Sevmek yada Sevmemek

B2:Dağların Arasında

Yazar:

Sevmek yada Sevmemek - fatma.betul kitap kapağı
Sevmek yada Sevmemek kitap kapağı

Şimdiki Zaman, Emhis Dağlarının Kuzey yamacı... ✤ ✤ ✤ Güneşin yanaşamadığı dağların kuzey yamacı, gölgelerin ve onların silüetiyle oynayan rüzgarın hakimiyetindeydi. Uçsuz bucaksız karla kaplı yükseltilerin arasında bir çukurun içinde var olmuş buzdan göl benzersizce parıldıyordu. Yılın bu zamanında dağlarda yolculuk yapabilmenin tek yolu sarp kayalıkların ulaşmadığı ve gölün yanında doğal yollarla oluşmuş düzlüktü. Bu konuda bilgili olduğu için şanslı sayılmasına rağmen şartlar yüzünden yürümekte zorlanıyordu. Bir kaç saat önceye kadar etkisini gösteren soğuk yerini sakin bir havaya bırakmıştı. Yine de hava sıcak nefesleri dondurmak için sinsice tuzaklar kurdu. Rihim dağların kurnazca oyunundan yorulmuştu. Ne buz gölünün parıltılı ve mistik manzarası ne de donmuş canlıların ruhsal silueti, tehlikenin ortasında muazzam bir seyir olarak görünmedi. Hele ki donmuş heykellerden birine dönüşebilme ihtimali varken. Ortama ayak uyduracak kadar güçlü olmayı diledi. Bazen de kaybolmayı... Sırtında, kalın bir battaniyeyle sardığı yük, kat ettiği uzun yolun yorgunluğu ile her adımda biraz daha da ağırlaştı. Ancak her sene olduğu gibi bu senede yolculuk yapmaktan başka şansı yoktu. Ya başaracak yada yıkılacaktı. Ne hikaye ama... Yüzleştiği iki zıt sonun biri, çıkacağı diğer yolculukların kısır döngüsüne onu mahkum ederken; diğeri kurtuluş gibi görünen ölümün ironik kollarından ibaretti. Bu kadere rağmen sırtında ısı yayan biriciğini düşünüp teselli buldu. Üşüme yükünü bir nebzede olsa omuzlarından almak için elinden geleni yapıyordu. "Kendini fazla zorlama Erlin. Bu kadar sıcaklık yeterli." Rihim'in alışkanlıkla şekillenen sesi nazik bir tondaydı. "Tamam anne."diye cevap veren çocuğun sırtına üflediği sıcak nefesi anılarla soğumuş kalbini ısıttığında, hava yüzünden kurumuş ve yer yer çatlamış dudakları hafif bir gülümseme ile kıvrıldı. Dağların ona asla sunamayacağı hislerle doldu. Anlamsız bir hayat yaşamıştı, gereksiz şeylere hem zaman hem ruhunu harcamıştı. Ancak bu çocuk yalnızlık sınavında elde ettiği bir hediyeydi. Erlin onun için bir evlattan daha fazlası oldu. Sevgiyi onda bulmuştu, yalnızlığını onunla gidermişti. Tesellisi küçük çocuğun kendisine benzeyen gözlerinde saklıydı. Zorlu yolculuğu bile onun sayesinde daha katlanılabilir hale gelmişti. Ne yazık ki yolculuk beklediklerinden daha uzun sürdü. Ama sonunda hedef noktaları olan mağaraya varmışlardı. Mağaranın girişindeki bariyerden geçtiler. Giriş sadece yetkisi olanlara görünen bir illüzyonla saklanmıştı. Kadim zamandan beri burası atalarının koruduğu bölgeydi. Mağaraya sadece izin verilenler girebilirdi. Bu kuralı bu zamana kadar kimsenin bozmaya çalışmadığını biliyordu. Üstelik buz gibi hava doğal bir caydırıcı görevi görerek, yılın bu zamanında mağaranın ek korumaya olan ihtiyacını azaltıyordu. Girdikleri andan itibaren hava akımı tenlerini sarsacak şekilde değişime uğradı. Dışarıdaki soğuk havaya rağmen, karanlık taşların sardığı mağara yaşanabilir sıcaklığı koruyordu. En azından ruhları avlamaya çalışan esinti yoktu. Diz çöktü ve belindeki düğümü aceleyle çözdü, yükünün sırtından kaymasına izin verdi. O sırada sıkı sıkıya sardığı çocuk battaniyenin arasından sıyrıldı. Onu kucağına çekerken, çocuğun tatlı ifadesiyle, gözleri kamaşan Rihim’in yüzü bir gülümseme ile aydınlandı. Erlin'in parlak mavi gözleri ona ilgiyle bakıyordu. Minik burnu ve dudakları ile tam bir dünya tatlısıydı. Yanağını şefkatle okşadı. "Yolculuk nasıldı. Hiç üşüdün mü?" diye sorduğunda Elrin annesini endişelendirmekten çekinen gözlerle başını Rihim'in omzuna yasladı. "Hiç üşümedim. Alev beni sıcak tuttu."dedi, çekinerek. Gözleri annesinde bir rahatlama işareti bekliyordu. Rihim'in gülümsemesi genişledi. "Bu iyi. Kendini her zaman ön planda tut." Gül gibi kurumuş dudaklarıyla çocuğun alnından öptü ve ayağa kalktı. Mağarayı kolaçan etti. Kimsenin giremeyeceğini bilmesine rağmen tedbirli olmaktan zarar gelmezdi. Sonuçta şu ana kadar ondan başkasının bu mağaraya girip girmediğine şahit olmadığı için bil…

Bölümün tamamını WritePad'de oku