Sessiz Çığlık

BÖLÜM 15 — Kırılan Ev O sabah okula girdiğimde iç

Yazar:

Sessiz Çığlık – NUR AKDEMİR kitap kapağı
Sessiz Çığlık – NUR AKDEMİR kitap kapağı

BÖLÜM 15 — Kırılan Ev O sabah okula girdiğimde içimde kötü bir his vardı. Nedenini bilmiyordum. Ama bazı sabahlar insan, daha hiçbir şey olmadan bir şeylerin ters gideceğini hisseder. İlk dersten sonra müdür yardımcısı sınıfa geldi. “Mine, seni çağırıyorlar.” Ayağa kalktım. “Kim?” “Polisler.” Koridorda yürürken kalbim hızlandı. Odaya girdiğimde bu kez yalnız değillerdi. Annem ve babam da oradaydı. Bir an olduğum yerde kaldım. Annemin yüzü gergindi. Babam sessizdi. Polislerden biri sandalyeyi gösterdi. “Sen otur Mine.” Oturmadım. “Ne oldu?” Polislerden biri aileme döndü. “Bazı konuları sizinle de konuşmamız gerekiyor.” Sonra sorular başladı. Mine'nin son zamanlarda nasıl davrandığını sordular. Evde içine kapanıp kapanmadığını... Okul konusunda baskı olup olmadığını... Olaydan önce veya sonra davranışlarında bir değişiklik fark edip etmediklerini... Arkadaşlarıyla ilişkisini... O gün okuldan eve geldiğinde ne anlattığını... Annem cevap vermeye çalıştı. Babam da arada konuştu. Ben ise sessizce onları dinledim. Bir noktada polislerden biri babama baktı. “Mine'nin bu olaydan önce ciddi bir baskı altında olduğunu düşündüğünüz oldu mu?” Babamın yüzü değişti. “Her öğrenci gibi dersleriyle ilgileniyorduk.” Polis not aldı. “Peki Mine'nin kendisini yalnız hissettiğini hiç düşündünüz mü?” Bu kez annem sustu. Ben de başımı kaldırdım. Kimse cevap vermedi. O sessizlik, verilen bütün cevaplardan daha ağırdı. Bir süre sonra polisler aileme dönüp bazı konularda daha sonra tekrar görüşebileceklerini söylediler. Benimle de yeniden konuşacaklarını söylediler. Toplantı bitti. Annem ve babam benimle birlikte eve döndü. Yol boyunca kimse konuşmadı. Ama eve girdiğimiz anda sessizlik dağıldı. Babam kapıyı kapattı. “Bu işin içinden nasıl çıkacağız?” “Ben bir şey yapmadım.” Sesim çok kısıktı. “Ben sadece gördüğümü söyledim.” Babam öfkeyle bana baktı. “Peki neden sürekli senin adın geçiyor?” “Bilmiyorum!” İlk kez sesimi yükselttim. “Ben de bilmiyorum!” Annem araya girdi. “Mine, biraz sakin ol.” “Sakin olamam!” Gözlerim dolmuştu. “Kimse beni dinlemiyor!” Babam sert bir sesle, “Yeter artık!” dedi. Sonra öfkesine hakim olamayarak bana bir tokat attı. Bir anda her şey sustu. Elimi yüzüme götürdüm. Kimse konuşmadı. Ben de konuşamadım. Gözlerimden yaşlar akmaya başladı. Hıçkırarak odama koştum. Kapıyı kapattım. Yatağın kenarına oturdum. Nefes almaya çalıştıkça hıçkırıklarım arttı. Bir süre sonra siyah defterimi aldım. Sayfayı açtım. Kalem elimde titriyordu. Yazmaya başladım. --- “Ben artık ne yapacağımı bilmiyorum. Bugün yine herkes benden bir cevap istedi. Polisler cevap istedi. Annem cevap istedi. Babam cevap istedi. Öğretmenler benden bir şeyler anlamamı bekledi. Arkadaşlarım bana baktı. Akrabalarım hakkımda konuştu. Ama hiçbiri benim içimde ne olduğunu sormadı. Ben gerçekten çok yoruldum. Hem de insanların düşündüğünden daha fazla. Ben sadece bu olay yüzünden yorulmadım. Bu olaydan önce de yoruluyordum. Derslerden... Beklentilerden... Sürekli daha iyi olmam gerektiğini söylemelerinden... Bir hata yaptığımda herkesin onu görmesinden... Ama iyi olduğum zaman kimsenin fark etmemesinden... Bazen sadece bir gün boyunca kimsenin benden hiçbir şey beklememesini istedim. Bir gün. Sadece bir gün. Kimsenin notlarımı sormadığı... Kimsenin neden sessiz olduğumu merak etmediği değil, gerçekten merak edip beni dinlediği bir gün. Ama böyle bir gün hiç gelmedi. Şimdi bir de herkes bana şüpheyle bakıyor. Ben kendi gördüğüm şeyden emin değilken herkes benden gerçeği bilmemi bekliyor. Bugün babam bana vurdu. Canımı acıtan sadece o değildi. Beni anlamayan birinin öfkesi, insanın içine başka türlü dokunuyor. Ben babamın bana inanmasını istedim. Annemin beni savunmasını istedim. Bir öğretmenin çıkıp, ‘Mine bunu yapmaz,’ demesini istedim. Bir arkadaşımın yanıma gelip, ‘Ben sana inanıyorum,’ demesini istedim. Belki çok şey istemedim. Sadece bir kişinin yanımda olmasını istedim. Ama bugün odama geldiğimde yine yalnızdım. Hep yalnızdım. Belki de insanlar benim sessizliğimi güçlü ol…

Bölümün tamamını WritePad'de oku