Sessiz Felaket

1.Bölüm

Yazar:

Sessiz Felaket - LioraSelas kitap kapağı
Sessiz Felaket kitap kapağı

Köşkün eski duvar saati sabahın yedisini vurduğunda duyduğum kuş sesiyle gözlerimi araladım. Her sabah olduğu gibi önce tavandaki işlemeleri izledim. Çocukluğumdan beri aynı manzaraya uyanıyordum: altın varaklı tavanlar, eski dönem tabloları, ve tarihten çıkıp gelmiş gibi duran devasa avize. Bazı insanlar böyle bir yerde yaşamayı masal sanırdı. Ben ise buna sadece 'mecburi ev' diyordum. Yatakta doğrulduğum gibi karşımda duran aynadan kendime baktım. Gerçekten yeni dönem başladı ve artık on birinci sınıf olmuştum. Kaldı son bir senem ve artık istediğim üniversiteye girebilecektim. Heyecanla yataktan zıplayıp derin bir nefes alıp verdim. Vücudumu gererken ellerimi birbirine vurup etrafımda döndüm. "Hadi Lavin, yeni dönem, dersler, sınavlar ve seneye üniveriste! Ayy sonunda bir mesleğim olacak." Gülerek aynanın karşısına geçtim ve kenarda duran beyaz sabahlığımı giydim. Gururlu bir şekilde dimdik durup kendime baktım. "Beyin Cerrahı Doktor Lavin Bozkurtoğlu, size nasıl yardımcı olabilirim." Aynadan kendime bakarken birden gülmeye başladım. Az kaldı, çok az bir süre sonra Dünya'nın en prestijli Tıp Fakültesine gireceğim. Etrafımda bir balerin gibi dönüp kendimi yatağa attıp tavanı izlemeye başladım. Sevinçle yerimde sıçrarken saate baktım. Biraz daha böyle kalırsam kesin geç kalacağım. Gülerek kalkıp etrafta koşmaya başladım. Odam, köşkün geri kalanı gibi gösterişli değildi. En azından ilk bakışta... Duvarlar kırık beyaza yakın sıcak bir renkle boyanmıştı. Tavan kenarlarındaki eski işlemeler yılların verdiği zariflikle hâlâ kusursuz görünüyordu. Kocaman pencerelerden içeri süzülen sabah ışığı, ince tül perdelerin arasından geçip odaya yumuşak bir aydınlık yayıyordu. Odamın en sevdiğim kısmıysa pencerenin hemen önündeki beyaz oturma köşesiydi. Üzerine açık pembe ve krem tonlarında küçük yastıklar bırakılmıştı. Yanındaki eski ahşap sehpanın üstünde yarısı okunmuş kitaplar, kurutulmuş çiçekler ve altın detaylı bir fincan duruyordu. Her yerde hafif bir lavanta kokusu vardı ve ben bu kokuya bayılırım... Yatağım beyaz işlemeli eski tarz bir karyolaydı. Başucunda küçük çiçek motifleri oyulmuştu. Üzerine bırakılmış krem renkli battaniye, odamın geri kalanı gibi sade ama pahalı görünüyordu. Tavanın ortasında asılı duran kristal avize hareket ettikçe duvarlara küçük ışıklar vuruyordu. Bir köşede eski plaklar, diğer tarafta dedemden kalma antika bir piyano vardı. Birden durdum ve aynadan kendime baktım. İnsanlar zenginliği abartılı şeyler sanıyordu. Yavaşça sabahlığıma dokundum. "Oysa gerçek zenginlik bazen yıllardır aynı yerde duran bir porselen vazoda saklıysa..." Başımı sağa sola salladım. Edebiyat kitapları okumayı bu aralar bırakamam lazım. Saate baktığım zaman baya geç kaldığımı fark ettim. Hızla koşarak banyoya geçtim. Üzerimi çıkarıp kenara yavaşça koydum ve musluğu açıp yüzümü yavaşça yıkarken koridordan gelen ayak seslerini duydum. Dadılardan biri çoktan odama girip toplamaya başlamıştı bile. "Günaydın genç hanım. Bugün nasılsınız?" Gülümseyerek ona bakarken bana havlu uzattı. "Kaç kere söyledim Meryem Abla, bana öyle hitap etmeyin. Burada hepimiz bir aileyiz." Meryem abla gülümseyerek gidip kuvetin suyunu açacaktı ki engel oldum. "Sadece duş alacağım, çünkü fazla vaktim yok. Eve geldiğim zaman banyo yaparım." Başını nazikçe eğip beni onayladı. "Kahvaltı hazır mı? Biliyorsun artık okullar açıldı ve artık geç kalkma devri bitti. Dedem umarım ki bu kuralı unutmamıştır." Güldüğü zaman başını olumsuzca sallayınca isyan ederek duşa kabine girdim. Off dede ama sen neden böylesin? Tamam daha yeni Mısır'dan geldik ve sen çok yoruldun ama piramitlerin tepesine helikopter ile inmeye çalışırken sorun yoktu. Ahh tabi sonra başım derde girecekti ki sağolsun dedem ve onun soyadının gücüyle olay hemen kapatıldı. Ama gerçekten tam tepede fotoğrafımız var. Bu adam normal değildi. Duşakaninden çıkarken bana havlu uzatan Meryem abladan gülerek aldım. Vücuduma bakım losyonlarını sürmeme yardım ederken aynadan ona baktım. "Babam ve annem hâlâ Çin'de v…

Bölümün tamamını WritePad'de oku