Sevmek yada Sevmemek

B5: Anılar 2

Yazar:

Sevmek yada Sevmemek - fatma.betul kitap kapağı
Sevmek yada Sevmemek kitap kapağı

Günümüz... • • * ✧ * ☆ * ★ * ☆ * ✧ * • • Başkent... İlk ve son kez gönül yangınıyla yandığı yerdi. Gözleri, kulübede yaktığı ateşe takılıp kaldı. Alevlerin, zihniyle iş birliği yaparak kurduğu illüzyonun içinde şekillenen o yüz, hem her şeyin anlamıydı hem de bütün anlamsızlığın kendisiydi. Bu aşkı hiç istememişti. En azından, başlangıçta buna inanıyordu. Zaman ve mekan ona türlü oyunlar kurarken adımlarını hep ona çıkarmıştı. 'İlk görüşte aşk sadece yüzeysel ilgiden ibarettir.' diye düşündükçe gözleri her fırsatta onu buldu. Tesadüflerin sahteliğine bağladığı bu ilişki, sinsice kalbinde kalıcı bir yer edindi. İlkelerinden ödün verip onunla paylaştığı her özel an, aralarındaki bağı biraz daha derinleştiriyor; ilişkilerine her geçen gün yeni bir anlam katıyordu. Bir gün, akademi de her zaman ki günlerden birinde, eline küçük bir çocuğun tutuşturduğu mektup, bu kaderin dönüm noktalarından biri olacaktı. Mektupta kısaca, babasının dedesi tarafından kaçırıldığı; belirtilen buluşma noktasına gelmediği takdirde babasının akıbetini bir daha asla öğrenemeyeceği yazıyordu. Hareketlerinde, korku ve endişenin skeci hayat buldu. Karşı konulmaz bir heyecanla düşündü. Türlü türlü senaryolar kurarak bu işin içinden sıyrılmak için çareler aradı. Ancak o zaman sadece bir akademi öğrencisinde başka bir şey olmadığını anladı. Güç ve kudretin doğal varisi olmak için yetişsede hepsini normal bir hayat için terk etmişti. Ne yazık ki karşı tarafla daha ateşkes bile imzalamamışken silahlarını susmuş olması, savaşın bittiği anlamına gelmiyordu. İçine düştüğü çaresizlik, onu farklı yollar aramaya itti. Hızlı adımlarla çantasını alıp okuldan erken ayrıldı. Büyükbbasının gücü küçümsenemezdi; onunla tek başına mücadele etmenin bir yolu yoktu. Elindeki imkanları kullanarak babasını kurtarmak istiyorsa onun yerine Rihim için savaşacak ve ona kalkan olacak biri gerekiyordu. Bunu sağlayacak imkanlara, yani paraya sahipti. Tek ihtiyacı olan minik bir bağlantıydı ve bunu nerede bulacağını da biliyordu. Paralı asker deyince aklına gelen tek yüz onun çıkış kapısıydı. Düşüncelerinin yönlendirmesiyle kendini askeriyenin önünde buldu. Burada askerlerin talim sahası ve bekar askerler için bir yurt bulunuyordu. Şehri koruyan merkezi ordunun kışlasının bir bölümü buradaydı. Ekstrem bir durum yoksa veya izinli değiller ise askerlerin bir çoğu askeriyede bulunurdu. Ana girişe ulaştığında nöbetçilere saygıyla selam verdi. Nöbetçi askerler aynı saygıyla karşılık verirlerken sordular: "Küçük hanım, size nasıl yardımcı olabiliriz?" Rihim, ellerini yumruk yaparak titremesini engellemeye çalıştı. Heyecanlı soluklarını saklamak için nefessiz kaldı. "Rica etsem, usta birlikten Orout'u çağırır mısınız? Tüccar Ferhan'ın kızı derseniz kesinlikle gelecektir."dedi tane tane. Ama çabası boşunaydı. "Üzgünüm. İsteğini gerçekleştiremeyiz." Kesin ret karşısında Rihim'in gözleri doldu. Tedirginliğini gizlemekte zorlanıyordu. "Lütfen. Bu iyiliği bana yapın. Onunla bugün buluşmam lazım. Çok geç kalmadan konuşmamız gereken önemli şeyler var. Ona nasıl ulaşacağımı bilmiyorum." Askerlerin Rihime olan bakışları imalı bir hale gelirken, Rihim adamların karşısında utançla kızardı. Sözleri kolayca yanlış yerlere çekilebilecek, bilerek çarpıttığı kirli anlamlar taşıyordu ama babası için bu utancı kabul etmesi gerektiğini biliyordu. Zamanla herşeyin unutulacağına inanmaktan başka çaresi yoktu. Neyse ki adamlar manidar ifadeler eşliğinde bir görevli aracılığıyla Orout'u çağırdılar. Yerin dibine girmek istediği saniyeler geçmek bilmedi. Sonunda kapıda beliren şaşkın adama güneşe dönen ayçiçeği gibi hızla döndü. İmalı bakışlardan kaçmanın tek yolu buydu. "Beni neden arıyorsun?" Sorusunu görmezden geldi. "Orout burada olmana çok minnettarım. Konuşmamız gereken önemli şeyler var."dedi. Mazisi olan sevgililer gibi konuşmasıyla, Orout'un şaşkınlıktan havalanmış kaşları gerilerek çatıldı. Yüzü korkunç bir ifade ile buruştu. Lanet herif. Kimse sana meraklı değildi. Adam dikenli çalıya takılmışçasına kadının…

Bölümün tamamını WritePad'de oku