Sinek valesi: İhanet

III.

Yazar:

Sinek valesi: İhanet - Naz kitap kapağı
Sinek valesi: İhanet kitap kapağı

Baran bıçağı karttan çektiğinde odadaki hiç kimse nefes almıyordu sanki. İnsanlar ondan korkuyordu. Garip olan ne biliyor musun? Korkunun kokusu vardır. Ter, sessizlik ve kaçamama hissi gibi kokar. O odanın içi de tam olarak öyle kokuyordu. “Arabayı hazırlayın,” dedi Baran. Adamlar hemen harekete geçti. Kimse ikinci kez emir beklemiyordu. Ben hâlâ kapının yanında dikiliyordum. Görünmez olmaya çalışıyordum ama Baran’ın bakışları tekrar beni buldu. “Sen de geliyorsun.” Bir an ne dediğini anlamadım. “Ben mi?” “Burada çalışan herkes sorgulanacak.” Sesi dümdüzdü. “Yeni olanlar önce.” İçime buz gibi bir şey oturdu. Lanet olsun. Planım aylarca uzaktan bilgi toplamaktı. İlk geceden mafyanın arabasına bindirilmek yoktu. Ama hayat zaten insan planlarını çöpe atıp üstüne sigara söndüren bir şeydi. İki adam yanıma geçti. Kaçmaya çalışsam saniyesinde öldürürlerdi. Baran ceketini aldıktan sonra odadan çıktı. Ben de peşinden yürümek zorunda kaldım. Kulübün alt katı hâlâ müzikle inliyordu. İnsanlar dans ediyor, içki içiyor, birbirine sürtünüyordu. Hiçbiri birkaç metre üstlerinde ölüm emri verildiğini bilmiyordu. Ne komik. İnsanlık gerçekten felaketin dibinde eğlenmeyi seviyor. Dışarı çıktığımızda gece yağmur kokuyordu. Siyah araç kaldırımda bekliyordu. Baran arka kapıyı açtı. “Bin.” “Kaçırılıyor muyum?” dedim istemsizce. Bir adam sırıttı ama Baran’ın yüzü değişmedi. “Kaçırılman için değerli olman gerekir.” Sinirden dişlerimi sıktım. Arabaya bindim. Kapı kapanır kapanmaz içeride ağır bir sessizlik oluştu. Şoför önde oturuyordu. Baran ise tam karşımdaydı. Şehir ışıkları camdan akıp giderken gözlerini üzerimden çekmiyordu. “Ellerin titremiyor,” dedi aniden. “Titremeli mi?” “Genelde insanlar benden korkar.” “Belki ben normal değilimdir.” İlk defa hafifçe gülümsedi. Çok kısa sürdü. Ama gördüm. Ve o küçücük ifade nedense kalbime saçma bir huzursuzluk bıraktı. Kendime kızdım. Bu adam babamın ölümüne karışmış olabilir. Onun gözlerine neden dikkat ediyordum? Baran öne doğru eğildi. “İzel…” dedi yavaşça. “Gerçekten kimsin sen?” Nefesim sıkıştı. Çünkü o sorunun cevabı her şeyi mahvedebilirdi. Tam konuşacaktım ki telefon çaldı. Baran aramayı açtı. Karşı taraftaki sesi duyamıyordum ama Baran’ın yüzü bir anda değişti. Soğudu. Tehlikeli şekilde. “Ne dedin sen?” diye sordu sessizce. Arabadaki herkes gerildi. Baran birkaç saniye dinledi. Sonra telefonu kapatıp gözlerini bana çevirdi. “Plan değişti.” dedi. “Ne planı?” Baran cebinden bir fotoğraf çıkardı ve kucağıma attı. Fotoğraftaki kişi bendim. Hem de yıllar önceki halimle. Kanım çekildi. Fotoğrafın arkasında tek bir cümle yazıyordu: “Patron, köstebeği bulduk.”

Bölümün tamamını WritePad'de oku