SERÇE

BÖLÜM 5: "Gökyüzüne Uzak"

Yazar:

SERÇE – Valivy kitap kapağı
SERÇE – Valivy kitap kapağı

“O adamı elime geçirirsem-” dedi Dicle sinirle. “ Babasının götünden ayrılmasaymış hiç ya-” “Dicle…” diye mırıldandım. İkimizin ses tonu birbiriyle fazlasıyla zıt kalıyordu şu anda. Bir anda dönüp bana bakınca sustu. “Özür dilerim…” dedi derin bir nefes alıp. “Sadece… Nasıl hâlâ onu savunabiliyor? Sana yaptıklarını bilmiyor mu? Annene-” “Bilmesi bir şey değiştirmiyor demekki.” diye lafını kestim. Bilmesi bir şey değiştirmiyordu. Bende biliyordum. Bir zamanlar yaşadığım günlerin tüm detaylarını hatırlıyordum. Ezberimdeydi her biri. Ama büyüdükçe siliniyordu bazı şeyler. Yavaş yavaş bazı parçaları gitmişti o anıların… Mesela nasıl çıkmıştım ordan? Nasıl dayıma ulaşmıştım? Silikti bir çok şey. Ne kadar silinselerde, hissedilenler aynı kalmıştı. Demek ki bu abim için geçerli değildi. “Öğretmen olacak bir de…” diye sinirle mırıldandı Dicle. Elini saçından geçirdi. “Çocukların aklına da giriyordur bu böyle.” En büyük korkum da buydu. Ya öyleyse? Her biri çocukken eğitilmeye başlanırdı böyle şeyler için. Beyinlerini yıkamak daha basit olurdu. Cahil insanlardı her biri… Beyinlerine işlenen uğruna can verip can alıyorlardı. Ve ben bunu engellemek için öğretmen olmak istiyordum… Çocukken istiyordum. Elimle yüzümü ovaladım… Konuyu değiştirme ihtiyacı duyuyordum. “Nehir ablamların orda bi asker vardı.” “Ne askeri?” dedi. Sesindeki sinir, şaşkınlığa yer bırakmıştı. “Bu çevrede bi tane askeri üs var ama o da çok yakın değil, asker ne arasın burda-” “Dağlık yerde sayılırız şuan ya, Dicle.” dedim. “İtlerle dolu oluyor ya genelde bu tür yerler.” “Onlar bu civarlarda takılmıyor ki.” dedi boş boş bakarak. Yine beyni ermişti çok bilgisayara bakmaktan. “Dediğin gibi daha çok dağ-” “Dicle bu teröristler neye karşı en çok?” diye sordum, bıkmış bir bakış atarak. “Heee,” dedi sonunda dank edince. “Eğitime karşılar.” “Aynen öyle.” diye cevap verdim. Teröristler en çok eğitime karşılardı. “Herhangi bir saldırı olursa falan diye güvenlik amaçlı ordaymış yani o asker de.” “Buradaki üsttendir o zaman.” dedi. Çoktan bilgisayarına dönmüştü. “Bakayım ben bir. Hem en son yer değişmişti seninkiler. Buradalar mı öğrenmeye çalışırız.” Seninkiler, dediği peşimde olan timdi. İsimlerini bilmiyorduk ama hepsinin lakapları vardı kendilerince. Üsteğmenleri “Pusu”, timin keskin nişancısıydı. Benim favorimdi kendisi. Teğmen “Cengaver”, Pusu’nun peşinden ayrılmayan, yakın çatışma uzmanları. Pusu çatılarda değilse genelde göt götelerdi. Astsubay Kıdemli Çavuş “Ayaz” ve Astsubay Başçavuş “Zifir” vardı. Bunlarda çoğunlukla birlikte çalışıyorlardı. Gördüğüm kadarıyla öyleydi yani. Ayaz tıbbi destek ve Zifir de teknoloji uzmanlarıydı. Bir kere az kalsın Dicle’nin sistemine girmeyi başarıyordu. Kusura bakma, Zifir. Benim teknoloji uzmanım daha donanımlı. Astsubay Kıdemli Başçavuş “Kuzgun”, istihbarat uzmanları. Güzel iş yapıyordu. Çok duymuştum ismini. Asteğmenleri “Bomba” vardı bir de. Daha ismini duyunca anlamıştım görevini. Patlayıcı uzmanıydı. Ve de Patron vardı. Benim peşime bunları takan adam. Hepsinin dosyaları, en önemli dosyalardan da gizli tutuluyordu. Dicle ne kadar uğraşsa da erişememişti. Sadece bir dosyada takma adlarını, rütbelerini ve görevlerini öğrenebilmiştik. Bunlar bana pek fayda sağlamamıştı ama yapacak başka bir şeyde yoktu. Her an sistemlerinde olduğumuzu biliyorlardı. En değerli timlerini bize yem edemezlerdi. “İsmi neydi öğrenebildin mi?” diye soran Dicle'yi duyunca yüzümü ellerimden çekip ona baktım. “Bir sürü asker var. Uzun sürer öbür türlü.” “Fetih.” “Fetih…” diye mırıldandı kendi kendine. “Soyadını bilme şansın?” Kafamı sağa sola salladım. Sallamamla başıma ağrının vurması bir oldu. Avuçlarımı şakaklarıma bastırıp gözlerimi yumdum. İlacımı almayı unutmuştum bugün. “İlacını al, yat sen.” dedi Dicle. Hemen anlamıştı. “Ben bişey bulursam uyandırırım seni.” “Diğer iş nolucak?” dedim ayağa kalkarken. “Anlaştığımızı söyledin mi?” “Evet.” dedi bana bakmadan. “Ama ben hâlâ görevi alman taraftarı değilim.” “Anlaştığımızı söylemişsin bir kere,” dedim. “ger…

Bölümün tamamını WritePad'de oku