Bölüm 5 İlk Proje
Yazar: Aybige

+“İnsan bazen birini özlemez... Çünkü henüz tanımıyordur. Ama yine de onu tekrar görmek ister.” Aradan üç gün geçmişti. Üç gün... Yetmiş iki saat... Dört bin üç yüz yirmi dakika... Arya, bu üç gün boyunca kendini yeni projelere vermeye çalışmıştı. Bilgisayar ekranında açık duran otel çizimlerine odaklanıyor, yeni tasarımlar hazırlıyor, müşterilerle toplantılar yapıyor, çalışma arkadaşlarıyla fikir alışverişinde bulunuyordu. Her şey normaldi en azından dışarıdan öyle görünüyordu. Ama zihni istemediği anlarda aynı yere gidiyordu toplantı salonundaki o ilk bakış. Demir’in tok ama sakin sesi ve tokalaşırken hissettiği o garip elektrik. Kalemini masaya bıraktı. Derin bir nefes aldı. “Odaklan Arya...” Tam o sırada ofisin kapısı açıldı ve içeriye Duru girdi. Elinde iki kahve vardı. “Bugün seni hiç beğenmedim.” Arya başını kaldırdı. “Nedenmiş?” “On dakikadır aynı çizgiyi çiziyorsun.” Arya istemsizce ekrana baktı. Gerçekten de aynı koltuğu defalarca silip yeniden çizmişti. Duru kahvelerden birini uzattı. “Anlat.” “Anlatacak bir şey yok.” “Demir Arslan.” Arya kahvesini içerken boğulacak gibi oldu. “Duru!” “Ne var?” “Yüzüne bakınca bile anlaşılıyor.” Arya başını iki yana salladı. Duru ikisi arasında bir şeyler olacakmış gibi, sanki eminmiş ve onları bir araya getirmek istiyormuş. Arya bu durumdan rahatsız olsa da henüz hiç bir şeyin farkında değildi. “Hayır.” “Sadece ilginç biri.” “Hı hı.” “O kadar.” Duru kahvesinden bir yudum aldı ve sırıtarak tekrar konuşmaya başladı. “İnsanlar bazen hayatına ilginç biri olarak girer.” “Ama sonra...” Arya araya girerek cümleyi tamamladı. “...çıkar gider.” Duru bu kez gülmedi. Belki de Arya’nın bunu söylerken neden bu kadar emin konuştuğunu anlamaya çalışıyordu. Aynı dakikalarda... Arslan Mimarlık’ın otuz ikinci katında. Demir masasındaki dosyalara bakıyordu. Mert elindeki tabletle içeri girdi. “İç mimarlarla ilgili son rapor.” Demir dosyayı aldı ve sayfaları tek tek çevirdi. Birçok isim, birçok proje, birçok referans... Ama gözleri istemsizce aynı satırda durdu. ARYA KARACA Yanında küçük bir not vardı. Dikkatlice notu eline alıp okumaya başladı “Otel projesi için en yüksek puanı alan tasarım.” Demir dosyayı kapattı. “Onunla devam edeceğiz.” Mert şaşırdı. Nasıl bir etki bırakmış olabilir ki, oysa Demir titiz ve dikkatli bir şekilde çalışır. Öyle bir etki altında kalmış ki gözü sadece o ismi arıyor. “Bu kadar hızlı karar vermeni beklemiyordum.” “Sebebi?” “Normalde üç sunum daha isterdin.” Demir omuz silkti. Kendinden emin bir şekilde soğuk ve kararlı bir ses tonu ile Mert’e bakarak şunu söyledi. “Gerek yok.” “Çizimleri yeterli.” Mert hafifçe gülümsedi. “Çizimleri...” Demir gözlerini kaldırdı. O bakış, kim olursa olsun korkudan kaçardı evet evet kesinlikle kaçardı. “Bir şey mi söyleyeceksin?” “Yok.” Mert kapıya yöneldi ve hafifçe kapıyı araladı. Yine Demir’i delirtmeye devam etti. Alaycı bir ses tonuyla ama elbette kötü bir niyetle değildi. “Çünkü bana sanki sadece çizimleri beğenmişsin gibi gelmedi.” Dedi ve kapıyı kapatıp odadan çıktı. Demir birkaç saniye hareketsiz kaldı sonra başını geriye yasladı.Kendi kendine sessizce mırıldandı. “Saçmalık...” Gerçekten de saçmalıktı. Yıllardır yüzlerce insanla çalışmıştı. Hiçbirini ikinci kez düşünmemişti peki neden şimdi aklına yine Arya gelmişti.? Öğleden sonra... Saat 13:14 Arya’nın telefonu çaldı. Ekranda bilinmeyen bir numara vardı. “Kimsiniz?” “Merhaba Arya Hanım.” Kadın sesi oldukça kibardı. “Ben Elif. Arslan Mimarlık’tan arıyorum.” Arya’nın oturduğu yerde omuzları hafifçe gerildi. “Buyurun.” “Sayın Demir Arslan, otel projesinin iç mimarlık sürecinde sizinle çalışmak istediğini iletti.” Arya birkaç saniye sessiz kaldı, kalbi yeniden hızlanmıştı. “Gerçekten mi?” “Tebrik ederiz.” “Proje resmen sizin.” Arya mutluluktan ne diyeceğini bilemedi. O sırada Elif henüz ondan cevap bekliyordu ve Arya derin bir nefes alarak cevap verdi. “Çok teşekkür ederim, Elif hanım.” Dedi ve telefon kapandıktan sonra Arya uzun süre kıpırdamadan oturdu. Şaşırmıştı hayalini kurduğu p…