Sana Rağmen

6.BÖLÜM

Yazar:

Sana Rağmen - Nur kitap kapağı
Sana Rağmen kitap kapağı

YALIN; Mesajım hâlâ iletilmemişti ya da görmüş olsa bile sessiz kalmayı tercih etmişti; ekranın o karanlık boşluğu, içimdeki huzursuzluğu daha da derinleştiriyordu. Gece, odamın içine sinen o tanıdık sessizlikle birlikte daha da derinleşiyordu, ama zihnimde tek bir görüntü vardı: Laren’in o mesafeli duruşunun ardına sakladığı meraklı bakışları. Onu ürkütmekten, o narin dünyasına yanlış bir adımla zarar vermekten öylesine korkuyordum ki, parmaklarım klavyenin üzerinde her duraksadığında kendi kendime bir savaş veriyordum. Vazgeçmek mi? Kelime sözlüğümde öyle bir yer yoktu; tam aksine, ona giden yollar ne kadar sarp olursa olsun, her engelin beni ona biraz daha yakınlaştıran bir basamak olduğunu biliyordum. Bir kez o kapıyı aralamıştım ve artık ne geri dönmek bir seçenekti ne de onun o gizemli sessizliğinde kaybolmamak. Kendi içimde fırtınalar kopsa da, dışarıdan bakıldığında sadece sarsılmaz bir kararlılıkla, onun bana doğru bir adım atmasını bekliyordum. Üzerime öylesine bir şeyler geçirip aynadaki yansımama son bir kez baktım. Kıvırcık saçlarımı parmaklarımla biraz daha dağıtıp o her zamanki dağınık ama kontrollü halime getirdim. Arabanın anahtarını masanın üzerinden kaptığım gibi kendimi sokağın serinliğine bıraktım. Motorun sesi sessizliği bölerken, aklım hâlâ Laren'deydi; onun o tedirgin ama meraklı halleri zihnimden silinmiyordu. Direksiyonu tek elle kavrayıp hızla yola koyuldum. Biraz düşünmeye ve dürüst olmam gerekirse, şu an yaşadığım bu karmaşayı birine anlatmaya ihtiyacım vardı. Telefonu araç kitine bağlayıp yakın arkadaşım Kıvanç’ı aradım. Kıvanç Keskin sadece en yakın arkadaşım değil, en karanlık gecelerimde dert ortağım olan tek kişiydi. Aramızdaki bağ, kelimelere ihtiyaç duymadan birbirimizin sessizliğini anlayabileceğimiz kadar köklü ve sarsılmazdı. Telefon ikinci çalışta açıldı. "Yine hangi belaya bulaştın da bu saatte beni arıyorsun, Yalın?" dedi Kıvanç, uykulu ama şaşkın bir sesle. "Ne belası lan? Kalk biraz dolaşak, bir şeyler içek. Hazırlan, almaya geliyorum." Cevabını beklemeden telefonu kapattım ve gaz pedalına biraz daha yüklendim. Kıvanç'ın ne düşündüğü ya da bu ani çıkışımı nasıl yorumladığı umrumda değildi; sadece yerimde duramıyordum. Laren'in o son mesajı zihnimin içinde yankılanıp duruyordu. Sanki attığım her adım, onun dünyasına doğru atılmış bir düğümdü ve bu düğümü çözmeye de, sıkılaştırmaya da sadece ben karar verecektim. Bir şarkı açtım ve gaz pedalına biraz daha yüklendim. Hoparlörlerden yükselen melodinin her bir notası, şu an ruhumda esen fırtınanın tercümanı gibiydi: "Ben senden vazgeçmem. Işıkları söndürseler bile, Korkuma yenilmem. Ellerim kollarım tutmasa isterse, Ben sensiz pes etmem." Şarkının nakaratı arabanın içinde yankılanırken, içimdeki o sarsılmaz kararlılığın dozunun daha da arttığını hissettim. Laren'in dünyasına girmek, o zorlu kapıları teker teker açmak... Hepsi bu şarkıdaki gibi bir meydan okumaydı. Işıkları söndürseler, yolları kapatsalar ya da o benden kaçmaya çalışsa bile, vazgeçmek diye bir ihtimali çoktan silmiştim. Kıvanç’ı almak için mahalleye girdiğimde, son ses çalan müziği duyup başını kaldırdı. Beni gördüğünde yüzünde hafif bir tebessüm belirse de, arabanın içindeki o alışılmadık havayı hemen sezmişti. Hızla kapıyı açıp yan koltuğa oturdu. "Hayırdır oğlum, ne bu dert?" diye sordu, sesi hem merak hem de alay doluydu. Derin bir iç çektim, motorun mırıltısı geceye karışırken direksiyonu sıkıca kavradım. "Dert..." dedim, sesimdeki ağırlığı gizleyemeyerek. Bir an duraksadım ve hafifçe gülümsedim. "Ama nasıl güzel bir dert, Kıvanç." Kıvanç şaşkınlıkla bana döndü, "Güzel dert mi? Sen hayırdır, yine neye taktın kafayı? Yoksa şu bahsettiğin kız mı?" diyerek doğrudan hedefi buldu. Cevap vermedim. Gaz pedalını sonuna kadar kökleyerek üniversite bölgesine, şehrin en hareketli piyasa alanına doğru sürdüm. Saat gece yarısını çoktan geçmişti ama burası 00.00 itibarıyla sanki yeni uyanıyordu. Kıvanç, nereye gittiğimizi sormadı bile; çünkü burası bizim için haftanın neredeyse he…

Bölümün tamamını WritePad'de oku