Sen Hep Bendeydin

Eksik Parça

Yazar:

Sen Hep Bendeydin - Ennur Sophia kitap kapağı
Sen Hep Bendeydin kitap kapağı

Selam 👋🏻 İlk bölümle sizinleyim. Deniz, Tuna ve Nil yani nam-ı değer Toprak altı sene öncesinde kafamda hayat buldular. Kafamın içinde sürekli konuşan sesler vardı ve en son birer isimleri oldu, bazılarının:) Altı yıldır bazı sebeplerden dolayı devam ettiremediğim hikayemi sizinle yeniden buluşturmak benim için gerçekten çok heyecanlı. Ben lafı fazla uzattım bundan sonrasını Deniz, Tuna ve Toprak’a bırakıyorum. Fikirlerinizi yorum olarak yazarsanız çok memnun olurum:) Bir de bölümün şarkısı Kendimden Hallice - Seni Bulmak İçin Kayboldum 🙃 İyi okumalarrr:) 🎨 Paletimdeki boyalar kadar karanlıktı zihnim, belki buradaki boyaların renkleri birbirine karışıp bir bütün oluşturuyordu; ama benim kafamda, ne kadar uğraşsam da, bir araya gelemeyen parçalar vardı. Ah, Toprak, unutma o kadar karmaşa içinde bile bir düzen arıyor ruhun. Her şey birbirine girmişti ama belki de bu, içimde kalan son parçaların yerlerine dönmeye çalışmasıydı. Gürültüsüz, acele etmeden. Benim bu kez düşündüğüm tek şey Deniz'di. Ondan sakladıklarım... Çizerek unuttuğum hayatta mutluluk diye bir kavram aklıma bile gelmiyordu. Ama tekrar hatırladığımda hayat en acı resmiyle gözümün önüne geliyordu, boğuyordu çoğu zaman beni. Şu zamanlar yaptığım tek şey deli gibi resim çizmekti, aklımdakilerden ben kaçarken Deniz'e anlatamazdım. Çizim yapmak bana aslında olduğum kişiyi unutturuyordu. Beni duymadığın tek an çizim yaptığın zaman çünkü Toprak. Hayat hiçbirimize gülmediği gibi bana da gülmedi. Daha çok küçükken başladı her şey. Mutsuzdum. Ama en çok, herkes gibi mutlu olmaktı en büyük hayalim. Birini mutlu etmek mi daha kolay olanıydı yoksa mutlu olmak mı, hiçbir zaman öğrenemedim. Belki de hiçbir zaman öğrenemeyeceğim. Karşımda tuvalim dakikalardır öylece duruyordum. İki ay kadar önce benden istenilen ve üç gün sonra teslim etmem gereken özel tabloya hala başlamamıştım. Benden kafama göre bir tablo yapmam istenmişti, özel olmasının nedeni de tam olarak bu yüzdendi. Daha önce satmak için hiç resim çizmemiştim. Bu biri için çizdiğim ilk tabloydu, ilk göz ağrım. Ressam olabilmek için yeterli tüm eğitimleri alarak başladım resim çizmeye. Asıl mesleğim ressamlık olmadığı gibi bunu bilenlerin sayısı da elbette ki azdı. Meral, Esra, Demir ve Deniz. Ama hepsinden ayrı tuttuğum tek kişiydi, Deniz. Hayatımın her anına hakim ve hatta önemli kararlarımın en büyük destekçisiydi. Kendi mesleğimi bırakıp hobi olarak başladığım ama daha sonra tüm hayatımı kapsayan ressamlığa ilk adımımı da Deniz sayesinde atmıştım. Zaten hayatımda ne zaman önemli bir karar verecek olsam Deniz biterdi yanımda. Tek ailem. Aile ; Deniz demek benim için, daha 6 yaşındayken tanıdım onu. En aciz zamanımda, ağlarken, tek başımayken. Yetimhanede kalıyordum, annemle babamın trajik ölümü benim orada büyümeme vesile olmuştu. Kaldığım yetimhane kız-erkek karışıktı. Aslında pek karışık da değildik binalarımız farklı, dışarıda oynadığımız bahçe aynıydı. Deniz'le de o bahçede tanışmıştık. Orada kalmaya başladığım ilk haftalarda alışamamıştım oraya, gün boyunca yaptığım tek şey ağlamak ve Müdüre Aslı'nın tesellilerini dinlemekti. Çok şaşırıyordum oradaki çocuklara, her şeye çabuk adapte oluyorlardı, gülebiliyorlardı. Bazen çok abarttığımı düşünmeme neden oluyordu bu durum. Çünkü ben gün boyu depresif takılırken onlar yeni yuvalarına, yeni oyuncaklarına, yeni arkadaşlarına ve hatta yeni ailelerine bile alışmışlardı. Artık orada olmaya alıştığım günlerden biriydi, Deniz'le tanıştığım gün. İlk günlerden tek farkı elim boynumdaki annemin kolyesine gittiğinde ağlıyordum sadece. Polislerin 'Bunlar ailenin.' deyip verdiği delil poşetinden çıkan annemin kolyesine. Hiç arkadaşım yoktu, o yüzden bahçeye çıktığımda yaptığım tek şey bankta oturup diğerlerini izlemekti. Onlar oyun oynarken, ben sadece izlerdim. Bahçeye çıktığım sıradan bir gündü. Ama o gün biraz farklıydı. Bahçenin diğer ucunda, karşı binadan birkaç çocuk toplanmıştı. Alışılmış bir görüntüydü ama o gün farklı olan şey, çocukların arasında birinin bana bakıyo…

Bölümün tamamını WritePad'de oku