Bölüm 25
Yazar: NUR AKDEMİR

YAZARDAN SON SÖZ Bu kitabı bitirdiniz. Ama umarım sadece kitabı bitirmediniz. Umarım biraz durup düşündünüz. Çünkü bazen bir insanı kaybettikten sonra söylenen “Keşke”, hiçbir şeyi geri getirmez. “Keşke dinleseydim.” “Keşke fark etseydim.” “Keşke bir kere olsun gerçekten sorsaydım.” Bunları söylemek zorunda kalmamak için… İnsanları şimdi dinlemek lazım. Bir çocuk sessizleştiğinde “büyüyor” deyip geçmeyin. “İyiyim” dediğinde gerçekten iyi olup olmadığını sorun. Birinin davranışı değiştiğinde kızmadan önce nedenini anlamaya çalışın. Çünkü herkes derdini bağırarak anlatamaz. Bazıları susar. Bazıları gülümser. Bazıları “bir şeyim yok” der. Ama içlerinde kimsenin bilmediği bir savaş olabilir. Bu yüzden birbirimize biraz daha dikkat edelim. Birbirimizi yargılamadan önce dinleyelim. Kızmadan önce anlamaya çalışalım. Ve en önemlisi… Sevdiklerimize onları sevdiğimizi, onları kaybetmeden önce hissettirelim. Çünkü bazı “keşke”lerin telafisi yoktur. Ben bu kitabı sadece bir hikâye olsun diye yazmadım. Belki birinin kendi sessizliğini fark etmesi için… Belki bir annenin çocuğuna biraz daha dikkatli bakması için… Belki bir babanın “Nasılsın?” sorusunu gerçekten sorabilmesi için… Belki de bir insanın, yanında sessizleşen başka bir insanı fark etmesi için yazdım. Eğer bu kitabı okuduktan sonra hayatınızdaki bir kişiye dönüp, “Gerçekten nasılsın?” diye sorarsanız… Belki de Mine’nin sessiz çığlığı bir yere ulaşmış demektir. Keşke dememek için, sevdiklerinizin sessizliğine kulak verin. ~NUR AKDEMİR