Seçici Süikastçı ve Dedektif

5. Bölüm

Yazar:

Seçici Süikastçı ve Dedektif - Melike Üçyıldız kitap kapağı
Seçici Süikastçı ve Dedektif kitap kapağı

Teyze arabayı sürüyor bende şarkıyı bilmeme rağmen mırıldanıyordum. Birden şarkıyı durdurup sürücü koltuğundan kafasını bana çevirdi. "Annenin telefon numarası ezberinde mi tatlım? " Titreyen sesine karşılık cevap verdim. "Evet. Annem her dışarı çıkmadan önce tekrar ezberlettiriyor" "O zaman söyle bakalım annenin telefon numarasını" "05.. ... .. .. " "Süpersin küçüğüm." Teyze tekrardan müziğin sesini kökledi ve telefonunu çıkardı. Numarayı tuşladı, ben şarkıyı mırıldanırken o titrek sesi ile annemi aradı. Konuştuğumu duysam da ne konuştuğunu anlamadım. Şarkıyı mırıldanıyordum hala. Araba karakolun önünde durdu. Ben ise cama boyumun daha iyi yetmesi için dizimi koltuğa yasladım ve koltuğun üstüne çıktım. Pencereden dışarıyı gözledim. Heceleyerek okuyabildiğim yazılar vardı. "Em-ni-yet Mer-ke-zi. Teyze, bu ne demek? " "Annenleri bekliyoruz küçüğüm. Annenlerle beraber gidicez." Sustum ve annemi bekledim. Üstümde hala erimiş pamuk şeker vardı ve yapış yapıştı. Dokunuyor ve ellerimdeki yapışkanlığı görmek için avucumu kapatıp açıyordum. Sonra ağlayan annem ve babamı gördüm. Hızla arabadan indirdi beni annem. Sarıldı sıkıca. Ağladığımda annem bana hep sarılır. Elimin yapış yapış olmasını umursamadan anneme sarıldım. Kısa süre sonra annem beni bırakıp teyzenin yanına gitti onunla kısık sesli konuştular. Annem gittikçe şiddetli ağlıyordu. Babam elimi tuttu ve beni kendi arabasına bindirdi. Ağlamaktan kırmızılaşmış gözleri bana Spider-Man i andırıyordu. Babam zaten açık tenli, ağlayınca tüm yüzü kızarmıştı. Yüzündeki damlalar ya yağmur, ya gözyaşıydı. Babam beni arabaya kilitleyip annemin yanına gitti. Arabadayken ablamın ve benim resmimi izliyordum. Annem de altındaydı. Babam her zamanki gibi aynanın altına iple resim asmıştı. İzlerken kendi kendime hayal kurup gülüyordum. Annem ve babam arabaya daldı ve babam hızı kökledi. Korkmuştum bu hızdan. Annem babama yavaşlamasını söylüyor, babam da kalınlaşmış sesi ile vaktimizin olmadığını söylüyordu. O kadar korkak görünüyorlardı ki beni unutmuşlardı bile. İlk defa onları bu kadar bağırırken ve üzgünken görüyordum. Ağlayan anneme arka koltuktan sarıldım. Ayağa kalkmıştım, boyum anca yetiyordu. "Anne.ağlama, bak. Geçti. Geçti. " Annem daha sessiz ağlamaya başladı, bu sözler annemin bana ağladığımda söylediği sözlerdi. Babam ağlamıyordu ama çok korkuyordu. Babamı da sakinleştirmek istedim. "Baba bak. Yanında annem var. Annemle konuşup anlaşırsınız. Benim aslan babamı kim korkutabilir?" Korktuğumda aynı şekild e babam bana hep "arkanızda aslan babanız var. Sizi kim korkutabilir" Derdi. Ve bende şimdi ona korkma diyordum. Babam ve annem sessizleşmişti ama çok endişeli oldukları anlaşılıyordu. Dayanamadım en sonunda "Anne. Ne oldu" Annem sustu. Tekrar sordum "Aaaaaannneeeeee ne oluyoooor" Annem yine sustu. Babam hastanenin önünde durdu ve ikisi de arabadsn indi. Annem beni kucakladı. Arabadan indirdi. Sonra benim boyumun hizasına gelmek için eğildi. "Şimdi anlayamayabilirsin ama ablan çok hasta. Bu yüzden biraz anlayışlı ol ve dua et tamam mı kızım" Annem beni geri arabaya koydu ve onlar gidince ben ağladım. Sessiz sessiz ağladım. Ablam hastaydı, ablam hasta olduğunda ona su götürürdüm. Yarısı yere dökülse de suyu içerdi. Annem de beni aferin diye destekleyip başımdan öperdi. Ama şimdi ablamı göremiyordum, onun için birşey yapamıyordum. Çok zordu. Hemde çok zordu. Benim travmam buydu. Ablam gözümün önünde bıçaklanmıştı. Ablam sırf ben lunaparka gelmek istedim diye lunaparkta bıçaklandı. Ne vardı ki lunaparkta? Neden bu kadar istemiştim gitmeyi? Belli bir yaşa gelince anladım ablamı benim öldürdüğümü. Benim yüzümden öldüğünü, benim can sıkıcı isteklerim yüzünden öldüğünü. Benden nefret etmesini umdum. Çünkü ben kendimden nefret etmiştim bile.

Bölümün tamamını WritePad'de oku