Bölüm 9
Yazar: NUR AKDEMİR

Bölüm 9 — Kırılmadan Önce Gözlerimi birkaç saniyeliğine kapattım. Annemin sesi yeniden duyuldu. "Mine! Daha ne kadar bekleyeceksin?" Defteri usulca kapattım. Kalemi sayfanın arasına bıraktım. Çekmeceyi yavaşça ittim. Sanki kapağı kapatınca düşüncelerim de içeride kalacakmış gibi... Kapıyı açıp merdivenlere yöneldim. Mutfaktan gelen yemek kokusu bütün evi sarmıştı. Annem tabakları masaya dizerken bana kısa bir bakış attı. "Neden bu kadar oyalanıyorsun?" "Biraz ders notlarıma bakıyordum." Başını salladı. Başka bir şey söylemedi. Masaya oturduğumda babam televizyonun sesini kıstı. "Bugün okul nasıldı?" "İyiydi." Bu cevabı verirken kendime bile inanmadım. Babam çatalını tabağa bıraktı. "Her gün aynı cevabı veriyorsun." Çünkü her gün aynı sorular soruluyordu. Ve hiçbirinde gerçekten cevabım merak edilmiyordu. Yemek boyunca konuşmalar kısa sürdü. Annem ertesi gün yapılacak işleri anlatıyor, babam arada gazeteden okuduğu haberleri söylüyordu. Ben ise önümdeki tabağa bakıyordum. Kaşığı elimde tutuyor ama düşüncelerimi bir türlü toparlayamıyordum. Yemek bitince sessizce tabağımı mutfağa götürdüm. Annem arkamdan seslendi. "Derslerini bitirmeden uyuma." "Tamam." Odamın kapısını kapattığımda derin bir nefes aldım. Masanın üzerindeki kitapları açtım. Matematik... Tarih... Türkçe... Sayfalar önümde duruyordu. Ama kelimeler sanki birbirinden kopuktu. Bir paragrafı defalarca okudum. Yine de aklımda tek satır kalmadı. Pencerenin önüne geçtim. Sokak lambaları yanmıştı. Karşı apartmanın balkonunda küçük bir çocuk gökyüzünü göstererek bir şeyler anlatıyordu. Annesi gülümseyerek onu dinliyordu. İçimde tarif edemediğim bir boşluk oluştu. İnsan bazen başkasının mutluluğunu kıskanmazdı. Sadece öyle bir anın nasıl hissettirdiğini merak ederdi. Telefonum titredi. Sınıf grubuna peş peşe mesajlar düşüyordu. Yarın yapılacak sunumdan bahsediyorlardı. Birisi yanlışlıkla komik bir fotoğraf göndermişti. Ardından onlarca gülme emojisi geldi. Ekrana birkaç saniye baktım. Sonra telefonu sessize aldım. Odam yeniden eski sessizliğine döndü. Gece ilerledikçe gözlerim ağırlaşmaya başladı. Kitabı kapatıp yatağıma uzandım. Tavana bakarken aklıma okulun koridorunda duyduğum kahkahalar geldi. Bir gün önce bana sıradan gelen o sesler... Nedense şimdi zihnimden çıkmıyordu. Belki de bazı anlar, daha yaşanmamış olayların sessiz habercisiydi. Gözlerimi kapattım. Yarının nasıl bir gün olacağını bilmiyordum. Ama içimde, açıklayamadığım bir huzursuzluk vardı. Sanki görünmeyen bir gölge... Yavaş yavaş bana doğru yaklaşıyordu. --- " "Bazen yaklaşan fırtınayı ilk hisseden gökyüzü değil, insanın içindeki sessizlik olur." Bölüm Sonu