5. Bölüm: Balo
Yazar: míss_chєrrч-chαn

Sabaha karşı uyandım.Zaten uyku düzenim hiçbir zaman düzenli olmazdı.Onlarla konuştuklarımdan sonra ise zaten hiç uyku tutmamıştı.Fakat kızlarla konuşmak ilaç gibiydi.İyi hissettirmişti.Yataktan doğruldum ve aynanın karşısına geçip yanık izine baktım.Parmaklarım yavaşça o izde gezindi.Boynumun diğer tarafını tamamen hissederken yanık izinin olduğu tarafta yarıdan bile fazla derece his kaybı vardı. Hisleriminin yarısından fazlasını kaybetmiştim o tarafta. Bu bir imkânsızdı ama boynumun yarısında hissizleşme vardı.Aynanın önünden ayrıldım.Üzerime beyaz bir kazak ve siyah bir eşofman giydim.Saçımı ensemde dağınık topuz yapıp kapıyı açtım.Mutfağa indim.Mutfakta bir kadın vardı.Bana gülümsedi. “Birşey mi istemiştin?" Yüzüne baktım.Tatlı bir kadın gibiydi.Bende ona ufak bir tebessüm ettim. “Aslında bir bardak su olabilir, teşekkürler." Başını “Rica ederim"anlamında salladı ve bir bardağa su doldurup bana verdi.Saçları omzundan aşağı bukle bukle dökülmüş, benim gibi kumral, orta yaşlarında olan bir kadındı.Üstünde lacivert bir gömlek, siyah bir etek ve eteğin önüne bağlanmış bir önlük vardı.Burda çalışan biri olmalıydı.Suyu içip bardağı tekrar ona verdim.Teşekkür edip tekrar odama çıktım.Uyku tutmayınca balkona çıktım ve defterime birşeyler çizdim.Akşam üzeri bir baloya gideceğimizi unutmamıştım.Ünlü bir işadamının aynı zamanda bir kadın pazarlamacısı olduğunu anlattılar.Baloyu o düzenlenmişti ve biz oraya gidiyorduk.Mavi ve Eylül beraber kasa patlatmaya gidecekti.Neşe ise salonun merkezine bir bomba döşeyecekti.Nisan iş adamının olduğu masada Poyraz ile oturacaktı.Hilal dışarıda iş adamının gelmesini bekleyecekti.Alina ise kamera sistemine ulaşmaya çalışacaktı.Savaş içeri garson gibi girip mutfaktan girilen gizli kumarhaneye sızacaktı.Neşede işini bitirince Savaş'ın yanına gidecekti.Emir ve Elif gelen misafirleri ve korumaları oyalayacaktı.Halil ve Berat,Neşeye zaman kazandırmak için kapıda sohbet ederek bekleyecekti.Ben ve Giray ise eş olarak girecektik.Alp ve Sare Karaca.Kimliklerimizi bilerek böyle hazırlatmıştı.Sinir bozucuydu.Güneş yavaş yavaş kendini daha çok belli etti.Kahvaltı için aşağı inmem gerekecekti.Defteri komodinin üzerine bıraktım Yavaş adımlarla mutfağa gittim.Emir telefon kurcalıyordu.Birde Elif vardı masada.Oda boşluğa bakıyordu.Ben gelince duruşunu düzeltti.Savaş yüzüme dahi bakmadı.Elif'in yanındaki sandalyeye oturdum.Bana döndü. “Merhaba." Ona baktım.Soğuk bir sesle cevap verdim. “Merhaba." Savaşın gözlerinde küçümser bir ifade vardı.Beni küçümsüyordu.Rahat ve bir o kadarda rahatsız edici bir tavrı vardı. “Soğuk yapacaksan hiç gelmeseydin." Savaşın gözlerinde küçümser bir ifade vardı.Beni küçümsüyordu.Rahat ve bir o kadarda rahatsız edici bir tavrı vardı. “Soğuk yapacaksan hiç gelmeseydin." Sert ifademe büründüm ve ona baktım. “Soğuk yapsam hepiniz ölmüştünüz." Alayla gülümsedi. “Hadi ya?Öldürsene, merak ettim." “Değmez ki." “Çünkü sende o yürek yok." Gülümsedim.Kimde o yürek yoktu acaba?Masanın üzerindeki bıçağı aldım ve Savaş'ın üzerine atılarak bıçağı tam şah damarının üzerine dayadım, sandalyeden düşürdüm onu.Elif ne kadar bağırıp çağırsada çekilmedim.Bu gürültüye merdivenden koşar adım Mavi ve Alina geldi.Alina zorda olsa beni kaldırmayı başardı, Mavi ise bıçağı elimden aldı.Öfke dolu gözlerle Savaşa bakıyordum.Alina beni kenara oturttu ve kendiside yanıma oturdu.Üzerinde pembe ve tavşanlı bir pijama vardı. “İyi misin?" Dedi o zarif sesiyle.Başımı aşağı yukarı salladım, asıl sorulması gereken ben değil Savaş olmalıydı.Mavi ise uyku mahmuru gözlerle olan biteni anlamaya çalışıyordu.Emir rahat bir tavırla hâlâ daha yerden kalkmamış olan Savaşı izliyordu.Yukarı kattan birkaç kişi daha indi.Berat,Halil,Hilal, Eylül ve Nisan.Az önce zaten sandalyenin devrilme sesiyle uyanmamaları imkânsızdı.Berat konuşmaya başladı. “Sabah sabah ne gürültü, daha kahvaltı bile hazır değil!" Halil ise sessizce olan biteni izliyordu.Eksik kişiler vardı.Neşe ve Poyraz yoktu.Bu sesten nasıl uyanmamışlardı?Savaşın sesinde yine bir k…