Sessiz Duvarlar

1. Bölüm: Garip His

Yazar:

Sessiz Duvarlar - satırlardagizli kitap kapağı
Sessiz Duvarlar kitap kapağı

İnsanlar bazı yerlere ait hissederlerdi. Bazen doğduğu yere, bazen büyüdüğü şehre… Bazen de kendisini bulduğu yere ait hissederdi. Ben de kendimi bulduğum o ülkeye ait hissediyordum, yani İtalya’ya. Hayallerimin peşinden koşarak geldiğim bu ülkede kendimi bulmuştum. Uzun zamandan beri de oradaydım. İlk gittiğim günleri bile daha dün gibi hatırlıyordum. Dilime tam oturmayan kelimeler, yabancı sokaklar, farklı milletlerden insanlar, sokaklarda elimde gezindiğim mimari çizimler ve kendimden başka kimseye güvenmediğim zamanlar… Üniversiteyi orada okumuş, ailemin desteği ile de kendi işimi kurmuştum. İlk başlarda ne kadar zorlayıcı olsa da bir şekilde üstesinden gelmeyi başarmıştım. Bu biraz da ailemin sayesinde olmuştu. Çünkü ne olursa olsun beni hiç yalnız bırakmamışlardı. Küçük projelerle başlayıp yavaş yavaş insanlara kendimi tanıtmıştım. Yaptığım işler beğenildikçe daha büyük teklifler gelmeye başlamıştı. Ve şimdi ise adımın geçtiği bir sürü proje vardı. Evler Okullar Hastaneler Ve daha sayılmayacak kadar çok restorasyon işlemleri. Bunları yaparken bile bir mekanın insana nasıl hissettireceğini dikkate alan biriydim. Dışarıdan bakan insanlara bu düşünce gereksiz gibi gelebilirdi ama benim için değildi. Yaptığım mekanların, oraya girip çıkacak insanların ilgisini çekmesini, aynı zamanda da kendilerini huzurlu ve güvenli bir ortamda hissetmelerini isterdim. Mekanları tasarlarken farklı şeylerden ilham almaya da bayılırdı. Bu yüzden de bazı zamanlar farklı mimari eserleri, müzeleri, sergi alanlarını gezmeye gider ve farklı fikirler toplardım. Bu fikirleri kendi tasarımlarımda çoğunlukla kullandığım için artık kendimden bıraktığım gizli bir imza gibi duruyordu. Mesleğimi gerçekten çok seviyordum ve kendimi başka bir meslek yaparken bile düşünemiyordum. Tam hayalimdeki gibi bir hayat yaşıyordum. Çoğu arkadaşım buralara kadar bile geleceğimi hiç düşünmemişlerdi. Onlara göre ben en fazla bir markette kasiyer olabilirmişim. Hep böyle söylerlerdi ve arkadaş ortamında bu artık rahatsız edici bir hal almıştı. Kendi hayal dünyalarında yaşamaya devam etsinler. Onlar olduğu yerde sayarken ben burada kendi işimin başındaydım. Onlara da söylemiştim. “Siz burada dalga geçmeye devam edin. Benim çalışmalarım boşa değil ve ben kafama koyduysam yaparım.” Hepsinin umarım kulakları çınlıyordur. Neyse, bunları düşünmeyi şimdi bir kenara bırakmalı ve tatilimin keyfini çıkarmalıydım. Onları düşünüp kendimi yormama gerek yoktu. İtalya’daki dur durak bilmeyen o yoğun iş temposuna ara verip, ailemin yanına Türkiye’ye dönmüştüm. İşlerimin yoğunluğundan ne ben ailemin yanına gelebiliyordum ne de onlar yanıma geldiğinde doğru dürüst onlarla vakit geçirebiliyordum. Tatile çıkmamın sebeplerinden biri de buydu. Zaten diğerini de tahmin etmek zor değil. Kendime biraz vakit ayırıp dinlenmek için buraya gelmiştim. Bu tatili cidden hak etmiştim. Ben etmeseydim de kim etseydi zaten? Yorgunluktan artık bitap düşmüştüm. Hatta biraz daha abartayım, az daha çalışsaydım hastanelik olurdum. O yüzden kesinlikle şarttı yani. Buraya geleli iki hafta olmuştu ama bana iki günmüş gibi geliyordu. O kadar hızlı geçmişti ki hiç anlayamamıştım. Annemi, babamı ve abimi o kadar çok özlemişim ki buraya geldiğimde anlayabilmiştim. Ne kadar çok özlediğimi. Kitap okurken niye birdenbire bu düşüncelere daldım, hiçbir fikrim yoktu. Annem elini gözümün önünde şıklatınca, kitap okumak yerine daldığımı fark ettim. Anneme döndüğümde bana gülümseyerek bakıyordu. “Kızım, daldın gittin. Kitap bu kadar sürükleyici olan ne?” dediğinde ne diyeceğimi bilemedim. Aslında en son ne okuduğumu bile hatırlamıyordum. Akşam yemeğine kadar iki üç sayfa okuyayım diye almıştım kitaplıktan ama hiç okumamıştım. “Başrol karakter kıza âşıkmış.” deyi verdim birden. Annem de bir bana, bir de elimde tuttuğum kitaba bakmıştı. “Ne kadar güzel. Âşık olan çocuğun ismi de Sokrates mi?” diye sorunca kitabı kendime çevirip baktığımda… Babamın kitaplarından aldığımı gördüm. Kitabın üstünde kocaman “Sokrates’in Savunması” yaz…

Bölümün tamamını WritePad'de oku