Sarmaşıklı Yollar

4. Karanlığın İzi

Yazar:

Sarmaşıklı Yollar – Su kitap kapağı
Sarmaşıklı Yollar – Su kitap kapağı

Acılarından kaçan her kalp bir gün acısına varacak. Ve en sonunda yanan kalp değil yakan kalplerimiz olacak. 4.Bölüm Gözlerimin en karanlık köşesinde hâlâ o mezar duruyordu. Üzerindeki taşta tek bir isim vardı: Nergiz. Sonbaharın bütün kurumuşluğuna rağmen mezarına dikilen nergiz çiçekleri inatla canlı kalmıştı. Sanki toprağın altındaki ablamı değil, geride bıraktığı özlemi yaşatıyorlardı. Hayale dalmış olan gözlerimi usulca açtım ve gerçeklikle yüzleştim. Arabamın camına yansıyan görüntüme uzun uzun bakmıştım. At kuyruğu olan saçımı avuç içime alıp düzelttim. Önlerden iki yana birkaç tutam çıkarmış olduğum saçlarımın uçarak gözlerime değmesi beni rahatsız etmişti. Geniş caddenin karşısında duran arabamı geride bırakıp okula doğru ilerledim. Öğrencilerin yüksek sesle konuşmaları kulağıma geliyordu. İleride bir grubun ilk dersleri beden eğitimi olsa gerek ki okula spor kıyafetleriyle gelmişlerdi. Sağ tarafta bulunan geniş ve futbol sahasına baktım. Uzun tel örgülerle örülmüş bir sahaydı. Derin bir nefes verip üzerimdeki haki yeşil montumun cebinde bulunan telefonu aldım. Ekrana düşen mesajla kaşlarım tedirginliğini bırakıp normal haline döndü. Okulun içinde bulunan Atatürk heykeline uzun uzun baktım, tekrar telefonuma bakıp Emirhan'ın mesajına cevap verdim. Okula bugün gidip gitmeyeceğimi soruyordu. Oysa dün ona gideceğimi söylemiştim. “Evet okula geldim, şu an müdürle görüşmeye gideceğim.” Mesajı gönderip telefonu montumun cebine koydum. Koridorun sağındaki müdür yardımcısının odasına doğru ilerledim. Tam kapıyı çalmak üzereyken arkamdan yükselen tanıdık bir sesle adımlarım duraksadı. “Teyze Hanım?” Batu'nun neşeli sesiyle tebessüm edip ona doğru bir adım attım. “Bu sabah erkenden eve varmak için dört kilo verdim.” Bunu söylerken kendi kendine gülmüştü. Arkasına bakıp tanıdık yüzleri aramaya çalıştım. “Diğerleri yok mu?” “He yok, ilk ders edebiyat onlar yok ama Tarık gelir, hoşlandığı kız edebiyat âşığı da.” Göz kırpıp, “Anlarsın ya.” dedi. Onun bu sözüne karşı gülmüştüm. “Anladım…” Bakışlarım ardında açılan kapıya döndü. “Siz kimsiniz.” Karşımda genç bir adam duruyordu yüzünde belirsiz bir tebessüm vardı. Üzerinde siyah kazağının kollarını düzeltti. Bakışları benden kopup ilerlemeye kalkışan Batu’ya döndü. “Batu, Selim nasıl görüştünüz mü?” Gözlerini birkaç saniye bana çevirdi sonra tekrardan Batu'ya çevirdi. “Evet hocam görüştük şn anlık iyi olmaya çalışıyor.” Batu'nun bakışları bana döndü. “Ha bu arada teyzesi.” Batu'nun yüzünde ufak bir gülümseme belirdi. “Teyzesi derken?” Saçının rengini almış olduğu kumral saçlarına baktım, daha sonra gözlerine bakıp tebessüm ettim. Elimi uzatıp, “Gülizar Aksunar, yeni rehber öğretmeni ve Selim'in teyzesi oluyorum.” Kaşları bir anda havaya kalktı, gülümseyip elimi sıktı. “Hoş geldiniz, ben sizinle hiç tanışmadım. Sizden pek bahsetmediler çocuklar.” Elimi geri çekip başımı usulca salladım. “Hocam ders bekler.” “Tamam Batu hadi sen dersine git.” Batu elinde tutmuş olduğu çantayı omzuna doğru attı. Okula zorla gönderilen bir çocuk gibi merdivenlere doğru ilerledi. “Tekrardan hoş geldiniz ben Hakan.” “Hoş buldum.” “Hocam toplantı hakkında bilgi verecek misiniz?” Bakışlarım merdivenlerin bulunduğu alana gitmişti. Elinde kalın bir kitapla bize doğru yaklaşan orta yaşlarda ki kadın bana değil karşımda duran müdür yardımcısı Hakan’a bakıyordu. “Öğlen arasında ufak bir toplantı yapıcaz müdürle o ara dile getiririm.” “Ay şu çocukların tek korktuğu şey artık veliler oldu, hayır puanın gider evladım diyorum canınız sağolsun diyor. Veli demeye kalmadan çocuk saygı duruşuna geçip aman hocam durun kalbime inecek diyor.” Kadın uzun konuşmasının ardından derin bir nefes verdi. Yakasındaki ince gözlüğü alıp takmıştı. “Haklısın Kudret Hanım.” Müdür Bey'in mütevazı tavrına karşılık tebessüm edip kadına bakmaya devam ettim. Hakan eliyle beni işaret edip, “Yeni rehber öğretmenim.” Kadın kısık gözlerini bana dikip beni analiz etmeye başladı, bacaklarıma giymiş olduğum siyah kumaş pantolona montuma ve yüzümdek…

Bölümün tamamını WritePad'de oku