BÖLÜM 13 — Şüphe Ertesi sabah okula girdiğimde ha
Yazar: NUR AKDEMİR

BÖLÜM 13 — Şüphe Ertesi sabah okula girdiğimde havada farklı bir şey vardı. Kimse yüksek sesle konuşmuyordu. Koridorlarda küçük gruplar oluşmuştu. Öğrenciler birbirlerine bir şeyler anlatıyor, sonra öğretmenlerden biri yaklaşınca hemen susuyorlardı. Ben de ne olduğunu anlamaya çalışarak sınıfa girdim. Daha çantamı bırakmadan dışarıdan siren sesi geldi. Herkes aynı anda kapıya yöneldi. Pencereden baktığımda okulun önünde iki polis aracı duruyordu. İçimde bir şey sıkıştı. Dün gördüğüm gölge aklıma geldi. Kâğıtlar. Merdivenler. O koridor... Bir öğretmen sınıfa girip kapıyı kapattı. “Kimse koridorlara çıkmasın,” dedi. Sesinde alıştığımız öğretmen sesinden farklı bir ciddiyet vardı. Kimse soru sormadı. Bir süre sonra dışarıdan ayak sesleri gelmeye başladı. Kapının önünde birkaç kişi durdu. Sonra kapı açıldı. İki polis içeri girdi. İçlerinden biri sınıfa bakarak konuştu: “O gün yaşanan olayla ilgili bazı öğrencilerle tekrar görüşeceğiz.” Kalbim hızlandı. Ben başımı eğdim. Sanki ne kadar görünmez olursam o kadar güvende olacaktım. Ama birkaç dakika sonra ismimi duydum. “Mine Bulut?” Başımı kaldırdım. “Benim.” “Bizimle gelir misin?” Sınıftaki bütün bakışların üzerime çevrildiğini hissettim. Ayağa kalktım. Koridora çıktığımda bacaklarım ağırlaşmıştı. Beni küçük bir odaya götürdüler. Masada birkaç kâğıt vardı. Polislerden biri oturmamı söyledi. “Daha önce anlattıklarını tekrar dinlemek istiyoruz.” “Ben zaten anlatmıştım.” “Biliyoruz.” Sesi sakindi. “Bu kez bazı ayrıntıları netleştirmemiz gerekiyor.” Sorular başladı. O gün nerede olduğumu sordular. Kiminle konuştuğumu sordular. Koridora neden gittiğimi sordular. Gölgeyi ne kadar süre gördüğümü sordular. Ben cevap verdikçe kendi anlattıklarımdan bile şüphe etmeye başladım. “Yüzünü gördün mü?” “Hayır.” “Sesini duydun mu?” “Hayır.” “Emin misin?” Duraksadım. “Sanırım.” Polis not aldı. “Sanırım mı?” Başımı eğdim. “Bilmiyorum.” Bu kelime ağzımdan çıktığında içim daha da daraldı. Çünkü gerçekten bilmiyordum. Bir süre sonra görüşme bitti. Odaya geri döndüğümde sınıftaki herkes bana baktı. Kimse bir şey sormadı. Ama bakışlar yeterince şey söylüyordu. O gün okul çıkışında polisler hâlâ oradaydı. Öğretmenler kendi aralarında konuşuyor, bazı öğrencilerin aileleri okulun önünde bekliyordu. Ben çantamı omzuma takıp kapıya doğru yürüdüm. Tam çıkacakken arkamdan bir öğretmenin sesi geldi. “Mine.” Döndüm. “Yarın da okulda ol.” “Niye?” Öğretmen bir an sustu. “Polisler seninle tekrar görüşmek isteyebilir.” Başımı salladım. Dışarı çıktım. Hava soğuktu. Eve doğru yürürken tek bir şey düşünüyordum. Ben sadece bir gölge görmüştüm. En azından gördüğümü sanıyordum. Ama şimdi herkes o gölgenin peşindeydi. Ve nedense... Gölgeye yaklaştıkça, olayda bana yaklaşıyordu. BÖLÜM SONU