Kelebek Etkisi
Yazar: Duru

Bu kitabın gerçek hayatla hiçbir ilgisi olmamakla birlikte, kişiler ve olaylar tamamen kurgudur. Olumsuz örnek içerir. Yetişkinlere yöneliktir. Şimdiden eğer bir yazım hatası varsa, hepinizden özür diliyorum. Ve sizi çok seviyorum ateş böceklerim. Bol bol yorum yapmayı ve oy kullanmayı unutmayınnnn 💋💋 "Oysa benim ruhumda savaş var. Durmadan ölüyor içimdeki insanlar..." William Shakespeare~ Kulaklarım da çok keskin bir çınlama vardı. Sanki biri kulağımın içini kemiriyordu. Önce derin bir uğultu ,yerin altından gelen. Kemiklerime kadar titrediğimi hissettim. Sonra inanılmaz bir patlama oldu sanki dünya ikiye ayrılıyordu. Tek bir patlamada değildi, sanki binanın kendisi içinden yırtılıyormuş gibi. Beton, çelik, insan çığlıkları hepsi bir anda duyuldu ve kesildi. Toz bulutu o kadar yoğundu ki gökyüzü kayboldu. Ama ben o an gökyüzünü değil onu düşünüyordum. O hala içerideydi. Yerin altına doğru uzanan bina, içinde sevdiklerim olan bina, gözlerimin önünde kendi içine doğru yıkılıyordu. Onları içerde bırakıp gidemezdim. Patlamaya doğru koşarken Damion belimden kavradı gitmeme izin vermedi, Zeynebin tırnakları derime battı, Damion "Liv, bu bir intihar gitmene izin veremem." Diye bağırıyordu, Rusça.Sesi tozun içinde kayboldu. "Hayır, hayır, hayı-" "Livana bir patlama daha olacak! Patlayacak duyuyor musun! Patlayacak!" Duyuyordum, herkes duyuyordu yerin altından gelen keskin iniltiyi. "Abi gözlerimin önünde paramparça oluyor!"diye bağırdım tekrar oraya koşmaya çalışırken, ben Türkçe konuşuyordum. Rusça konuşucak takatim yoktu şuan. Damion bu sefer daha sert kavradı belimi. Dizlerimin önüne çöktüm ve sadece izledim. Hiçbir şey yapamadım. Yer ayaklarımın altından kayarken ben hiçbir şey yapamadım. Çığlıklarımın arasından acı bir haykırış koptu, sesim kendi kulaklarıma bile yabancı geldi. Boğazıma bir yumru oturmuştu, ağlamaktan nefes alamıyordum. "Onlar için bir şey yapamayız Livana bu onun kararıydı. Artık gitmemiz gerek yoksa bizimde kurtulduğumuzun bir anlamı kalmayacak! Siren sesleri yaklaşıyor kalk ,liv!" dedi berbat bir Türkçeyle. Beni kaldırmaya çalışırken son bir patlama oldu gözlerimin önünde. Önce ışık, beyaz ,kör edici, yer altından gelen. Sonra sıcaklık. Yüzüme çarpan o yanık hava kızıl saçlarımı savurdu. Gözlerimi yaktı, kulak zarlarımı yırtacak kadar yüksek, ama aynı zaman mutlak sessizlik gibiydi. Sanki dünya bir anda sustu, sonra her şey bir anda patladı. Yer yarılacak kadar sallandı. O devasa silindirik beton yığını, yerin dibindekiler bir an için havaya kalktı sanki. Kat kat, daire daire kendi içinde doğru çöktü. Ben hala çırpınıyordum ayaklarım titriyordu acıdan, öyle bir haykırıyordum ki ses tellerimin koptuğunu zannettim. Arkadaşlarım beni tekrardan yakaladı, "Liv öldü o! Kabul et artık gitmeliyiz!" diyordu Zeynep. Ama ben inanmıyordum. Çünkü o bana söz vermişti, bırakmayacaktı beni. Beraber kurtulacaktık. Yere tekrar çöktüğümde dizlerimin yarıldığını bile fark etmemiştim. Toz ciğerlerime dolmuştu. Hala içimden adını zikreder gibi fısıldıyordum. Sanki bir yerlerde o enkazın altında beni duyuyormuş gibi. Ama duymuyordu. Dokuz ay boyunca ona aşık olmuştum. Her hücremle , her nefesimle. Ve şimdi o hücreler parçalanıyordu. Nefesim kesiliyordu. Patlama bittiğinde, sessizlik geldi. Gerçek sessizlik. Sadece rüzgarın tozu taşıdığı, uzaklardan sirenlerin çaldığı bir sessizlik. Ben hala yere bakıyordum. Enkazın tam ortasında artık o devasa siyah kapının olmadığını gördüm. Ve o an boynum ince bir sızı hissettim sonrası ise benim için karanlıktan ibaretti. Ta ki onu tekrardan görene dek. 💣💥 ~BU OLAYDAN BİR YIL ÖNCE~ Kelebek etkisine göre, çok küçük bir olay zamanla büyüyerek çok büyük sonuçlara yol açabilir. Bilim insanları bunu hava olaylarıyla açıklar; bir kelebeğin kanat çırpması, dünyanın başka bir yerinde fırtınaya sebep olabilir derler. Küçük neredeyse önemsiz bir hareketin, zincirleme şekilde büyüyerek kontrol edilmez sonuçlar doğurması... Bana sorarsan bu teori sadece hava durumuyla ilgili değil. İnsan hayatı için ya…