Sessiz Felaket

4.Bölüm

Yazar:

Sessiz Felaket - LioraSelas kitap kapağı
Sessiz Felaket kitap kapağı

Revir, akademinin ana binasının en sakin koridorlarından birindeydi. Okulda her gün kaos olmuyordu ama maalesef ki bugün birileri fena hâlde kuralları çiğnemişti. Herkes okulun sert kurallarına uymak zorundaydı. Revie kısmı sakın ve sessiz olmalı diye her yerde uyarı yazıları vardı. Diğer katların aksine burada neredeyse hiç ses olmazdı. Sadece tavandaki eski havalandırmanın hafif uğultusu ve arada bir duyulan ayak sesleri… Koridor boyunca uzanan koyu ahşap duvar panelleri, binanın geri kalanındaki o eski ihtişamı taşımaya devam ediyordu. Duvarlarda altın çerçeveli eski tablolar asılıydı. Bazıları eski mezunlara, bazılarıysa akademinin kuruluş yıllarına aitti. Tavan boyunca uzanan sarı sıcak ışıklar koridora yumuşak bir aydınlık veriyordu. Büyük kemerli pencerelerden içeri süzülen gün ışığı ise taş zeminin üzerine vuruyordu. Koridorun sonunda siyah harflerle tek bir kelime yazıyordu: REVİR. Kapının yanındaki küçük beyaz zambaklar bile buranın diğer okul revirlerinden farklı olduğunu hissettiriyordu. Hastaneleri sevmeyen ben bile buraya arada bir kafa dinlemek için geliyordum. İçeri girildiğinde ilk dikkat çeken şey keskin ilaç kokusu değil, lavanta ve temiz çarşaf kokusunun karışımıydı. Revir beklenenden çok daha genişti. Beyaz perdelerle ayrılmış yataklar, cam kapaklı eski ilaç dolapları, parlak mermer tezgâhlar ve köşede duran antika görünümlü bir saat… Her şey hastane gibi soğuk olmak yerine huzurlu görünüyordu. Genel olarak hastaneleri sevmem ve burayı da dedem özellikle de bana göre dizayn ettirdi. Canım dedem. Pencerelerin önüne yerleştirilmiş beyaz çiçekler odaya yumuşak bir hava katıyordu. Güneş ışığı ince tül perdelerden geçip zemine vururken içerisi sakin bir öğleden sonrası gibi hissettiriyordu. Ama o gün revirdeki sessizlik, Mert Karan'ın içeri girmesiyle bozulmuştu. Ya ben bu çocuktan önce nasıl geldim? İkimiz göz göze geldiğimiz zaman gözlerimi devirmemek için büyük bir çaba sarf ettim. Ne kadar da itici, soğuk, kural tanımaz, başarısız, kendini beğenmiş...ayy daha fazla bakamayacağım. Bu çocuk resmen benim özelliklerimin tam tersi. İkiz olsak ancak böyle olurduk. "Hadi gel oturda şu yaralarına hemşire baksın." Kapıda dikilmiş etrafı izleyen çocuğa inanamayarak baktım. Resmen ben şuan onunla sınanıyorum. Yanına gidip kolundan tuttuğum gibi uygun bir sedyeye oturttum. Hemşire Hanım ise yanıma gelip onunla ilgilenecek iken buna izin vermedi. "Gerek yok ben hallederim. Sadece beni yalnız bırakın." Ona iğrenerek bakıp sinirle yüzünü kendime çevirdim. Çenesini parmak uçlarımla nazikçe tuttum. Gözlerimi gözlerine dikip en derinine baktım. "Beyefendi geldiğimizden beridir sorundan başka bir şeye yaramayan, kavgacı, düzen bozan, aksi, kendini bilmiş, burnu havada, mafya tipli ergen..." Derin bir nefes alıp verdiğim zaman gözlerimi kapatıp açtım. Çocuk ise şaşkınlıkla bana bakıyordu. "Kim olduğunu bilmiyorum, bu da demek oluyor ki ek binada ki bir öğrencisin ve bu tarz olaylarından dolayı ya okuldan atılacaksın ya da bina değiştireceksiniz." Ceketini çıkarırken kollarına baktım neyse ki bir sorun yoktu. Yüzünde ciddi yaralar var gibiydi. Yavaşça ve oldukça dikkatli bir şekilde temizlerken bakışları beni buldu. "Sen Lavin Demirsin dimi? Şu okulun zeka küpü ve Başkanı. Adını çok duydum Prenses." Bakışlarımı ona çevirdiğim zaman yanaklarını sert bir şekilde tuttup çekmeye başladım. Acı içinde inlerken dudağının kenarında ki yara biraz açılmıştı. "Bana bak ukala, şansını fazla zorlama ve beni sinir etm-" Kapı birden açılınca içeriye Ateş girdi. Arkasından Alara, Naz, ve Cem girdi. Daha ne olduğunu anlamadan Alara beni itti ve Mert Karan'ın yanına gitti. "Bebeğim iyi misin?" Onlara gözlerimi devirerek baktığım zaman bakışlatım Ateş'i bulunca istemeden nefesim kesildi. Panikle geri adım attım. "Bro çok korktum, iyisin değil mi? Mert amca geldi..." Bana döndüğü sırada tüm bakışlar üzerime değince istem dışı Ateş'e baktım. Bana tebessüm edip yanıma geldi ve arkama geçip omuzlarımdan tuttu. "Tabi bizim minik kahramanı unutmamak l…

Bölümün tamamını WritePad'de oku