1.BÖLÜM: İLK GÖLGELER
Yazar: Sümeyye

Hikayede geçen bütün olaylar, yerler, isimler hayal ürünüdür. Hikayede kanlı bölümler vardır. Rahatsız olacaksanız şimdiden bırakabilirsiniz. İyi okumalar. 1.BÖLÜM -İLK GÖLGELER- 11 Ocak 2006/Saat 23:48 İçindeki haz ve heyecanla, yüzündeki maskeyi el yardımıyla aşağı doğru çekti. Gülümseyen yüzle suyun üzerinde asılı olan beden çayır çayır yanarken ona odaklanmış, içindeki yoğun haz duygusunu yaşamaya başlamıştı. Bedene bakarken bazı ateş parçaları suya düşüp sönüyordu, kahkaha attı. Bedenin acı içinde çığlıklar atmasını istiyordu ama bu olmazdı. Onun yerine kulağına taktığı kulaklıktan yükselen melodiye karşılık kahkahası da yükseliyordu. Bedenden gelen çıtırtı sesleri haz noktasına değerek yükseliyordu. Yüzme salonunun ortasında, suyun üzerinde asılı olan bedenden sadece geriye kalan ise asılı olan bir iskeletti. Orayı terk ettikten sonra içinde aynı duygular devam ediyordu. Bazen avlara çıkar içindeki o baskın benliğini uyutmak amaçlı insanları avlardı. Suçlu olanları. Bunun sonucunda o baskın benliği uykuya çekilir, kendi benliğiyle baş başa kalırdı. Öyle anlar gelirdi ki kendini bile kontrol edemez olurdu. Karşısındaki yanan bedeni izlerken o da ölmek istiyordu. Yanarak veya başka bir şekilde ölmek istiyordu. Kimsenin tahmin edemeyeceği şekilde ölmek istiyordu ama kendini o urgana bile yaklaştırmazdı. Bu durum onun için çok zordu, elindeki urgana bakıyordu. Urganın elinde bıraktığı hissiyatı hissetmek, onun için ateşe dokunuyormuş gibiydi. Elinde çevirdi. Bu iple herkes hayatına son vermeye çalışıyordu ama neden? Nefes kestiği için mi yoksa başka bir nedeni mi vardı? Boynuna dokunduğunda ve etin urgana temas edişi, orada sürtündüğünde verdiği yanma ile acıma hissi, sanki eli ateşe temas etmiş ve o sıcaklığın elinin üzerini yalayıp geçmesi gibi. Urgan onun için yasaklı elma gibiydi. Adem ve Havva yasaklı elmaya elini sürmüş ve yemişti ama o urgana dokunuyor ama kendine dokunduramıyordu. Derin bir nefes çekti. Bu hayatı kendi seçmiş değildi, yaratıcıya dua etmiş ama o galiba kabul etmemişti. Elindeki urganı daha fazla sıktı, avucunu yaktı. İçinde duyguya dair bir iz yoktu adeta bir sadist gibiydi. Başkalarının acı çekmesi onu mutlu ediyordu. Yaratıcısı sanki onu yaratırken bütün duygulardan mahrum etmiş sadece acımasızlığı, caniliği geride bırakmıştı. Sanki tek amacı kendi benliğini unutturmak istermiş gibi. 🎭🎭🎭 5 Nisan 1984 Oturduğu sandalyede sabırsızca kıpırdanmaya başlamıştı. İçinde hem korku hem de heyecan vardı. İçinde korku hissi olmasının tek nedeni eğer yaptırdığı test pozitif çıkarsa taşıdığı canın, canını yakacaktı çünkü psikopat genli bir çocuğu doğurmayı kimse istemezdi. Heyecanlıydı çünkü bir umut içindeki can bu genleri taşımıyor bile olabilirdi. Karşısındaki doktoru izlerken gülümsüyordu. İçinden bir ses asla psikopat gene sahip olmadığı tarafındaydı. Testi negatif çıkacaktı. Doktor elindeki zarfın başını yırttı ve içindeki kağıdı eline alarak zarfı masasına koydu. Gözleriyle inceledi, yutkundu. Boğazını temizledi. “Duha Hanım direk konuya girmeyi tercih ediyorum.” Kadın sıkıntıyla yutkundu. Korkusu yükseliyordu. Soğuk bir terin saç diplerinden başlayarak omurgalarından aşağı inişini hissetti. İçindeki umudu yok etmek, kaybetmek istemiyordu. Yüzünde hissettiği ıslaklıkla sol elini kaldırıp akan yaşı sildiğinde bunun bir kabulleniş olduğunu hissedebiliyordu. “Sizi dinliyorum.” Doktor başının aşağı yukarı salladı. “Testiniz pozitif çıktı. Şu an altı haftalık olduğu için kürtaj yaptırabilirsiniz. Bu size bağlı.” Kararın ona bağlı olduğunu biliyordu. Önündeki masandan destek alarak sandalyeden kalktı. Artık burayı terk etme zamanı geldiğini anlamıştı. Burada birkaç dakika daha geçirmek istemiyordu. “Düşüneceğim. İyi günler Mehran Bey.” Doktor ayağa kalktı ve sendeleyerek odasını terk eden kadını arkasından izledi ve derin bir nefes alarak kendi sandalyesine çöktü. İki sene geçmişti bu testin ortaya çıkmasının üzerinden. Fikrini sunmak için gittiği kurumda bir taraf olumlu bakarken diğer taraf olumlu bakmamış…