Sessiz Kumpanya

1. Bölüm

Yazar:

Sessiz Kumpanya – Gökçen Koçan kitap kapağı
Sessiz Kumpanya – Gökçen Koçan kitap kapağı

1959 Sonbahar Kavaklıdere / Subay Lojmanı Radyodan yankılanan sabah ajansının sesi tüm ev içini doldururken, Süren hayallerinin okuluna ayak süreceği ilk günün heyecanını yaşamaktaydı. Çocukça bir heves denilerek üstünde durulmamış hayallerinin peşinden gitme inadı artık tamamen vuku bulmuştu. Kurmay Albay olan babası Ekrem Bey’i, hayallerine ortak edebilmiş değildi henüz ama evden kütüphaneye gidiyorum diyerek gizlice girdiği yetenek sınavını kazanması sonucu annesi Mehlika Hanım ve ablası Handan’ın yanında yer almasıyla okula gidebilme şansı yakalamıştı. Okula gidebilmesi karşılığında babasının esnetilemez tek bir şartı vardı: ‘Asla ve kata babasına leke getirecek hiçbir karşıt düşünce ve eylemde bulunmayacaktı.’ Oysa hür zihinlere ket vurulamazdı ve tiyatro bu yüzden Süren’in alanıydı. “Süren, hadi!” Odasının önünden geçerken seslenen ablasının sesiyle irkilen Süren, aynadaki aksine son bir göz daha değdirdi. Üzerinde dizlerinin izasında, hafif çan etekli, kalın askılı bir bebe mavisi elbise bulunmaktaydı. İrice dalgalandırdığı turuncu saçlarını iki yandan tel tokayla tutturmuş ve yüzünün bir ay gibi ışıldamasını olanak sağlamıştı. “Geldim, geldim,” demesiyle, odasından çıkıp salonda bulunan yemek masasında kahvaltı için oturmuş olan ailesinin yanına varması bir oldu. Babası her zamanki gibi üniforması üzerinde, elinde gazetesiyle, radyodan dinlediği haberleri bir de okuyarak teyitlemeyi tercih ediyordu. Mehlika Hanım çayları doldurmuş, herkesin evden tam tekmil çıkmış olabilmesinin gayretini taşıyordu. Ekrem Bey, genişçe iki yana açtığı gazetesinin üzerinden aile üyelerinin üstlerinde gezdirdi gözlerini. Süren’in heyecanı, ağzına attığı hızlı lokmalardan dahi belli oluyordu. Dayanamadı, içi hiç rahat değildi. Gümbür gümbür geleceği belli olan gerginliğin sessiz fırtınasını, mesleği dolayısıyla hissetmesine gerek kalmaksızın gözleriyle görebiliyor, hatta bilakis o yönetiyordu. Vatanını ve milletinin bekasını korumak edebi vazifesiyken, bir diğer ömürlük vazifesi de ailesini korumaktı. Üzerinde bulunan üniformayı zihninden sıyırdı ve Kurmay Albay Ekrem Meriçboyu değil de, iki kız çocuğu babası olan Ekrem Meriçboyu oldu. “Süren.” Sesindeki tını, sadece küçük kızının değil, büyük kızınında kendisine ağzındaki lokmasını yutamadan bakmasına neden oldu. “Sana güvenmediğimden değil elbette ama tekrardan tembih etmek isterim kızım.” Dinliyorum dercesine başı sallandığında Süren’in, babasının karşısında o an bir emir eri gibiydi. Ani çıkacak herhangi bir krizle, hevesi kursağında kalarak bocalamak istememekteydi. “Ne yanlı, ne karşıt hiçbir düşüncenin eyleme geçirdiği bir olay içerisinde seni görmek, ismini duymak istemiyorum.” Hafifçe havalandırdığı sağ eliyle, tam sağında kalan büyük kızı Handan’ı işaret etti. “Ablan, nasıl ki yıllardır eğitimine gidip geliyorsa, senden de onu bekliyorum.” Bir an duraksayıp, eşi Mehlika Hanıma baktı ve karşılığında minik bir tebessüm aldı. “Bekliyoruz, kızım.” diyerek düzeltti cümlesini Ekrem Bey. “Lütfen, biz sevenlerini endişeye düşürecek işler yapma.” “Tamam, babacığım,” dedi en hızlısından ve en inceye ayarladığı ses tonuyla Süren. “Mümkün olduğunca sabahları ablamla birlikte evden çıkacağım ve yine dersim biter bitmez evin yolunu tutacağım.” Ne olabilir ki diye biraz düşündü ama babasının mesleği dolayısıyla içerisinde bulunduğu dünyayı az çok analiz edebildiği için düşünmekten hızla vazgeçti. Evet, görüşleri olduğunu iddia edebilirdi ama bunlar ancak bir iddiadan ibaretti. Henüz ayakları yerden hiç ayrılmamış, bir yavru kuştu. Kanat çırpmaya başladığı ilk anda, özgür ruhlu düşüncelerinin sesini duyacaktı. “Merak etme baba,” diyerek araya girdi Handan. Bir yandan da uzanıp, babasının kendisinden taraf eline tutundu. “Gözüm hep üzerinde olacak. Hem Süren…” Dönüp bir an kardeşine baktı. Evet, hayalleri vardı Süren’inde, tıpkı kendisi gibi ama bu hayaller illaki uç noktalarda olacak değildi. En fazla aç kalacağı bir mesleğe sahip olacağını düşünüyor, kodese düşeceği hiçbir triadın içerisinde bu…

Bölümün tamamını WritePad'de oku