SANA ESİR

Bölüm 9 Yokluğun Sesi

Yazar:

SANA ESİR - Aybige kitap kapağı
SANA ESİR kitap kapağı

Asansör en üst kata ulaştığında kapılar yavaşça açıldı. Karşılarında geniş bir teras vardı. Boğaz bütün ihtişamıyla ayaklarının altındaydı. Gece tamamen çökmüştü. Köprü ışıkları suya yansıyor... Şehir milyonlarca yıldız gibi parlıyordu. Hafif bir rüzgâr Arya’nın saçlarını savurdu. Demir istemsizce ona baktı. Bordo elbisesi rüzgârla hafifçe hareket ediyor... Saçları omuzlarından aşağı süzülüyordu. O an... Şehrin bütün ışıkları sönse bile gözlerini ondan ayıramayacağını düşündü. Ve bu düşünce onu şaşırttı. Arya korkuluklara yaklaştı. “İstanbul geceleri bambaşka.” Demir onun yanına geldi. “Çocukken buraya gelirdim.” Arya şaşkınlıkla döndü. “Bu otele mi?” “Evet.” “Babam önemli misafirlerini burada ağırlardı.” Kısa bir sessizlik oldu. “Ben ise toplantılardan sıkılır...” “...gizlice terasa çıkardım.” Arya gülümsedi. “Yaramazmışsınız.” Demir ilk kez içten bir kahkaha attı. “Biraz.” Arya o kahkahayı duyunca istemsizce ona baktı. Demir gülerken yüzü tamamen değişiyordu. Daha genç, daha sıcak ve daha gerçek görünüyordu. “Keşke daha çok gülse...” Bu düşünce aklından geçtiği anda gözlerini kaçırdı. Rüzgâr biraz daha sert esti. Arya istemsizce kollarını birbirine sardı. Demir bunu fark etti. Hiç düşünmeden smokin ceketini çıkardı. “Arya.” Kadın şaşkınlıkla baktı. “Bunu al.” “Hayır, üşümenizi istemem.” “Ben üşümem.” “Demir...” “Lütfen.” Sesindeki yumuşak kararlılık, Arya’nın itiraz etmesini engelledi. Ceketi omuzlarına aldı. Üzerinde Demir’in hafif odunsu parfümü vardı. Garip bir şekilde kendini güvende hissetti. Demir bunu görünce sadece gülümsedi. Aşağıdan keman sesi yükseliyordu. Balo salonunda dans başlamıştı. Melodi rüzgârla birlikte terasa kadar ulaşıyordu. İkisi de aynı anda o tarafa baktılar. Arya hafifçe gülümsedi. “Dans eder misiniz?" Demir gözlerini ondan ayırmadan cevap verdi. “Eskiden.” “Şimdi?” “Uzun zamandır etmedim.” “Neden?” Demir omuz silkti. “Doğru kişi olmadı.” Bu cümle havada asılı kaldı. Arya’nın kalbi bir an duracak gibi oldu. Ne diyeceğini bilemedi. Sadece Boğaz’a baktı. Demir de konuşmadı, ikisi de aynı anda sessizliğe sığındılar. Tam o sırada içeriden bir görevli terasa çıktı. “Demir Bey.” İkisi de arkalarını döndü. “Basın mensupları sizi bekliyor.” Demir kısa bir nefes verdi. “Geliyorum.” Görevli içeri döndü, Demir birkaç saniye Arya’ya baktı. “Gitmem gerekiyor.” Arya gülümsedi. “Tabii.” Demir birkaç adım attı sonra durdu ve arkasını döndü. “Arya.” “Evet?” “Bu gece geldiğine...” “...gerçekten sevindim.” Arya’nın gözleri parladı. “Ben de.” Demir salona doğru yürürken ilk kez yüzünde kendiliğinden oluşan bir gülümseme vardı. Arya ise hâlâ korkulukların yanında durmuştu. Omuzlarında Demir’in ceketi... Yüzünde hafif bir tebessüm... Ve kalbinde adını koyamadığı bir sıcaklık vardı. Rüzgâr, ceketin yakasını hafifçe dalgalandırırken Arya sessizce kendi kendine fısıldadı: “Galiba... hayatım değişmeye başlıyor.” Terasın kapısı ağır bir sesle kapandı. Demir, basın mensuplarının bulunduğu salona doğru yürürken birkaç kez arkasına bakmak istedi yapmadı kendini durdurdu. “Bu yaptığın normal değil.” Diye geçirdi içinden. Hayatında birçok başarılı kadınla tanışmıştı. Onlarla aynı masaya oturmuş, aynı projelerde çalışmış, aynı ödül törenlerinde bulunmuştu. Ama hiçbiri... Aklını bu kadar meşgul etmemişti. Arya ise hâlâ terastaydı. Demir’in ceketi omuzlarını ısıtıyordu. Parmaklarını ceketin kumaşı üzerinde gezdirdi. İçinden yükselen huzuru anlamlandıramıyordu. “Ne yapıyorsun Arya?” diye fısıldadı kendi kendine. Sorusunun cevabı yoktu. Yalnızca gülümsedi. Boğaz’ın üzerinde ilerleyen vapurun düdüğü gecenin sessizliğini böldü. İstanbul bütün ihtişamıyla önündeydi. Ama nedense biraz önce yanında duran adamın yokluğu, şehrin güzelliğini bile eksik bırakıyordu. Yaklaşık on beş dakika sonra tören sona erdi. Salon yavaş yavaş boşalmaya başlamıştı. Demir, röportajını bitirir bitirmez gözleriyle salonu taradı. Arya’yı arıyordu farkında olmadan sürekli onu arıyordu. Mert bunu yine fark etti. Elinde iki bardak maden suyuyla yanına geldi. “Arad…

Bölümün tamamını WritePad'de oku