3. Bölüm: Travmalar
Yazar: Melike Üçyıldız

𝙰𝚛𝚟𝚎𝚗𝚒𝚗 9. 𝚈𝚊𝚜̧ 𝚐𝚞̈𝚗𝚞̈ 𝚍𝚘𝚐̆𝚞𝚖 𝚐𝚞̈𝚗𝚐̆ "𝙄̇𝙮𝙞𝙠𝙞 𝙙𝙤𝙜̆𝙙𝙪𝙣 𝙖𝙧𝙫𝙚𝙣. 𝙄̇𝙮𝙞𝙠𝙞 𝙙𝙤𝙜̆𝙙𝙪𝙣 𝙖𝙧𝙫𝙚𝙣. 𝙄̇𝙮𝙞𝙠𝙞 𝙙𝙤𝙜̆𝙙𝙪𝙣 𝙞𝙮𝙞𝙠𝙞 𝙙𝙤𝙜̆𝙙𝙪𝙣 𝙢𝙪𝙩𝙡𝙪 𝙮ı𝙡𝙡𝙖𝙧 𝙨𝙖𝙣𝙖" Mumları üflerken pastanın çikolatasından bir parmak krema almamak için zor duruyordum. Mumu bir dilek tutup üfledim. Annem mumları pastadan söker sökmez ablam da pastayı kesti. Sıra doğru günü hediyelerime gelmişti. Acaba ne aldılar diye gözlerimi hediye poşetlerine dikiyordum. Aşırı meraklıydım, pastamı bitirir bitirmez ablam merakımı ankamış olacak ki hediyesini bana uzattı. Bu bir zarftı. Zarfı açınca içinden 2 adet bilet çıktı. Sonra ablam konuştu, hediyeyi beğenmem onun hoşuna gitmişti — Sadece ikimizde abla kardeş lunapark bileti. Çok uzun zamandır istiyordun. Ablam umursamaz ama düşünceli gülümsemesini takılınca onun boynuna sıkıca sarıldım. Öptüm ablamı, o kadar mutluydum ki. Ablası olanlar bilir. Her dönem biraz da olsa ablasına özenir küçük kız kardeşler. Ablam gibi güzel, özenli, süslü, başarılı ve havalı olmak istiyordum. Tüm hayatımın rol modeliydi ablam. Sonra annem hediyesini uzattı. Ablamın koynundan inip annemin hediye paketini içim içime sığmayan sırıtışlarımla açtım. İçinden yepyeni ve ışıklı bir ayakkabı çıkmıştı. 9 yaşındaki bir çocuk da ne isteyebilirdi ki? Işıklı ayakkabı tabii ki. Bunu görümce anneme de sarıldım. Sıkı sıkı sarılıp öptüm annemi. Annemden "güle güle kullan canım kızım. İstediğin kadar kirlet. Ben yine yıkarım. " sesini duyduğumda artık hayatımın en güzel gününün bugün olduğunu düşünmeye başladım. Babam da hediyesini uzattı. O da bana ablamın ve benim de giymeyi çok istediğim bir tişörtün bana göre bir modelini almıştı. — Ablanla lunaparka giderken ikinizde bunu giyersiniz. Babamın yüzündeki gülümseme o kadar tatlıydı ki. Babama da sarıldım. Babamı da yanağından öptüm, hepsini çok seviyordum. Annemin ısrarı ile bu günü bitirmek istemesemse yatağıma gittim. Annem alnıma bir öpücük kondururken saçımı okşadı. Yorganımı düzeltti ve iyi uyu kuzum. Yarın ablanla lunaparka giderken enerjik ol, dedi. Bu sözleri hile gülümsememi içime attım ve uyumak için gözlerimi sıkı sıkı kapattım. Annem de gülerek çıktı odamdan. O kadar heyecanlıydım ki sabahı beklemek istemiyordum. 𝚂𝚊𝚋𝚊𝚑 Gözümü ablamın tişörtünü ve eşofmanını giymiş bir şekilde gördüm. Ablam beni dürterek uyandırmıştı ve bana babamın aldığı tişörtü uzattı. Hemen alıp banyoya koştum. Üstümü değiştirdim. Ablamla uyumlu olmuştuk. Ablama benzediğimi görmek kendimi daha çok beğenmeme sebep oluyordu. Ablam beni tuttu, kaldırdı ve yatağa oturttu. Bir gün onun kadar güçlü olacağımı düşündüm. O benim saçlarımı ikiye ayırıp ördü. Saçımın tutamlarını birbirine örerken bir yandan da şarkı söylüyordu. Ablamın en iyi özelliği çok güzel şarkı söylemesiydi. Hatta gitar çalmayı da öğrenmişti ve hayali müzisyen olmaktı. Saçlarımı örmeyi bitirdiğinde şarkısını yarıda kesip konuştu. "Dünya güzeli kardeşime örgüler çok yakıştı." dediğinde yanağımdan kuru dudaklarıyla öptü. Sonrasında çok hızlı bir şekilde kendi saçlarını da ördü. Annemin aldığı ışıklı ayakkabılarımı giydirdi bana. Evin içinde zıplayıp durdum.