SİNİR HATTI

GİRİŞ

Yazar:

SİNİR HATTI - Azranur Çakan kitap kapağı
SİNİR HATTI kitap kapağı

Ev o sabah sessizdi. Güneş odanın penceresinden içeri süzülüyor, yerlerde hafif bir ışık oyunları yapıyordu. 12 yaşındaki Alp Bozkurt, kendi dünyasında, çocukluğun masum meraklarıyla meşguldü. Ama o evde, sessizliğin altında bir huzursuzluk vardı; bilinçli olarak farkında değildi, ama ilerleyen dakikalar hayatını sonsuza dek değiştirecekti. Kapı çaldığında Alp, ne olduğunu anlamadan koştu. Karşısında babasının asker arkadaşları duruyordu. Duruşları sert, yüzlerindeki ifade ciddiydi. Bir çocuk için bu bakışlar, korkutucu ve anlaşılmazdı. İçeri girmeleriyle evin havası bir anda değişti; sessizlik daha da yoğunlaştı.Annesi geldi yanlarına çok geçmeden.Hatice Bozkurt ne de güzel kadındı ne çok aşıktı eşine.Eşine İbrahim Bozkurt.Yüzbaşı İbrahim Bozkurt.Hatice geldi oğlunun önündeki askerleri gördü sevindi eşinin,kocasının,hayat arkadaşının geldiği sanmıştı.Ama artık gelmezdi.Hatice’nin ve İbrahim’in kızı Güldeste ağlıyordu içerde.Hatice’nin yüreğine sanki bir kurşun gelmiş gibiydi.Elinde bir mutfak bezi vardı.Sordu askerlere “İbrahim’im nerde gelmedi mi o?” Korka korka sordu alacağı cevaptan çok korktu. “Yüzbaşım İbrahim Bozkurt kahramanca görev yaparak şehit düşmüştür.Vatan sağolsun.” Hatice sustu konuşamadı.Güldeste daha çok ağlıyordu.Minicik bebek hissedebilir miydi? “İBRAHİM!”o evden bir isyan koptu.Hatice’nin gözünün nuruydu İbrahim,Hatice’nin ilk aşkıydı İbrahim,Hatice’nin ölen anasıydı,babasıydı İbrahim. Yüzbaşı İbrahim, Mehmet’in özenerek baktığı babasıydı.Mehmet’in tek güvendiği insandı İbrahim.Mehmet’in hayranlıkla baktığı bir askerdi Yüzbaşı İbrahim.Ama artık Şehit Yüzbaşı İbrahim’di. Alp’in babasıydı Yüzbaşı İbrahim.Alp’in herşeyinde yardık eden onu zorlukları kolaylaştırmayı öğretendi Yüzbaşı İbrahim.Alp’in dağ gibi koca cüsseli babasıydı Şehit Yüzbaşı İbrahim. Minik Güldeste’nin ilk aşkıydı İbrahim. Babasına daha doyamamıştı Güldeste.İlk baba demişti onu dediği gün İbrahim ne lokmalar dağıtmıştı.Kızı ona baba demişti.Minik Güldeste emekleye emekleye geldi annesinin yanına susmuştu ağlamıyordu güzel Ela gözleri tıpkı İbrahim’inki gibiydi aynı babasıydı Güldeste.Ağlayan annesini gördü ve ona sarılan Abisi Alp’i ağlıyordu ikiside.Güldeste baktı askerlere. “Baba”kelimesi çıktı ağzından.Annesi daha çok ağladı.Güldeste anlamadı askerlere doğru emekledi “Baba”dedi tekrar asker bile ağlıyordu.Güldeste baktı sadece baktı. İçeri geldi o sırada İbrahim’in aslanı,yiğidi Mehmet.Annesini yerde ağlarken gördü.Askerleri kapıda gördü. “Hoşgeldiniz babam nerde?”diye sordu.Askerler bakmakla yetindi. Mehmet aynı soruyu tekrarladı. “Vatan sağolsun Mehmet’im”dedi askerlerden biri.Mehmet’in sırtını sıvazladı. “Gitti bas söz verdi neden gitti?” Dedi Mehmet ağladı çok ağladı ama annesi için güçlü olmalıydı. Alp,en sessiz olan oydu.12yaşında olabilirdi.Ama herşeyin farkındaydı.Ağlayan annesine baktı.Daha sonra abisine baktı.Küçük Güldesteye baktı.Söz verdi kendine babasının kanı yerde kalmayacaktı.Babası gibi bir asker olmaya yemin içmişti. Giriş bölümünü saldım. Burada Alp’in babasının şehadet haberini okuduk aynı zamanda ailesini öğrendik. Birinci bölümü Dilan’dan okuyacağız ve çok geçmeden Alp’de dahil olacak. Sizi seviyorum ve desteklemeyi unutmayın❤️

Bölümün tamamını WritePad'de oku