ŞEHRİYAR

15.Bölüm

Yazar:

ŞEHRİYAR - Çiğdem Kılınç kitap kapağı
ŞEHRİYAR kitap kapağı

Akşam devrilip güneş doğduğunda, gökyüzündeki tepesine yükseldiğinde Çiya da Diyar da bitkin ve yorgun düşmüşlerdi. Artık çabalamayı bırakmışlardı. Susuzluktan dudakları kurumuş bir hâlde uykuyla uykusuzluk arasındaydılar. Çiya kapının açılma sesini duyarak kaldırdı başını. Rohat yeniden göründü. İkisinin hâlini görünce kaşlarını çattı. “Baban çok sessiz Çiya. Ben senin için tüm memleketi ayağa kaldırır diyordum. Beni yanılttı.” Çiya güldü. “Bir de düşmanlarımı tanırım dersin Rohat.” “Sessizliğin ölüm demek olduğunu bilecek kadar tanıyorum.” “O zaman kork. Öleceksin.” “Belli olmaz. Şu an olacak olan tek şey; Şerolar can verecek. O kan akacak.” Diyar aşiretinin adını ve bu kini, intikamı duyunca alaycı bir şekilde konuştu. “Akıt da gör gününü. Sen beni aldın diye ne oldu? Şerolar başsız mı kaldı? Seni hiç düşünmeden saliseler içinde öldürecek bir sürü insan orada.” “Ama sen buradan Diyar. Kaçırdığın bir nokta var. Sen ölürsen ailen de ölür.” Diyar bunu biliyordu ama herkesin umudu olduğunu kabul etmek istemiyordu. Çok mu küçümsemişti durumu? Çok mu medeni yaklaşmıştı töresine? Değiştirebileceğini mi düşünmüştü ya da? Rohat gibi mi düşünmeliydi? O zaman Çiya’nın dün onun için söylediklerini gerçek yapmalıydı. “Sen bizim için bir tehditsin, evet. Senin yüzünden aşiretim köşeye sıkıştı. Şervanları karşımıza aldık. Bir kere ısırdıysam kopartmak zorundayım. Şimdi bırakırsam o zaten beni ısıracak.” “Peki ne istiyorsun?” “Kan hakkı.” Diyar sessiz kaldı. Rohat kan hakkı istiyorsa kendisi ölmeliydi. Çiya konuştu bu defa. “Derdimiz barıştır Rohat. Diyar’ı öldürmek bir işi çözmeyecek. Senin aşiretine bir tehdit oluşturmadılar şimdiye dek. Kim peşine-” Rohat sert bir şekilde araya girdi. “Bozan amcamı vurdular. Ağa Beg ne demişti? Ha siz ha onlar.” Çiya da sinirlendi bu defa. “Babamı tanıyorsun, kan istersen gerçekten kan akıtır. Bunu yanına bırakmaz.” Rohat güldü ve kendinden emin bir şekilde dışarı çıktı. . . . Yaklaşık bir saat sonra kapı yeniden açıldı ve Ağa Beg’in kahyası kapıda görününce Çiya anlaşmaya varıldığını anladı. Kahya koşarak gelip Çiya’nın iplerini çözmeye başladı. “Ağam iyi misin?” diye sordu. Çiya yorgun bakışlarını ona kaldırdı. “Babam Rohat’ın şartını kabul mü etti?” Kahya önce Diyar’a, sonra yeniden Çiya’ya baktı. “Etti ağam. Şerolardan iki can verilecek.” Diyar endişeyle ona baktı. “Kimi?” diye sordu bu defa Çiya. “Cesur’la Azad?” Kahya başını eğdi. Diyar’ın olmadığı kesindi. Diyar elleri çözülünce beklemeden ayaklarını da çözdü ve hızla çıktı depodan. . . .

Bölümün tamamını WritePad'de oku