Dördüncü Bölüm
Yazar: Azranur Çakan

Eve gelmiştik. Babam benle hiç konuşmamıştı bile. Daha sonra aklıma Selin’e numaramı kaydetmesi için mesaj yazmak gelmişti. Bu gece yeteri kadar doymuştum ben. Selin’e mesaj atıp kendimi yatağa attım. Yatarken bile düşündüğüm şey Alp’in bir öylece korumasıydı. … ASIL TİMİ “Siz benim numaramı nereden ezbere biliyorsunuz Barış Komutanım?” “Ben bu timdeki herkesin numarasını bilirim Selin.” Barış belli etmese bile gerilmişti. Tam bu sırada Selin’in telefonuna bir bildirim geldi ve aydınlandı. “Ben eve geldim Selin. Teşekkür ederim sana. İyi geceler. Dilan.” Mesaj Dilan’dan gelmişti. Selin’in içi rahat etmişti. Derin bir oh çekti. “Kimden gelmiş mesaj rahatladın gibi.” Dedi Yiğit. “Dilan mesaj atmış.” Dedi bunu demesi ile Alp bakışlarını Selin’e yönlendirdi. “Ne yazmış?” Dedi Caner. Sanki Alp’in içini okumuştu. “Eve geçmiş onu yazmış.” “Babası bir şey yapmış mı peki ya da it abisi?” Bu sefer soru Alp’den çıktı. “Onla ilgili bir şey yazmamış ama yapmamışlardır. Yapamazlarsa zaten.” Dedi Selin. Ve ardından Dilan’a yazdı. “İyi geceler Dilancığım herhangi bir sorunda yazabilirsin arayabilirsin.” Ve gönderdi. “Selin.” Dedi Alp. “Efendim komutanım?” “Yaz de ki yarından itibaren okula gidebilir geri hocaya haber vereceğiz sabah.” Selin başını salladı ve tekrar bir mesaj yazdı. “Yarın okuma gidebilirsin komutanım dedi Aysun Hoca da orada olacakmış.” Ve bunu da gönderdi. Ama Dilan’dan cevap yoktu uyumuştur diye düşündü. “Komutanım söylemeden edemeyeceğim ama bugün Dilan’ın abisine karşı sert çıkışmalarınız çok asil di.” Dedi Yiğit. “Timin adını verelim değil mi Erdem?” Güldü. “Ben Dilan’a çok acıdım.” Dedi Elif sessizliğini bozarak. “Aşık olmak istiyor ama ondan bile korkuyor. Aşk bu kadar korkunç değildir ki.” “Sen aşık mısın yoksa Elif kuş.” Dedi Yiğit. “Ne alakası var Yiğit. Düşünsene birini çok sevmek istiyorsun ama korkuyorsun sebebi karşıdaki kişi değil ailen. Kim bilir kaç kişi bu yüzden aşkından vazgeçti.” “Aşk da çok acıtır ama Elif.” Dedi Barış, Selin’e bakarak. Selin işe yere bakıyordu. “Sen kime aşık oldun da böyle yakmış seni devrem.” Dedi Alp. “Boşverin komutanım boşverin acıtır ama. Ona yaklaşmak isteyip yaklaşamamak, gözünün içine doya doya bakamamak, karşına geçip seni seviyorum diyememek ve onunla olamamak acıtır.” Barış bunları söylerken Selin’e bakmaya devam ediyordu. Elif, Yiğit’e bakarken, Yiğit ise elindeki mendilden çiçek yapmaya çalışıyordu. Alp ise derin derin bakıyordu yere aklına kimse değil, Dilan geliyordur. “Çok yakmışlar be seni Barış Komutanım.” Dedi Caner bir onun aklına kimse gelmiyordu. O hiç aşık olmamıştı. “Al.” Dedi Yiğit elinde yaptığı mendilden çiçeği Elif’e uzattı. “Bana mı dedi?” Utana utana. “Yok babaanneme Elif sana tabiki.” Elif kıpkırmızı olmuştu. Dönüp Barış’a baktı. Barış gururla baktı. Barış onu hep kız kardeşi olarak görmüştü. Elif’i böyle görünce seviniyordu. “Teşekkürler Yiğit.” Çiçeği alırken. Yiğit ise cevap olarak sadece güldü. “Yarın ki mahkemeye gidecek miyiz komutanım?” Dedi Caner. “Yarın köye ineceğiz okula gidip Aysun hocayı birkaç konuda uyaralım. Sonra istediğinizi yapın. Yarın serbestsiniz.” “Gerçekten mi okulda kalalım mı Selin? Dilan da orada olur.” Dedi Elif heyecanlı bir şekilde. “Olur ben de çok isterim. Kız kıza azıcık kaynatırız.” “Kesin benim dedikodu mu yapacaksınız?” Dedi Yiğit. “Sen ne dedikodunu yapacağız be.” Selin. “Mükemmel bir insan olamamı konuşursunuz. Yakışıklı,zeki,hırslı ve centilmen bir insan olmamı.” Selin buna sesli güldü. “Sen mi Erdem?” Dedi Alp. “Evet komutanım. Kabul edin hepinizden yakışıklıyım.” “Yiğit, tartışmasız en yakışıklımız Alp komutandır. Geniş omuzlu, güzel vücutlu, uzun boylu, esmer ve karizmatik o biz onun gölgesinin altında bile olamayız.” Dedi Barış. “Öyle demeyin Barış komutanım sizinde maşallahınız var. Sizinde çok güzel bir vücudunuz var. Üstelik size keçi sakalı baya yakışıyor. Kendinize haksızlık etmeyin.” Dedi Caner. “Eyvallah koçum.” Dedi Barış, Caner’e. “Kızlara soralım onlar karar versin kim daha yakışıklı diye.” Dedi Yiğit.…