SENARYONUN DIŞINDA

Beyaz Cehennem

Yazar:

SENARYONUN DIŞINDA - elif kitap kapağı
SENARYONUN DIŞINDA kitap kapağı

İnsanlar bencil bir mahlukardır. Yönetmek isterler; öteki insanları, yaşanacakları kısaca dünyayı yönetmek isterler. Bende yönetmek istedim ama sadece kendi hayatımı. İşte o an anladım, hayat sadece birinin değil, hepimizin hayatı. Birinin yaptığı ufak bir bencillik, herşeyi ters düz edebiliyor. Kiminin canına kiminse aklına mâl olabiliyor. Babamın bencilliği ise ikisine de mâl olmuştu, annemin canına, benim de aklıma. Daha 6 yaşındaydım neyden kaynaklandığını bilmediğim bir kavgayı kapının aralığından izlerken, tam o sırada omuzumda bir el hissetim. "Merak etme, korkma ben onları ayıracağım." En güvendiğim ses bana kormama gerek kalmadığını söylemişti ve o an bütün korku uçtu gitti. Ta ki odadan o ses gelene kadar. Ayna kırıldı ve birşey yere düştü. Arkamı döndüğümde o yere düşenin annem olduğunu gördüm. Annem kafasının arkası kıpkırmızı bir göl olmuş şekilde yerde yatıyordu. Zar zor bir şekilde ağzını açtı ve ben ne diyeceğini beklerken, babam kırılan aynanın bir parçasını hızla yerden aldı. Bir sonraki hamlesi anneme doğur oldu ama tam olarak hamlesini göremedim çünkü halam çoktan gelmiş ve benim kolumdan tutup geriye çekerek odaya girip kapıyı kapattı. Sonrası bağrışlar, ağlayışlar ve ambulans. Annemin ceseti görüğüm ilk cesset değildi. Daha altı yaşında iki tane cinayet görmüştüm. Kimsenin haberi olmadığı o ilk ceset. Belki bu yüzden annemmin ölümüne bu kadar şaşırmamıştım. Çünkü babamla kavga eden herkes ölür. Bunu söyleyen kişi kendisiydi. O ilk cinayetti işlediğinde yanıma geldi, eğilip kanlı elleriyle kollarımı tuttu. "Sen iyi bir kız ol ve babanla kavga etme çünkü onunla kavga eden herkes ölür." "Annemle de kavga ediyorsun ama." Yüzünde anlamsız bir gülümseme oldu. "O da ölücek zaten." Kader çoğu zaman ağlarını senin için örmüş olur. Sen ne kadar uğraşırsan uğraş ondan kaçamazsın. Sadece hayaller ile kendine yalan bir dünya kurarak bir kaçış yolu bulursun. Ben de bunu yaptım. Ve olmaması gerek oldu. İnsandım, sanki annem gerçekten yanımdaymış gibi, onu görüyormuşum gibi davrandım. Ve bunun sonucunda koskoca bir dört yıl hayatımdan çalındı. Oraya ilk girdiğim andan itibaren içimde ki en net duygu, korkuydu. Önce beni tamamen soylular bir kadın vücudumu inceledi, o soğuk elleriyle kollarımı, bacaklarıma dokunup inceledi ve üzerime bembeyaz bir elbise geçirdiler. O sırada annem beni kapının önünden izliyordu. Korktuğumu gördüğü halde yardım etmemişti. Gözyaşlarımı silmedi, saçımı okşamadı. Sadece baktı. Beni ablaların olduğu bir odaya koydular. "Bak burası senin yatağın, otur buraya." Tombul yanaklı, gülümseyen bir abla oturmamamı istedi ama ben önce anneme baktım, o kafasıyla oturmama izin verince oturdum. "Cidden çok korkunçsunuz." Kadının yüzündeki gülümseme tamamen silindi. Annemi görmemişti ve benim ondan izin beklemem onu korkutmuştu. Yatığımın yanında ki yatakta oturan kız, ablanın sözleri ile deliye döndü resmen. "Defol git lan o zaman!" Dedi ve hızla kadının boğazına yaptıştı. Kadının bağrışları ile odaya bir sürü insan geldi. Ben ise yatağın ucunda bacaklarımı kendime çekmiş bir şekilde kulaklarımı kapatıp oturuyordum, annemde bana sarılıp korkamamı söylüyordu. O kızı alıp götürdüler, nereye gittiğini bilmiyordum, meğersem sonradan benim de gideceğim o beyaz odaya gidiyormuş. Duvarlar, yerler, kapı bembeyaz bir kumaşla kaplı bir oda. Ellerimizi arkadan bağladıkları bir kıyafet ile oraya atıyorlardı bizi. "Çıkıntılık yapılan çiviye vurmak lazım." Bu söz her söylediğinde birisi beyaz cehenneme gidiyordu. Çünkü normal insanlar olmamız gerekiyordu. Bana Özel ders vermeye gelen öğretmen ve iki haftada bir ziyaretime gelen halam dışında, toplumun 'normal' olarak adlandırdığı kimse yoktu yanımda. Çünkü bana göre oradaki hasta bakıcıların da hatta doktorların bile bizden kalır bir yanı yoktu. Burada kala kala onlarda bizim gibiydi olmuşlardı sanki. Boş duvarlar, beyaz elbiseler, ilaçlar ve daha niceleri. Dört yıl boyunca o tımarhane denilen delikte kaldım. Bütün benliğinimi hayallerimi ve umutlarımı kenara bırakmıştı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku