Sayende Yaşamak

4✈️

Yazar:

Sayende Yaşamak - Rabia Kaya kitap kapağı
Sayende Yaşamak kitap kapağı

Sabah erkenden uyanıp, saçlarımı yıkadım. Gamze ve Mert henüz uyanmamışlardı. Sessiz olmaya dikkat edeceğim diye fön makinesini çalıştıramadım. Saçlarımı havluyla sarmaladım ve az da olsa ıslaklığı azalttım. Üzerime beyaz düşük yaka ön kısmı dantelli bluzumu, alt kısma siyah tayt ve beyaz uzun çoraplarımı giyindim. Omuzlarıma sonradan üşürüm diye düşünerek gri sweat tişörtümü aldım. Saçlarımı topuz yapıp, ön kısımdaki saç tutamlarını salık bıraktım. Telefonumu ve kayıp ilan kâğıtlarının birkaçını elime alıp dışarı çıkmak için kapıya doğru yöneldim. Tam kapının kulpunu aşağı doğru çektiğim an dağınık saçı ve çıplak vücuduyla salondan çıkan Mert'le göz göze geldim. Kapının aralığında durup gözlerime bakarak "nereye?" diye sordu. Onu böyle karşımda üstsüz halde görünce odağım kaybolmuştu. Kendimi toparlayıp gözlerimi kaçırdım ve bakışlarımı yere indirdim. Elimdeki kağıtlara kaydı bakışları ve dudaklarını yumdu. "Bekle tişörtümü giyiyim birlikte gidelim." Birkaç saniye sonra giyinik halde salondan çıktı. "Senin çoraplarından bana versene ya... Benimki kokuyormuş madem tekrar giymeyeyim." Elimdeki kağıtları girişteki aynalı ayakkabılığın üst kısmına bırakıp, odama doğru girdim. Çekmeceden ona en olabilecek diye düşündüğüm mavi babet çorabımı çıkardım. Elimdeki çoraplarla yanına geçip uzattığımda şaşkınlıkla baktı. "Sen beni top mu yapmak istiyorsun? Şu babet çorapla mı cidden çıkacağım." Yapacak bir şey yok dercesine elimi iki yana açtım. "Diğerleri sana olmazdı, en iyi seçenek buydu." Sessizce oflayarak çorapları giydi. Ayaklarına bakarken kendimi gülmemek için zor tuttum. Kapıyı sessizce açıp, ayakkabılarımı giyerken Gamze'nin uyanmaması için yavaşça hareket ederek kapıyı kapattım. Çantamdan telefonu çıkarıp Gamze'ye mesaj atıp, çıktığımızı ve uyandığında biz dönene kadar, kahvaltıyı hazırlamasını söyledim. Tekrar telefonu çantama koydum. Ana caddeye doğru yürüdüm. Elimdeki afişleri direklere ve gördüğümüz en uygun yerlere asıp ilerlemeye devam ettik. Afişleri asarken bir yandan da her saniye etrafımda dönüp duruyor, Milo'nun ismini sesleniyordum. Ayağıma dolanıp havlayan ufacık bir bedeni bütün sokaklarda, caddelerde aramaya devam ettik. Mert elindeki kağıtların tamamını etrafa yapıştırıp, yanıma geldi. "Bendekiler bitti." "Bende de kalmadı." Mira'nın Milo'yla gittiği sahile gitmek için, hızla geçen taksiyi kaybetmemek için hızla el sallayıp durdurdum. İkimizde arka koltuğa geçip yerleştik. Taksici amcaya sahile doğru gitmesi için yönlendirme yaptım. Bir yarım dakikalık mesafe sonrasında taksici sola doğru yanaşıp durdu. Mert cüzdanını çıkarıp, taksicinin söylediği ücreti ödediğinde arka arkaya aynı taraftan indik. Etrafta Milo'nun ismini seslenerek her yöne tekrar tekrar bakarak dolaştım. Mira'nın bize doğru geldiğinde gördüğümde ona olan sinir seviyem yine üste çıktı. "Bakın ne gördüm!" Diyerek telaşlı bir şekilde ekranındaki videoyu oynatıp bize doğru uzattı. Anlam veremedim ilk başta ama yine de oflayarak videoyu dikkatle izledim. Youtube'da bir çok kez karşıma çıkan bir adamdı. Emir Efe Dağ... 1998 doğumlu olan gezgin adam, şu ana kadar yedi ülke gezmiş. Lakin hedefinde yirmi ülke daha vardı.Annesi Bir vloğunda hasta annesinin dileğini yerine getirmek için onu istediği bir ülkeye götürmüştü. Beni en duygulandıran vloglarından birisidir. Annesi türk babası lübnan asıllı bir gezginin yaşamı ve olgun düşünceleriyle, videosundaki bilgi verici zekiliği çok dikkatimi çeken unsurlardan biriydi. Videoyu neden bize izlettiğine dair anlam yüklemek için hiç kaydırmadan odaklandım. Bali'de bir mekânı detaylarıyla anlatarak bilgisini aktarıyordu. "Ee ne var burda, acil bakmam gereken ne?" "İyi bak." Adamın arkasındaki ona yetişmeye çalışan sarı golden retriever cinsi bir köpek ekranda belirdi. Onu ilk gördüğüm an videoyu durdurup yakınlaştırmaya çalıştım. Ama böyle bir şeyin mümkün olmayacağını düşündüm. Benimle birlikte istanbulda yaşayan hayvan, nasıl oralarda olabilirdi ki? İmkansız. Telefonu umursamaz bir tavırla tekrar Mira'ya uza…

Bölümün tamamını WritePad'de oku