ŞEHRİYAR

22.Bölüm

Yazar:

ŞEHRİYAR - Çiğdem Kılınç kitap kapağı
ŞEHRİYAR kitap kapağı

“Sen de dedin ki fırsat bu fırsat, Hatun Ağa’yı kendime alayım.” Kahve az kalsın Ağa Beg’in boğazında kalıyordu. Keyifle güldü. Şu yaşına rağmen Şehri’yi alma fikri hâlâ hoşuna gidiyordu. Bunu fark edince Çiya gülümsedi. Sırtını sıvazladı. “Helal dedim.” “Heyecanlandım ha.” “Sanırsın toy delikanlı.” “Neyim eksik?” “Eksiğin yok, fazlan var. Ağarmış saçın var, torun torban var.” “Hepsi başımın tacıdır. Ama bilemedin. Şerolardan Ceylan’ı Rohat’a, Dicle’yi sana alacağım. Şeranların Zülüf’ünü de Diyar’a vereceğiz.” Çiya güldü. İmkânsızdı. “Kabul etmezler baba.” “Edecekler oğul. Etmek zorundalar. Ben bu konfederasyonu yeniden kuracağım. Kimsenin de önümde durmasına izin vermem. Ne o Rohat’ın ne de Diyar’ın.” “Bize kız vermezler demiştin.” “Diyar’ın canı için Şehri her şeyi yapar. Hem onu kendime alamadım, Dicle’yi sana alacağım. Bu çatının altında biri sevdiğine kavuşsun isterim.” “Niye ki baba? Biz istesek zaten o Şerolar bize bağlanır, boyun eğer. Kim karşımızda durabilir ki?” “Doğru dersin ama can bağı daha önemlidir, Çiya Mezın (Ulu Dağ). Niye bakıyorsun öyle? Yoksa Şehri’yi kendime alayım? Vallahi o daha zordur.” Çiya babasıyla birlikte güldü. Kahvesinden bir yudum aldı ama bu işe sevinmedi çünkü Dicle’nin tepkisini çok iyi biliyordu. Bu işi asla kabul etmezdi. Babası kabul etmemişti ama Şehri Şero’yu gelin almak, Dicle’yi almak kadar zor değildi.

Bölümün tamamını WritePad'de oku