B3: Anılar 1
Yazar: fatma.betul

Merhaba değerli okuyucularım, Hayatın acı veya tatlı hangi anındasınız bilmiyorum ama kalemimin size heyecan ve neşe getirmesini diliyorum. Daha fazla uzatmadan sizi bölümle baş başa bırakayım. Sevgiler ve dualarla. • • * ✧ * ☆ * ★ * ☆ * ✧ * • • Yıllar önce başkentte bir anı... • • * ✧ * ☆ * ★ * ☆ * ✧ * • • "Hiçbir şeye sahip olamazsın. Bu dünyadaki hiç bir varlığa ilgi duyamazsın." Her şey bu sözlerle başlıyordu. Dedesinin beynini yıkamak istercesine sürekli tekrar ettiği sözler doğası gereği ters tepti, bilmediği şeyleri arzulamasına neden oldu. Görmek istiyordu. Duymak istiyordu. Yaşamak istiyordu. Dört duvar arasında sıkışan dünyasından daha büyük bir dünyaya adım atmak istiyordu. Ne kadar hazırdı, tartışılır. Ancak en tecrübelinin bile bazen tökezleyebileceğini biliyordu. Emhis'te hayata dair hiçbir şey deneyimleyemeyeceğini, büyükbabasının baskıcı tutumundan, uzun süre önce anlamıştı. Rihim daha ufacık yaşta büyük babasına itaat etmeyi öğrenirken karşı çıkmak ona sinsice aykırılık olarak fısıldandı. Neyseki bu duruma itirazlarının, boş bir tenekeden çıkan sesler gibi güçsüz ve anlamsız olduğu ortaya çıkınca; ailesi sadece sözle bir şey başaramayacaklarını anlayarak, çocuklarının kaderi için harekete geçmeyi seçtiler. Babası memleketlerinden ayrılıp başkente taşınma kararını her şeyi hesaba katarak almıştı. Tek istekleri normal bir aile hayatıydı. Orada bir okula başlamak, bir genç gibi sosyalleşmek ve ebeveynleriyle birlikte güzel ve kaliteli vakit geçirmek hedeflerinden bir kaçıydı. Ancak kader isteklerin ve başına gelenlerin birbirine girdiği karmaşık bir yumak gibiydi. Parlak bir gelecek hayaliyle uyuşmuşken başkentin tozlu yollarında minik bir engel belirdi ve kaderden habersiz toy kalbi çabucak yenildi. Engel diyordu çünkü gelecek için planladığı bir şey değildi. Bir anda adını bile bilmediği genç bir adamın aklına nakış gibi işlenmesini kim isterdi. En ütopik hayallerinde bile böyle bir senaryoya yer yoktu. Doğru düzgün bir düzen kuramadan ve kendisi için bir şeyler yapmadan kalbini birine teslim etmek hayatını bir başkasına adama ihtimalini de beraberinde getiriyordu. Ailesinden öğrendiği sevgi ve bağlılık güzel şeyler olmasına rağmen buna hazır hissetmiyor, gerçeği kabullenemiyordu. Bu sebeple, zamanın geçmişte kalan şeyleri anlamsızlaştıran doğasına başvurdu. Bir daha asla karşılaşmayacaklarını kendine tembih ederken, prangalardan kurtulduğu hayatın böylesi güzel günlerinde, bir süreliğine de olsa duygularını kuruntu diye geçiştirdi ve hedeflerine odaklandı. • • * ✧ * ☆ * ★ * ☆ * ✧ * • • Başkente taşındıklarında babası hiç bir pürüze mahal vermedi. Başkentin eğitimine adapte olmak için prestijli bir okula yazıldı. Evde aldığı ek derslerle eksik kaldığı konuları bir kaç ayda toparladı, bu süreç içinde bulunduğu yoğun tempoya rağmen yorgun değildi. Nede olsa büyük babasının gözetiminde ki Emhis'in katı kültürü, başkentle karşılaştırıldığında, başkentin sistemi daha esnek ve rahattı. Emhiste, yetişkin olana kadar çocukların eğitiminde sadece teorik bilgilere izin verildi. Pratik olarak 14 yaşına kadar gücün kullanımı yasaktı. Güce sahip olanlar, kulaklarında zorunlu olarak kısıtlayıcı küpeler taşırdı. Küpeleri çıkarmak yasak ve ağır yaptırımları olan bir suçtu. Resmi evlilikle veya değil, her doğan çocuk Emhis yetkililerine bildirilmek zorundaydı. Tespit edilmiş güce sahip olan çocukların hayatı Emhis yönetimi tarafından kontrol altındaydı. Ancak büyükbabası 14 yaşını geçmesine rağmen gücünü kullanmasına izin vermedi. Normal derslere katılmasına dahi izin vermedi. Sözde ona özel hazırlanmış derslerle üzerindeki otoriteyi arttırdı. Tam olarak istediği varis olmadan normal bir hayat yaşamasını men etmişti. Her şeye rağmen büyükbabasına saygı duyuyordu, ama bu babası için geçerli değildi. Babası, büyükbabası için en ufak bir sevgi kırıntısı bile hissetmiyordu. Kızına ve kendisine dayatılan rollere isyan ettiğinde, Rihim şaşırmamıştı. Roys Ferihan, geçmişte yaşadığı eksikliklerin gölgesinde, Rihim'i koruyamamasını tel…