Sessiz Çığlık

BÖLÜM 17 — O GECE O gece hiç uyumadım. Saatler b

Yazar:

Sessiz Çığlık – NUR AKDEMİR kitap kapağı
Sessiz Çığlık – NUR AKDEMİR kitap kapağı

BÖLÜM 17 — O GECE O gece hiç uyumadım. Saatler boyunca yatağımda oturdum. Bazen ağladım. Bazen duvarlara boş boş baktım. Bazen de içimde biriken her şey bir anda üzerime çöküyormuş gibi nefes almakta zorlandım. Aklımdan tek bir şey geçiyordu: “Ben daha ne kadar dayanacağım?” Siyah defterim yatağın yanındaydı. Ama bu kez yazacak gücüm yoktu. Sayfalar önümde duruyordu. Ben sadece onlara bakıyordum. Dışarıdan annemle babamın seslerini duydum. Önce alçaktı. Sonra yükselmeye başladı. “Bu hale gelmesini nasıl fark etmedik?” dedi annem. Babamın sesi geldi. “Ben ne yapabilirdim?” “Onu dinleyebilirdin!” “Ben de onun için uğraşıyorum!” “Uğraşmak başka, anlamak başka!” Gözyaşlarım yeniden akmaya başladı. Kulaklarımı kapattım. Ama sesleri duymaya devam ediyordum. Bir anda içimde tuttuğum her şey taştı. “YETER!” Sesim evin içinde yankılandı. Annem ve babam sustu. Ben ise ağlayarak devam ettim. “Yeter artık!” Hıçkırıklarımın arasından konuşmaya çalışıyordum. “Ben sizin kavga ettiğinizi duymak istemiyorum!” Kapının arkasından annemin sesi geldi. “Mine, kızım...” “Gelme!” Sesim çatladı. “Kimse gelmesin!” Babam kapının önüne geldi. “Mine, kapıyı aç.” “Beni rahat bırakın!” Sonra sesim bir anda kesildi. Bütün gücüm tükenmiş gibiydi. Yere çöktüm. Hıçkırarak ağlıyordum. Kapının açıldığını duydum. Annem beni görünce çığlık attı. “Mine!” Hemen yanıma koştu. “Yavrum...” Annemin sesi titriyordu. Ben cevap veremedim. Sadece ağlıyordum. Annem de ağlamaya başladı. “Ne olur kızım...” Babam içeri girdiğinde yüzündeki ifade değişti. Birkaç saniye hiçbir şey söylemedi. Sonra hemen telefonuna sarıldı. “Ambulans gönderin.” Sesi titriyordu. “Çok kötü durumda.” Telefonu kapattığında gözlerinden yaşlar akıyordu. Annem hâlâ yanımdaydı. “Ben buradayım kızım.” Sonra ağlayarak tekrar etti: “Ben buradayım...” Ama ben o anda hiçbir şeyi doğru düzgün duyamıyordum. Sesler birbirine karışıyordu. Annemin ağlaması... Babamın titreyen sesi... Dışarıdan gelen ayak sesleri... Sonra uzaktan bir ambulans sesi duyuldu. Yaklaştıkça içimde garip bir boşluk oluştu. Görevliler odaya geldi. Annem geri çekildi. Babam onlara bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Ama sesi sürekli kırılıyordu. Ben gözlerimi kapattım. Bir süre sonra beni hastaneye götürmek için hazırladılar. Annem arkamdan ağlıyordu. Babam kapının yanında öylece duruyordu. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu. O gece ilk defa babamın da korktuğunu gördüm. Ambulansın kapısı kapandı. Annem dışarıda kaldı. Babam onun yanında durdu. İkisi de ağlıyordu. Ambulans hareket etti. Şehrin ışıkları camdan geçip gidiyordu. Ben tavana bakıyordum. İçimde tek bir cümle vardı: “Beni neden bu kadar geç duydunuz?” Ve o gece, herkesin Mine hakkında bir fikri vardı. Ama hastanenin o soğuk koridorlarında ilk kez kimse Mine’nin ne düşündüğünü bilmiyordu. Çünkü Mine artık konuşacak halde değildi.

Bölümün tamamını WritePad'de oku