - sude b. kitap kapağı
SINIR İHLALİ kitap kapağı

BÖLÜM 13; CENNETTE YEDİ DAKİKA Mindless Self Indulgence – Seven Minutes in Heaven. Beni öp. Dudaklarımdan dökülmesi ile söylediğim şeyin kulaklarıma ulaşması arasında geçen bir saniye içerisinde her şeyin yolunda gittiğini düşünüyordum. Sanki olağan bir şey söylemişim gibi, sanki her şey akışındaymış gibi. Ama beynim, ona beni öpmesini söylediğimi idrak ettiğinde dudaklarım şaşkınlıkla aralık kalmıştı. En başta beni şaşkına çeviren bu iki kelimenin Asil'i hayrete düşürmemesi imkânsızdı. Ben lafını böldüğüm için zaten aralık olan dudakları iyice aralanırken kaşları usulca çatılmıştı. Benim gibi çok sonradan idrak edebildiğinde dudaklarından dökülen tek şey, "Ne?" oldu. Tuhaftı, çok tuhaftı. Ona bu kadar keskin sınırlar çizdikten sonra kurallardan cayan taraf olmak anlamsız ve kafa karıştırıcıydı ama buradan çıktıktan sonra ona işin aslını astarını anlatacaktım. Sadece, şimdi herkese gerçek bir çift imajı çizmeliydik ki günü geldiğinde ellerinde bu ilişkinin sahte olduğunu düşünemeyeceği kadar sebep olmalıydı. Bizi görenler bu ilişki yalan olamaz diyebilmeliydi çünkü yalanın içine bu kadar batıp gömüldükten sonra bu bataklıktan çıkmak istemiyordum. Söylediğimiz yalanların doğrularının ortaya çıkmasını ve çevremdeki insanlarla yüzleşmeyi istemiyordum. "Duydun işte," dedim, nefes nefese. " Beni öp ." Nefes alışverişlerim düzensizleşmişti. Bu isteğim kalbimin canlanıp kıpır kıpır olmasına neden olmuştu. "Ne diyorsun Duru?" Ciddi bir tavıra bürünürken kaşları iyice çatılmıştı. "Söylediğini duyuyor musun?" Pes edercesine ufak bir inilti döküldü dudaklarımdan. "Bunu söylediğim için en çok ben şaşkınım ama sorgulama, tamam mı? Sadece sana söylediğimi yap. Beni öp. Şu an sadece bunu istiyorum. Beni öp. Yanak-" Yanaktan da olur. Yanaklarımda bir baskı hissetmiştim ancak bu, onun dudakları değil de yüzümü ellerinin arasına alırken avuçlarının tenimde bıraktığı etkiydi. Sıcaklığıydı, hassasiyetiydi ancak asla dudakları değildi çünkü onlar ağzımdan dökülen kelimeleri kendininkine hapsetmek istercesine dudaklarımın üzerine kapanmışlardı. Kural üç; öpüşmek yasak. Kendi ellerimle yazdığım bir kural nasıl olur da bu kadar kısa sürede çiğnenirdi? Bunu asla anlamlandıramayacağım gibi dudaklarımdaki baskının bende uyandırdığı hisleri de asla anlamlandıramayacaktım. Sadece dudaklarımızın temasından ibaretti. Birbirimizi öpmüyorduk bile. Temas da öpücük demeye yeterlidir. Gözlerim gayriihtiyari bir şekilde kayarak kapanırken çok değil, sadece birkaç saniye sonra geri çekilmeyi düşünüyordum. Bu düşüncenin tek taraflı olduğunu Asil sanki dudaklarımı aralamamı ister gibi dişlerini alt dudağıma geçirdiğinde anlamıştım. Durum vahimdi çünkü bunu bir komut gibi algılamış, dudaklarımın onun için aralanmasını sağlamıştım. Hâlâ arka cebimde duran ellerim yavaşça ceplerimden çıkarken bunun gerçek bir öpüşmeye dönmesine dair tek bir engel kalmamıştı. Ellerim onun kollarına giderken amacım ona tutunmak mıydı yoksa içimden gelen anlamsız bir temas isteği miydi kestiremiyordum. Avuç içlerim her iki kolunun pazılarına yerleştiğinde kaslarının bedeninden bir elektrik akımı geçmişçesine kasılışını anbean hissetmiştim. Bu, onun dudaklarının üzerindeyken yutkunmama neden olmuştu. Beni öptüğü andan itibaren toplasan üç saniye bile geçmemişti ancak şimdiden dakikaları tüketmişiz gibi hissediyordum. Üstelik daha da kötüsü koskoca bir stadyum dolusu insanın içerisinde, herkesin gözünün önünde öpüşüyor olmamız şu an en umursadığım şeydi. Herkesin gözünün önünde beni öpmesini bizzat ben istemiş olsam da ufacık bir teması aklımı uçurmuş olmasaydı kaygılarım ön plana çıkardı. Fakat şu an düşündüğüm tek şey o ve bendim. Bu öpücük, Oğuz'a ve bir gün yalanımız ortaya çıkarsa kimse yalan olduğuna inanamasın diye insanlara oynamak zorunda kaldığımız rolden ibaret olmak zorundaydı. Öyleyse neden, ciğerlerime kadar bir yangının içerisine gömülmüş gibi hissediyordum? Baş parmağı çenemi ufak dokunuşlarla okşamaya başladığında dudakları alt dudağımı kavrayıp emdi. Aceleci olmayan tavrı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku