2.Bölüm
Yazar: Charlotte_473

Kael kraliyet arşivine girdi. Burada tüm soyluların soy ağacı kaydedilirdi, gayri meşru çocukları kaydedilmezdi. Yine de Riala hakkında ismi dışında bir şeyler öğrenmeliydi. Arşivin duvarlarına bakarken sinirle kaşını çattı. Babasının adını soyluluk sıralamasında nerede olduğunu da bilmiyordu. Düşündü, üst rütbelilerin hepsini bilirdi. Kadın kasabalı olduğunu söyledi, babası taşralı baron ya da kont olmalıydı. Zaten onları bilmezdi tam olarak. Gözü kitaplıktaki kayıtlarının üstündeydi. Güneydeki baronların ve kontların kaydını aldı. Güney merkeze uzak kaldığı için taşra olarak bakılırdı. Önce tanıdık olan isimleri inceledi. Tanıdık olan isimlerin hepsi savaşlara adam gönderen soylulardı. Dün gece olan o his gitmişti ne yapacağını mantıklı düşünmeye başlayan adam gelmişti. Kadını hatırladı, cildi güzeldi güneşin altında tarlada çalışmadığı belliydi. Eğer babası savaşa ordusunu göndermiş olsaydı, orduyu beslemek için tarımla ilgileniyor olurdu. Kadında bu duruma dair iz yoktu. Adam yanlış yoldan gitmiş olsa da kadının sahte babasına yaklaşmıştı. Ticaretle ilgilenen soylulara baktı. Çok fazla seçenek vardı ama küçük bir kağıda olabilecek kişileri yazdı. Yazarken düşünüyordu, bu kadar büyütülecek mesele miydi? Savaşta mantığı da hisleri de onu hiç yanıltmamıştı. Arşivin kapısından dışarı çıktı ve en sadık adamıyla karşılaştı. Kağıdı ona uzattı gizlice “Dün gece ki şarkıcıyı araştırmanı istemiştim, bu kağıtta işini kolaylaştıracak bilgiler var.” Asker komutanın uzattığı kağıda baktı ve eline aldı. İçindekilere bakmadan cebine koyup başını olumlu şekilde salladı. “En kısa sürede size bilgileri getireceğim.” Asker hızlıca normalde durması sakıncalı olan koridordan uzaklaştı. Komutanı bu işin gizli kalmasını istiyordu. O da bu konuda dikkatli olmalıydı. Kael cebindeki saati çıkardı baktı. Öğle molası bitmek, vardiya değişimi başlamak üzereydi. Valor askeri okuldan başarılarla mezun olmuştu. Büyük dünya savaşında en önemli cephesinde başarılar kazanmıştı. Dünya savaşından önce binbaşıydı ve savaş ülkesine çok şey kaybettirmiş olsa da kendisi rütbe atlamıştı. Çaresiz hissetmemek için tek baskın olan duyguya sarılmıştı, öfke. Ülkenin belirli yerlerinde isyan vardı, kaos içindeydi ülke. Soren halkı işkence ve zulüm görüyordu. Buna karşı çıkmak isyan olarak görülüyordu. Kral üst rütbeli herkesi toplamıştı. Kral kafasını Valor’a çevirdi. Hiç konuşmamış sadece dinlemişti adam. Masada yeni olduğu için kendisini kanıtlamasını istiyordu kral. “Güneydeki toprakların durumu nasıl? Oradaki soylular sorun çıkarıyormuş, halkı galeyana getiriyormuş. Teslim olmayanlar varmış.” Valor bu sözlerin kendisine söylendiğinin farkındaydı. Duruşunu dikleştirdi, durum raporlarını eline alıp ayağa kalktı. Okumaya başladı. Kral susması için elini kaldırdı. “Ben senin fikrini soruyorum.” Onun sadakatini sorguluyordu. Ülkeye olan sadakati değil krala olanı. Valor “İsyanların bastırılması lazım. Aelarlı sör Kael bu durumdan hiç memnun değildir.” İsmini bilerek söylemişti. Kralın yalakalık yaptığı isimlerin en başında Sör Kael vardı. Kral başını onaylar biçimde salladı ve parmağıyla Valor’u gösterdi. “Bu isyanlarla sen ilgileneceksin bastırmak oradakileri ikna etmek için. Gereken maddi desteği vereceğim sana.” Dedi. Bu sırada kadın eve gitmişti ve dinleniyordu yatağına uzanmış. Güneş batıp karanlık çökünce sokağa evin arka camından çıktı. Tekrardan erkek kılığına girmişti. Çünkü bu derin gece saatlerinde kadınların sokağa çıkması olumlu bakılmazdı. Bir erkeğe göre çelimsiz vücudunu karanlık gizliyordu. Valor ona sokaktaki çocuklar aracılıyla mektup yollamıştı. Buluşacakları yer ve saat yazıyordu. Riala hafızasına güvenerek ilerlemeye başladı. Buluşacakları yeri çok kolay bulamamıştı ve kaybolmuştu. Etrafına bakıyordu, etraf karanlık olduğu için korkuyu bedeninde hissetti. Yanlış bir sokağa girmiş ve kaybolmuştu. Bu sırada Valor ayağını gerginlikle sallıyordu. Kızın gelmesi uzun sürünce gergin bir şekilde bulunduğu iki evin arasından çıktı. Kaybolmasından şüpheleniyo…