Savaşın Külleri

5. Bölüm: Kırmızı Elbise

Yazar:

Savaşın Külleri – Sena Sayılkan kitap kapağı
Savaşın Külleri – Sena Sayılkan kitap kapağı

⁂ ⁂ ⁂ İki gündür Mihra ile konuşmuyorduk. Daha doğrusu konuşamıyordum çünkü nöbette çağrılmıştım acil olarak ve gece yarısı birden kalkıp gitmiştim. Hiç onu arayacak vaktim olmamıştı. Birkaç saat önce hastaneden çıktığımda önce eve gittim duş alıp üstümü değiştirdim. Daha sonrasındaysa Alp’i arayıp Mihra’nın nerde olduğunu teyit ettim. Alp’teydi. Ona geleceğimi ve kapıyı Mihra’nın açmasını söylemiştim. Eve varmıştım elimde koca bir buket zambak vardı. Çok severdi o zambakları gülümsedim kendi kendime. Kapıyı çaldım. Mihra açtı kapıyı. Gülümsemem yerini buruk bir gülümsemeye bırakmıştı. Bana bakıyordu. Yine yüzünde bir ifade okuyamadım. İfadesizce bakıyordu. İçeri girecekti ki elini tuttum. “Mihra bekle. Lütfen önce dinle bir. Gece yarısı acilden çağırdılar gitmek zorunda kaldım. Dünden beri hastanedeyim. Üç saat önce çıktım evde duş alıp buraya geldim gerçekten.” Cebimden telefonu çıkarttım ve Mihra’ya gösterdim. “Bak şarjım on. Telefonum kapalıydı. Şarjım bitmişti. Evde duş alırken şarja katabildim anca. Sana haber veremedim ne olursun dinle beni.” Elimdeki buketi ona uzattım. “Dinlemezsen de en azından bunları al. Lütfen Mihra” Bana bakıyordu yüz ifadesi biraz yumuşadı ancak hala ifadesizdi. Hiçbir şey demeden ve buketi almadan içeri girdi. Yüz ifadem düştü bir anda. Hayal kırıklığına uğramıştım. Tamam haklıydı ancak... Seslice nefes verdim. Haklıydı, ancak yoktu. Birinden arayabilirdim. İçeri girdim ve kapıyı kapattım. Salona ilerledim. Salona girdiğimde kaşlarımı çattım. Birisi vardı ve Mihra’nın yanında oturuyordu. Üçlü koltukta oturuyorlardı bence ortalarına sığardım. Alp’e baktım kızgın bir şekilde sonra Mihra’ya baktım yanlarına gittim ikisinin ortasına oturdum. Adam yana kaymak zorunda kalmıştı. Bana ne? Beni ilgilendirmez! Mihra’ya baktım gülümsedim. “Sevgilim buketini almayı unuttun elimde kaldı.” Bir şey diyecekti ancak buketi eline tutuşturunca diyemedi. Zorunlu olarak da buketi aldı. Adam başını çevirdi ve bir Mihra’ya birde bana bakıyordu sonra hafif kaşlarını çatarak. “Bir sevgilin olduğunu söylememiştin?” Dedi. Pardon hesap mı verecekti birde. Mihra’nın elini sıkıca ama onun canını acıtmayacak şekilde kavradım. “Pardon birde hesap mı verecektik?” Adamın yüzü düştü bas baya. Yavşak. “Y-yok h-hayır. Yanlış anladınız.” resmen kekeliyor bu. “Neyi yanlış anladım?” Alp’e baktı. “İzninle ben kalkayım artık evde bekleyenler var zaten. Kahvaltı için teşekkürler her şey çok güzeldi.” “Ben geçireyim seni.” Dedi Alp. Ayağa kalktılar ve kapıya gittiler kapıda bir şey konuştular ancak anlaşılmıyordu. Alp yeniden geldiğinde ayakta bana bakıyordu. Bense hala Mihra’nın elini sıkıca tutmuştum. “Elimi artık bırak!” Bir anda elini elimden çekti Mihra. Buketi kucağıma attı. Ayağa kalktı bende kalktım ancak Alp beni giderken tuttu. Alp’e baktım kızgın bir şekilde beni koltuğa oturttu. “KİM BU YAVŞAK MİHRA’NIN ETRAFINDA NE GEZİYOR ALP!” Bağırmıyor başka şekilde de konuşuyor olabilirdim, bilmiyorum. Alp’in yüzünde bir gülümseme vardı ayak sesleri kesilmişti sanırım Mihra koridordaydı. Bir anda Alp karşımda gülmeye başladı. Elimi yumruk yaptım. Ona vuramazdım o benim kardeşimdi. Ancak şu anda sinirlerimi çok bozuyordu. “Sadece Mihra’nın üniversiteden arkadaşı.” “NE ARKADAŞI BE! İKİ YIL OLDU MİHRA ÜNİVERSİTE BİTİRELİ!” Daha çok güldü sinirlenmem hoşuna gidiyordu. Bu zamana kadar Mihra hislerimi bilmediği için açık açık sinirlenemiyordum. Ama şu anda resmen öfke patlaması yaşıyordum. “Ya biraz sakin ol sinirden kıp kırmızı oldun.” Ters ters Alp’e bakıyordum. “Oznonlo bon kolkoyom ortok. Ovdo bokloyonlor vor zoton. Kohvolto oçon toşokkorlor. Hor şoy çok gozoldo.” Dedim adamı taklit eder gibi. Gözlerim dolmuştu kendimi tutamıyordum. Öfkemi bir yerden çıkarmak zorundaydım. “NE KAHVALTISI YA NE KAHVALTISI! MİHRA MI HAZIRLADI BİRDE! YİRMİ YILDIR TANIYORUM SENİN YÜZÜNDEN BEN BİLE ADAM AKILLI YEMEK YİYEMEDİM BİR KERE! HEP SEN YEDİN O YEMEKLERİ SEN, BEN HEP HASRETLE BAKTIM! BİR GÜN YERİM UMUDUYLA BAKTIM! HEP SEN SARILDIN ONA! BEN HİÇBİR ZAMAN…

Bölümün tamamını WritePad'de oku