Sana Rağmen

3.BÖLÜM

Yazar:

Sana Rağmen - Nur kitap kapağı
Sana Rağmen kitap kapağı

"Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler." Sabah yine her zamanki gibi otobüse geç kalmıştım. Alarmın o tiz sesiyle gözlerimi açtığımda, tavanla kurduğum hayallerin uykumu ne kadar derinleştirdiğini fark etmem sadece birkaç saniyemi aldı. Eyşan çoktan hazırlanmış, odada bir o yana bir bu yana koştururken ben yatağın içinde, dün geceki düşüncelerimin ağırlığıyla sersemlemiş bir haldeydim. Hızla üzerimi giyinip saçlarımı alelacele toplayarak evden fırladım ama ne kadar koşarsam koşayım, durağa ulaştığımda otobüsün egzoz dumanından geriye kalan o gri bulutu solumaktan başka bir şey yapamadım. İçimden kendime ve bu bitmek bilmeyen sabah telaşına söylenirken bir yandan da telefonuma göz attım; sanki bir mucize olacakmış gibi ekranın kilidini açtım ama gelen tek şey dershane grubundaki "Hoca nerede?" mesajlarıydı. Günün geri kalanının bu hızla, bu karmaşayla ve o yarım kalan düşüncelerin gölgesinde nasıl geçeceğini bilmeden bir sonraki otobüsü beklemek için kaldırımın kenarına çöktüm. Saat sekiz buçukta otobüs nihayet geldiğinde, içimden geçen tek şey dersin yarısını kaçırmış olmanın huzursuzluğuydu. Dershaneye vardığımda vakit kaybetmeden yedi katı soluk soluğa tırmandım. Merdivenlerin sonunda kapının önüne geldiğimde saçımın başımın birbirine karıştığına ve yüzümün yorgunluktan kıpkırmızı olduğuna emindim. Tipimin kaydığına dair herhangi bir kanıtım yoktu, yine de o şekilde içeri girmek tam bir faciaydı. Sessizce sınıfa süzülüp Aysu’nun yanındaki boşluğa çöktüm. Tam derin bir nefes alıp toparlanmaya çalışırken, çantamdaki telefon bir bildirim sesiyle inledi; sessize almayı tamamen unutmuştum. Elim ayağıma dolaşarak telefonu kaptım ve hemen sessize aldım ama o kısa anlık bakışımda Instagram logosunu ve gelen bildirimi görmeye yetti. Tam içeriğine bakacakken hoca ciddiyetle telefonları kutuya koymamızı istedi. O an içimdeki merak, dersin bitimine kadar sürecek bir işkenceye dönüştü; acaba o muydu, yoksa yine boş bir uyarı mıydı? O kutunun içinde, ekranın ardında saklı duran bildirim, ders boyunca tüm dikkatimi dağıtan tek şey oldu. "Aysu kuşum, sence Yalın denen çocuk mu attı?" diye fısıldadım, sesimdeki merakı gizlemeye çalışarak. Aysu, hocanın tahtaya yazdığı formüllere bakıyormuş gibi yaparken hafifçe bana doğru eğildi. Gözlerinde o her zamanki muzip ve sorgulayıcı parıltı vardı. "Kızım, senin şu meşhur 'reddedilen ısrarcı'dan mı bahsediyoruz?" diye mırıldandı, dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi. "Eğer oysa çocuk resmen sınırlarını zorluyor demektir. Ama dürüst olalım, senin dünkü o reddetme seansından sonra o kadar yüzsüz biri olmadığını düşünüyorsan yanılıyorsun. Genelde böyle tipler reddedildikçe daha çok hırslanır. Ama belki de sadece şansını bir kez daha denemek istemiştir, kim bilir?" Hoca tam önümüzden geçerken sustuk, defterlerimize bir şeyler karalamaya başladık ama zihnim hâlâ o kutunun içindeki telefona, o bildirimin ardındaki isme takılı kalmıştı. Yalın mıydı gerçekten, yoksa sadece boş bir umut mu inşa ediyordum kendi kendime? "Olabilir aslında, arada bakalım," dedim, sesimi daha da alçaltarak. Aysu dirseğiyle hafifçe beni dürttü. "Tabii ki bakacağız, o telefon o kutudan çıkınca ilk işimiz o bildirimi deşifre etmek. Ama sakin ol, sakın heyecanını belli etme; çocuk gerçekten oysa, senin o soğuk duruşunu bozmamamız lazım." "Haklısın," dedim, dudaklarıma alaycı bir gülümseme yerleştirerek. "Hiç istifimi bozar mıyım? Eyşan’ın dediği gibi; kabul ederim, havaya girerse de güzelce dalgamı geçer, sonra da basarım engeli. Sanki dünyanın sonu... Ne olacak sanki, alt tarafı bir istek." Aysu kıkırdadı. "İşte bu! O soğukkanlılığın var ya, çocuk zaten karşısında duramaz. Eğer gerçekten oysa senin bu 'umursamaz prenses' tavrın, onu daha çok deli edecektir," diye fısıldadı. Kuzey’in sesiyle irkildim. Sınıfın kapısında bitmiş, her zamanki rahat tavırlarıyla bize doğru geliyordu. Aysu dirseğiyle beni dürttüğünde, Kuzey çoktan masamızın başına dikilmişti bile. "Lareenn, naptınızz?" diye sordu, cevabı p…

Bölümün tamamını WritePad'de oku