GİRİŞ
Yazar: S.D

SAUDADE "Aşk, bir bakışta başlar; bir ömür boyu sürer." -Victor Hugo GİRİŞ ── ⋆ ⋅ 𖤓 ⋅ ⋆ ── İstanbul'un gürültüsünden uzak bir malikânede yaşayan Yalçın ailesinde herkes uyumuştu bile. Bir kişi hariç; Helen Yalçın. Günlerdir gözüne uyku girmiyordu. Aslında bu yeni değildi; o malikâneye adım attığı günden beri huzurla uyuduğu tek bir gece bile olmamıştı. Yatağında, sağa sola döndü, uyku için rahat bir pozisyon aradı ama başarısız oldu. Uyku denen şey ona uğramıyordu bile. Sinirle yattığı yerde doğruldu. Giyinme odasına gidip lacivert eşofman takımının üstüne atacağı bir şal aldı Odasından çıkarak merdivenleri sessizce indi. Tek yapması gereken, dikkat çekmeden dışarı çıkabilmekti. Nöbet tutan korumalara görünmeden dışarı çıkmayı başardı. Ezbere bildiği yollardan geçerek şehir merkezine geldi. Bir taksiye bindi ve gideceği yerin konumunu söyledi. Dakikalar süren yolculuğun ardından gitmek istediği yere varmıştı. Tek tük insan kalmıştı sahilde. Kayalıkların en ucuna, dalgaların yetişemeyeceği kadar yakın ama ıslatamayacağı kadar uzak bir yere oturdu. Mart ayının soğuk havasında üzerine kalın bir mont almadığına şimdiden pişman olmuştu. Üşümeyi göze alarak gelmemiş miydi zaten buraya? Bir şey olmazdı. Tuz kokusu ciğerlerini doldururken ilk kez nefes alabildiğini hissetti. Huzuru şimdi bulmuş gibi hissediyordu. Kaybolan huzurunu bulmuş gibi dalgaların kayalıklara çarpan seslerini dinliyordu, ta ki çok da uzaklardan gelmeyen bir ses dikkatini dağıtana kadar. Bakışları sesin geldiği yönü takip etti ve onu buldu, türkü söyleyen genç bir adamı. En köşede, neredeyse kimsenin fark edemeyeceği bir noktada oturuyordu. Denize çok yakındı; dalgalar dizlerine kadar geliyordu. Söylediği türkünün hangisi olduğunu anlamak için tüm odağını oraya verdi. Ve bu onun sevdiği türkülerden bir tanesiydi: Beni böyle kabul et. Kulağına gelen o eşsiz sesle yüzünde bir gülümseme belirdi ve adamı izlemeye devam etti. Kısık sesle kendisi de mırıldanmaya başladı: "Böyleymiş ömrümün en son bölümü," Tam o anda izlendiğini hissetmiş gibi genç adamın bakışları genç kadına çevrildi. Hem çok yakın hem de bir o kadar uzaktayken gözleri birbirinde kaldı. Gözlerinin içine bakarak Baybars türkünün son sözlerini söyledi. "Yaşamayan nerden bilsin ölümü İstediğin yere savur külümü Yakılmışım beni böyle kabul et." Helen saatin de geç olmasından ötürü gülümsemeye devam ederek oturduğu yerden kalktı ve evinin yolunu tuttu. Onun için bir ev ve yuva olmasa da gitmek zorundaydı. "Umarım," diye geçirdi içinden, "tekrar karşılaşırız da yine dinlemek nasip olur o güzel sesini..." ── ⋆ ⋅ 𖤓 ⋅ ⋆ ── Türkü- Beni böyle kabul et~ Uğur ışılak Görsel: Hesaplarıma ulaşmak için: https://linktr.ee/Bylilyss İg: writtenbylilyys