ŞEHRİYAR

25.Bölüm

Yazar:

ŞEHRİYAR – Çiğdem Kılınç kitap kapağı
ŞEHRİYAR – Çiğdem Kılınç kitap kapağı

“Seni öldürmem ama keşke ölseydim dersin. Niye öyle merhamet diler gibi bakıyorsun? Aynısını bana yapmadınız mı? Sen ağaydın. İsteseydin kardeşinin ölümüne dek her şeyi durdurabilirdin ama kınanmak daha ağır geliyordu, değil mi? Birini öldürtmekten değil, diğer aşiretlerin sözlerinden korkuyordun. Töre’nin emrettiği şey, sizin soy sop kibriniz insanları yetim, öksüz, babasız, anasız, evlatsız bıraktı. Sizin töreniz bu? Şimdi kan hakkı bizdedir diyor. Rohat’ın canını mı alalım? Ben yapmam ama sekiz bin kişinin içinde bunu yapacak olan çok kişi var. Yeğenin Rohat’tan sonra Agit… Kaç erkek varsa sırada ağalığınız için. Hepsinin kanı akacak ve siz küçümsediğiniz Şerolara hiçbir şey yapamayacaksınız çünkü Ağa Beg bizim tarafımızda.” Celo Ağa ona bakmakla yetindi. Toydur sanıyordu Diyar’ı ama belli ki dersine iyi çalışmıştı. Biliyordu töreyi, örfü, âdeti. Daha da önemlisi korkmuyordu. Korkmadığı için de dediklerini yapacağını biliyordu. Sessiz kaldı Celo Ağa. Diyar dışarı çıkmak için bir adım attı, tam yanında durdu Celo Ağa’ya bakmadan konuştu. “Hem sen bir kere aşiretin için canını öldürttün, bir kere daha yaparsın.” Yanından geçip geldiği kapıdan tekrardan çıktı. O an sabah ezanı duyuldu yakınlardaki bir camiden. Diyar, çoğalan güvercin seslerinin altında koridoru döndü. Nereye gittiğine takılmıyordu, görülürse diye de korkmuyordu. Sadece bir an önce çıkıp gitmek istiyordu bu konaktan. Yeniden bir köşeyi döndü ki bir çifte ile burun buruna geldi. Ne olduğunu dahi anlamamıştı. Kendine uzanan silaha ve tutan kişiye bakınca şaşırdı. Uzun, geniş bir kıyafet giymişti bugün, belli ki namaza kalkmıştı. Zülüf’ün çatık kaşlarına, sert bakan gözlerine baktı. “Nasıl girdin buraya?” “Sen nasıl gizliden kaçıyorsan öyle…” “Ne istiyorsun babamdan?” “Merak etme, öldürmedim.” Zülüf ona keskin bir bakış attı. Ardından bakışları elinde tuttuğu silaha kaydı. Yıllardır babasının çekmecesinde bulunan, halasından hatıra kalan silahı tanıdı hemen. “Emanet almak için niye bu saati seçtin?” “Buradaki ağalar böyle saçmalıkları seviyormuş.” Diyar’ın yüzündeki sakin ifade ile biraz yumuşadı çehresi Zülüf’ün. Eğer babasını öldürmeye gelmediyse belli ki emanetini almaya gelmişti. Diyar’ın niyetinin kötü olduğundan vazgeçti. Buraya belli ki kan almak için gelmemişti. Bu yüzden elindeki çifte namlusunu yavaşça indirdi Zülüf. “Sen öyle saçmalıklar yapacak bir adama benzemiyordun.” “Benzemedim diye dün nişanlın beni evimden kaldırdı.” Zülüf onun kimi kastettiğini elbette anladı. Memlekette kendi adı sadece bir kişi ile yan yana anılırdı. O an fark etti Diyar’ın yüzünü. Sağ kaşının üstündeki küçük yara bandına ve dudağının kenarındaki yaraya baktı. Rohat belli ki uğraşıyordu Diyar’la. “Benim nişanlım değil o.” “Herkes öyle diyor.” İtiraz edecek oldu Zülüf ama bir kapı açılma sesi duydu. Dikkat kesildi. Ardından ayak sesleri duyuldu. İkisi de sesin geldiği yöne baktı. Annesi sabah namazına uyanmıştı ve birazdan onu uyandırmaya gelecekti. Zülüf telaşa kapıldı. Eğer Diyar’ı burada görürse diğerlerini çağırırdı, kan akardı bu defa. Üzerine bir de sülalesi bu adamın canının derdinde iken. Evvela ne yapacağını bilmedi, sonra tek seçeneğe kaldı. Beklemeden odasının kapısını açtı ve fısıltı ile konuştu. “İçeri gir.” Diyar hareket etmeden onun ne yaptığını anlamaya çalıştı ama Zülüf onun anlamasına fırsat vermeden, beklemeden kolundan tutup odaya doğru çekti, ardından da kapıyı kapattı. Diyar’ın gözleri kızın endişeli çehresindeydi. Kendisini mi koruyordu şimdi bu narin kız? Cüssesinden büyük av tüfeği elindeyken Diyar ona bakakaldı. “Zülüf,” dedi lakin Zülüf kaşları çatık, ona susması için işaret parmağını dudaklarına götürdü. Sessizce ayak seslerinin önlerinden geçmelerini beklediler. Ayak sesleri yavaş yavaş kayboldu. Namaza kalkan annesi değil, yengesi Berfe’ydi. Hemen Diyar’ı buradan çıkarmalıydı. “Rohat’ı seviyor musun?” diye birden sorunca Diyar, Zülüf yanlış duyduğunu varsayarak ona baktı. “Ne?” “Rohat’la evlenmek istiyor musun?” Zülüf, konunun neden Rohat’a geldiğ…

Bölümün tamamını WritePad'de oku