1. Sarmaşıklı Yollar
Yazar: Su

Bu hikaye evlat sözünü yürekte hissedemeyenler için, oturdukları masada boğazlarına güllerden ve dikenden oluşan sarmaşık dolanan insanlar için. Bu hikaye ailesi yüzünden kendi yarasını öpen insanlar için. Gülizar'ı hissetmek için okuyan her bir okura küçük bir🌹 hediye. Ben Sahra. Kendi yarasını öpen yazar. 🥀 1. Çikolatam Küçük bir inanç, genç bir hayatı ezip yorgunca bedenime bıraktı. Ellerimde sebeplerce dolu bir soğukluk yüreğimde ise kanlar doluydu. O günün yükü omuzlarımda dururken boy aynasında kıymış olduğum saçlarımın nasıl çabuk uzadığını baktım. Derin bir nefes alıp üzerimi giyindim kesmenin zamanı gelmişti çünkü uçlarına dokunanın varlığını hâlâ hissedebiliyorum. Montumu gitmişken cebime atmış olduğum telefonun bildirim sesiyle ekranına baktım. Gelen mesajı okudum. Avuç içimde sıkmış olduğum telefonun ekranını kapatıp öylece durdum. Bu mesaj beni sarsmıştı, gelen bildirimin yüküyle şaşkınlığım yüzüme bir rüzgar gibi Küçük bir inanç, genç bir hayatı ezip yorgunca bedenime bıraktı. Ellerimde sebeplerce dolu bir soğukluk yüreğimde ise kanlar doluydu. O günün yükü omuzlarımda dururken boy aynasında kıymış olduğum saçlarımın nasıl çabuk uzadığını baktım. Derin bir nefes alıp üzerimi giyindim kesmenin zamanı gelmişti çünkü uçlarına dokunanın varlığını hâlâ hissedebiliyorum. Montumu gitmişken cebime atmış olduğum telefonun bildirim sesiyle ekranına baktım. Gelen mesajı okudum. Avuç içimde sıkmış olduğum telefonun ekranını kapatıp öylece durdum. Bu mesaj beni sarsmıştı, gelen bildirimin yüküyle şaşkınlığım yüzüme bir rüzgar gibi oturmuştu. Elimi kalbimin üstüne koyup öylece bekledim. Acıyan canım ile gözlerimde yaşlar belirdi. Bunun yükünü sırtıma alamam. Bu çok ağırdı, hemde çok. “Bana bana bir tane verirmisin?” “Geri çekil, senden küçükleri de var.” Abamda vardı ama, hem de iki tane gofret vardı. Ama benim elim boştu. Ablamın iki elindede sıkıca tuttuğu çikolatalar vardı. Ellerime baktım, benim elimde neden yoktu ki? Ben ondan daha küçüğüm o benden daha büyük. Neden onun elleri dolu ki? Neden benim ellerim boş ki?” Babam ilerledi ve sokaktaki çocuklara dağıtmaya başladı, onlara bakarken yüzü gülüyordu, hatta kırık olan dişi onlara gülerken belli oluyordu . “Çocuklar sakin olun, sakin! Hepinize vericem evladım.” Kahkaha sesini duydum. Bende kahkaha attım çünkü çok komik kahkaha atıyordu. Eteklerimin ucunu tutup zıplayarak bakmaya başladım, ilerleyip çocukların sevincini daha yakından gördüm. Kalbim çok hızlıydı, babam kahkaha attığı için kalbim çok hızlı atıyordu. “Gülizar, araba çarpacak buraya gel.” Annemin yüksek sesi baktım, hızla yolun kenarına geçip oradan seyretmeye başladım. Babam bir çocuğun yanağının okşarken görmüştüm, onada kahkaha attım çünkü oda gülüyordu. Demek ki bir tek anlama karşı böyle değildi, diğer çocuklara karşıda böyleymiş. Ablam kapının önündeki iki basamağın en ucunda oturuyor elindeki çikolatanın ikisinide açmış yiyordu. Ellerim geride birleşti ve anlamı izlemeye devam ettim. Çok hızlı yiyordu ağzındaki bitmeden diğer ısırığı alıyordu. Çok heyecanlı ve sevinçli gözüküyordu. Onada kahkaha attım. Kapıdan çıkan annemin elindeki oklavayı gördüm, gözleri sinirli bir ejderha gibi gözüküyordu, “Gülizar çabuk gel buraya!” Koşarak yanına gittim. “Al bunu Emel’e ver gel.” Elindeki uzun oklavayı aldım, ilerideki evde bulunan Emel ablaya doğru koştum. Ayaklarım çok hızlıydı hemen onun evinin zilini çaldım ve cama baktım, camda elinde kitabı ile çıkan kızına baktım. Gülümseyerek bana baktı hemen camı açtı. “Napıyorsun Gülizar?” Güldüm ve kafamı geriye daha çok atıp elimdeki oklavayı gösterdim. “Bu sizi açta vereyim.” “Anne! Gülizar oklavayı getirdi.” İçeriye doğru bağırdı sesi sokağı doldurmuştu, belkide annem bile sesini duymuştur. “Bize oynamaya gelir misin?” “Hayır bugün çok işimiz var annem aşure yaptı size getirdi mi?” “Evet getirdi çok güzel olmuştu.” “Nalan, sonra sen bize gel. Babam dışarıya çıkmama izin vermez ama sen gelirsen bir şey demez.” Nalan başını sallamaya başladı o ara annesi Emel teyze…