SANATIN İKİ YÜZÜ

SANATIN İKİ YÜZÜ

Yazar:

SANATIN İKİ YÜZÜ - Ruh kitap kapağı
SANATIN İKİ YÜZÜ kitap kapağı

Mantık hataları, noktalama işaretleri vs. olabilir. Bunun için sizden özür diliyor, keyifli okumalar diliyorum... GİRİŞ Yıl 2008 İnsan, iki yüzlüdür. İyi ve bilinen tarafını insanlara gösterir. Kötü ve bilinmeyen tarafını göstermez, zamanı geldiğinde zaten gün yüzüne çıkar. Sanat da iki yüzlüdür. Sahneye çıktıklarında o role odaklanıp o rolü yaşayıp oynarlar. Perde kapandığında ise gerçek hayattaki, kendi rollerine geri dönerler. İnsanlar maskelerini taktıklarında başka biri olabilirlerdi fakat o maskeleri düştüğü zaman o gerçek kimliklerini bilmemeleri ihtimal dahilinde bile değildi. Çünkü bildikleri için takarlar maskeyi, sonra oynarlar. O soğuk ve yağışlı havalar gitmiş, yerine çiçeklerin açtığı, havaların biraz daha sıcakladığı ama az da olsa estiği bir aya girilmişti. Bahara. Baharın gelmesiyle insanlar sokaklarda doluşmaya başlıyordu. Soğuk ve yağış olan günlerde hiçbir şey yapamayan insanlar bahar gelince istedikleri her şeyi yapıyorlardı. Dışarıya çıkıp akşama kadar dolaşmak mı denir, açık havada piknik yapmak veya kahve içmek mi denir, her şey! Ama insanların kış olup da zor gittiği, bahar veya yaz aylarında dolup taştığı bir mekana giderlerdi. Tiyatro ve sinema. Kış aylarında sürekli evde oturup sıkılan insanlar, her halükarda yeni bir şeyler görmek, izlemek veya yaşamak ister. Bunlar o zamanlar tiyatro ve sinema olurdu. Sanatı seven insanlar tiyatroya, film izlemeyi seven insanlarsa sinemaya giderlerdi. Ama sanatla veya müzikle ilgili herhangi bir konser olursa ve bu kişi ünlü biriyse herkes tiyatro salonlarına akın ederdi. O zamanlarda sanata verilen ilgi fazlaydı. Yine sanatın değer görüldüğü zamanda insanların akın ettiği, ünlü bir kişinin konser vereceği ve konserinde hiç söylemediği , çalmadığı bir parçayı çalıp söyleyeceğini afişlerde açıkladığı o önemli günlerden biriydi. "ÜNLÜ SANATÇI SİMGE SOYDAN SAAT 20.00'DE İNCİ TİYATROSUNDA KONSER VERECEK HATTA KENDİ OLUŞTURMUŞ OLDUĞU MÜZİĞİNİ İLK KEZ SÖYLEYECEKTİR" Simge SOYDAN, "tiyatroyu ayakta tutan kadın" veya "Soydan ailesinin tek kızı ve gururu" olarak bilinirdi insanlar tarafından. Çünkü Soydan ailesi soyadından anlaşıldığı üzere köklü bir yapıya ve geleneğe sahipti. Soydan ailesinde hangi aileden doğarsanız doğun baba hangi mesleği yapıyorsa o mesleği ayakta tutmak için yapmak zorundaydınız. Ama baba yoksa, anneden kalan mesleği yapıyordunuz. Simge SOYDAN, ailesinden tek kız çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesinden erkek çocuk oranı daha fazlaydı çünkü o zaman doğan kız çocuklar hastalığa yakalanıp ölme olasılığı daha yüksekti. Soydan ailesinden bir tek Simge sağ kalıp hayatına devam edebilmişti. Bu onlar için gurur ve sevinç kaynağıydı. Babasından yadigar olan sanatçı mesleğini yapmak için 8 yaşında keman ve piyano dersleri almış, 14 yaşında iken sahnelere çıkmıştır. Güzelliğinden ve sesinden dolayı insanlardan büyük beğeni toplamıştı. Sonra da bugünlere gelerek ünlü bir sanatçı olmuştu. Derin bir nefes alıp verdi Simge. Heyecanını dizginlemek için nefes egzersizleri yapıyor, ellerini açıp kapıyordu. Hep sahneye çıkmıştı fakat bir eserini tanıtıp söylemek, onun için konsere ilk çıktığı hali gibiydi. Aynada kendine her baktığında dağınık topuz olan kumral saçlarını iki de bir bozulmayacak şekilde düzeltip kafasına takılan pembe çiçekleri ileri geri hareket ettirerek iyice yerleşmesine izin veriyordu. Gözünün önüne düşen perçemleri parmaklarıyla arkaya itiyor ve hacimlendiriyordu. Üstünde duran derin yırtmaçlı, hafif göğüs dekolteli, kollarında varla yok arası bir balon tüllü beyaz elbise giymişti. Boynunda ise kocasının ölmeden önce almış olduğu incili kolyeyi takmıştı. Aslında incili kolyeyi takmayacaktı. Elbise zaten gösterişli, kolye takmaya gerek yok demişti fakat zihninin tozlu raflarında arasında duran ve gün yüzüne çıkan sözler aklına gelince takmıştı. Eğer bir konserin olup oluşturduğun bir parçayı söylersen ve ben göremezsem, bu incili kolyeyi tak. O salonda seni izlediğimi düşün veya orada olduğumu hayal et. Belki bir nebzede olsa içini böyle rahatlat…

Bölümün tamamını WritePad'de oku