Sessiz Çığlık

BÖLÜM 12 — Gölgenin Ardından Telefon ekranında du

Yazar:

Sessiz Çığlık – NUR AKDEMİR kitap kapağı
Sessiz Çığlık – NUR AKDEMİR kitap kapağı

BÖLÜM 12 — Gölgenin Ardından Telefon ekranında duran son cümleye tekrar baktım. “Yarın eski koridora gitme.” Mesajın altında başka hiçbir şey yoktu. Cevap yazmayı düşündüm. Sonra vazgeçtim. Telefonu masanın üzerine bıraktım. Belki de gitmemeliydim. Zaten oraya gitmek istemiyordum. Çünkü o koridoru düşündüğüm anda, birkaç saniyelik o görüntü yeniden gözümün önüne geliyordu. Koyu renkli bir siluet. Hızlı adımlar. Merdivenler. Sonra... Hiçbir şey. Yüz yoktu. Ses yoktu. Sadece bir gölge. Ertesi gün okula gittiğimde eski koridora gitmedim. Ama ondan uzak durmak düşündüğüm kadar kolay değildi. Her teneffüste gözüm istemsizce o tarafa kaydı. Koridorun başından bile görünüyordu. Sıradan bir duvar. Birkaç kapı. Merdivenler. Hepsi buydu. Ama benim için artık sadece bunlardan ibaret değildi. Bir ara koridorun başında durup uzaktan baktım. İçimde garip bir his vardı. Sanki biraz daha bakarsam o günü yeniden yaşayacaktım. Gözlerimi çevirdim. Tam o sırada duvarın üzerinde hareket eden bir gölge gördüm. Bir an olduğum yerde kaldım. Kalbim hızlandı. Gözlerimi tekrar çevirdim. Bu kez hiçbir şey yoktu. Pencereden gelen ışığın duvarda oluşturduğu sıradan bir gölgeydi. Derin bir nefes aldım. Ama bu küçük olay bile kafamı daha çok karıştırmıştı. Çünkü artık kendime şu soruyu soruyordum: Ya o gün de sadece bir gölge gördüysem? Belki korku, zihnimi yanıltmıştı. Belki gerçekten orada biri vardı. Belki de ben o anın şokuyla gördüğüm şeyi yanlış hatırlıyordum. Hangisinin doğru olduğunu bilmiyordum. Ders boyunca bunu düşündüm. Öğretmenin sesi uzaktan geliyormuş gibiydi. Defterimdeki boş sayfaya bakıyordum. Kalemi elime aldım. Bir şey yazmak istedim. Ama ne yazacağımı bilmiyordum. Çünkü yazacağım her cümleden şüphe ediyordum. “Birini gördüm.” Hayır. Emin değildim. “Bir gölge gördüm.” Bundan da emin değildim. Kalemi bıraktım. İlk defa kendi hafızamdan korktum. Akşam eve geldiğimde odama geçtim. Gün boyunca yaşadığım her şeyi tekrar düşündüm. Eski koridora gitmemiştim. Kimseyle bu konuyu konuşmamıştım. Ama yine de içimdeki huzursuzluk geçmiyordu. Çünkü ortada cevaplanmamış bir şey vardı. O gün gerçekten ne olmuştu? Ve ben gerçekten ne görmüştüm? Yatağıma uzandım. Gözlerimi kapattığımda yine aynı görüntü geldi. Gölge. Merdiven. Kâğıtlar. Fakat bu kez görüntünün içinde daha önce fark etmediğim bir şey vardı. Sanki gölge merdivenlere yönelmeden önce... bir anlığına durmuştu. Gözlerimi hemen açtım. Kalbim hızla çarpıyordu. Bu ayrıntıyı gerçekten hatırlıyor muydum? Yoksa zihnim şimdi de olmayan bir şeyi mi ekliyordu? Bilmiyordum. Ama ilk kez, o gün gördüğüm şeyin sadece bir gölge olmadığını düşündüm. Belki de o gölge gerçekten oradaydı. Ve belki... benim onu hatırlayamamamın bir nedeni vardı.

Bölümün tamamını WritePad'de oku