5.BÖLÜM
Yazar: Yazan Kelebek

Uzun ve güzel bir bölüm ile geldim, umarım beğenirsiniz. İyi okumalar ❤️ 5.BÖLÜM Fren sesi o kadar yakınımda yankılanmıştı ki irkilerek geriye doğru birkaç adım attım. Kalbim, korkudan çok hızlı atıyor, göğüs kafesim hızla inip kalkıyordu. Ellerim etrafımı çeviren kalabalık yüzünden titriyordu ancak bana söylenen şeyleri algılayamıyordum. ''Dolunay!'' Lodos'un gür sesini duyduğum zaman irkildim ve zihnimi ele geçiren sis bulutu tamamen dağıldı. Etrafımı saran insanların arasından uzun boyu ve yapılı bedeni ile hızlıca geçerek yanıma geldi ve ellerini kollarımın iki yana yasladı. Ela hareleri endişeli bir şekilde tüm bedenimi baştan aşağı süzdü ardından da gözlerimin içine dikkatle baktı. ''Bir yerini çarptın mı?'' diye sorarken onun da solukları benim gibi hızlıydı. Konuşmak için dudaklarımı aralasam da başarılı olamadım. Kelimeleri bir araya getirememiş, sesimi bulamamıştım. ''Aniden önüme fırladı.'' Diyen adamın sesini duyabiliyordum ama başımı başka bir tarafa çevirmek istemiyordum. Etrafımdaki insanları da , neredeyse bana çarpacak olan arabayı da görmek istemiyordum. Kollarımı Lodos'un beline sararak ona sıkıca sarıldım, başımı göğsüne yaslayarak gözlerimi kapattım. Korkudan titreyen bedenimi, güçlü kollarının arasına aldı. Ona sığınmama izin verdi. Saçlarımın üzerindeki dudaklarını hissettim. ''İyisin, bir şeyin yok.'' Daha çok kendini ikna etmek istercesine fısıldadı ancak onun fısıltısı bana da çok gerçekçi gelmişti. Derin bir şekilde nefes aldım. Kısa bir anlığına etrafımızı saran sesler arttı ancak hiçbirini tam anlamıyla kavrayamamıştım. Lodos'un kollarını güvenli bir limana çevirdim. Dakikalar sonra beni kollarının arasından çıkardı ve yüzümü sıcak avuçlarının arasına aldı. ''Daha iyi misin?'' diye sorduğunda başımı olumlu anlamda aşağı yukarı salladım. ''Sadece çok korktum.'' Diye mırıldandım uzun zaman sonra. Konuşmam dudaklarının iki yana kıvrılmasına sebep oldu. Bir şeyim olmadığına kendini iyice ikna etmiş gibiydi. ''Geçti. Hiçbir şey yok. Korkma.'' Dedi ve yanaklarıma birer öpücük bıraktı. Elini sırtıma yasladı ve göz göze gelebilmemiz için hafifçe eğildi. ''Şimdi Poyraz abinin yanına git. Ben de hemen arkandan geleceğim, tamam mı?'' dediğinde başımı olumlu anlamda aşağı yukarı salladım ve dikkatli adımlarımla Poyraz'ın yanına gittim. Çocuklar ile birlikte hemen kaldırımın kenarında duruyordu. Lodos'u ise arkamdaki kalabalığın içerisinde bıraktım. Poyraz endişeli bir şekilde yüzüme bakarken Baran da ağladığı için, iyi olduğumu anlamaları için gülümsedim. Gözlerim dolu dolu olsa da tek başıma olmadığım sürece ağlayamazdım. ''İyiyim, endişelenmeyin.'' ''Gel.'' Poyraz tek kolunu kaldırdığı zaman birkaç adımlık mesafeyi de hızlı adımlarımla kapattım ve başımı omzuna yasladım. Saçlarımın üzerinde hissettiğim dudaklar , kasılan bedenimin gevşemesine sebep oldu. Lodos da kısa bir süre sonra yanımıza geldi ve eve dönmek için arabaya bindik. Çocuklar ile arka koltukta otururken sessizdik. Hiçbirimiz konuşmaya çalışmadık. Eve geldiğimiz zaman sessiz adımlarım ile onların arkasından ilerliyordum. ''Yemeğe kadar odamda dinlenebilir miyim?'' diye sorduğumda Lodos başını olumlu anlamda hafifçe salladı. Hızlı adımlarım ile merdivenleri çıkmayı biraz uzun sürse de bitirdim. Yatağımın üzerine sırt üstü uzandığım zaman derin bir şekilde nefes aldım. Kalp atışlarım daha yeni yeni sakinleşebilmişi. Hissettiğim korku yoğunluğunu azaltsa da hala kalbimde bir köşede misafirdi ve misafirliğinin bitmesini dört gözle bekliyordum. Neredeyse araba çarpacaktı ancak son anda kurtulabilecek kadar şanslıydım. Yola atlarken dikkat etmediğim için de kendime kızgındım. Bundan sonra karşıdan karşıya geçerken çok dikkatli olacaktım. Yalnız kalmak, düşüncelerimin beni boğacak kadar rahatsız etmeye başlamasıyla bir işkenceye döndü. Dakikalardır uzanmış olduğum yatağımdan kalkarak üzerimi değiştirdim ve tam o anda da bacağımdaki morluğu fark ettim. Muhtemelen araba ani bir şekilde fren yapıp dursa da hafifçe bacağıma değmiş olmalıydı ve çok hassas…