SANA ESİR

Bölüm4 Derin düşünce

Yazar:

SANA ESİR - Aybige kitap kapağı
SANA ESİR kitap kapağı

“Bazı insanlar, hayatından çıkıp gitse bile geride sessizlik bırakmaz... Düşüncelerini de beraberinde götürür.” Öğle saatleri... Toplantı salonunun kapısı yavaşça kapandığında içerideki konuşmalar koridora taşmaya başlamıştı. Arya, elindeki dosyaları göğsüne bastırarak birkaç saniye olduğu yerde kaldı. Kalbi, toplantı başlamadan öncekinden daha hızlı atıyordu. Sunum başarılı geçmişti. Şirket yöneticilerinin memnuniyetini yüzlerinden okuyabiliyordu. Ama onu asıl düşündüren bu değildi. Aklını meşgul eden tek kişi vardı. Demir Arslan. Derin bir nefes aldı. “Saçmalama Arya.” Diye geçirdi içinden. “Sadece iş toplantısıydı.” Koridorda yürümeye başladı. Mermer zeminde topuklu ayakkabılarının çıkardığı ritmik ses, neredeyse boş koridorda yankılanıyordu. Şirket beklediğinden çok daha büyüktü. Duvarlarda şirketin tamamladığı projelerin büyük fotoğrafları asılıydı. Lüks oteller... Modern rezidanslar... Kültür merkezleri... Her proje ayrı bir hikâye anlatıyordu. Arya istemsizce durdu. Duvara asılmış büyük bir otel fotoğrafını inceledi. Tasarım çizgileri son derece güçlüydü. Tam o sırada yanından geçen genç bir kadın durdu. “Beğendiniz mi?” Arya gülümseyerek başını çevirdi. Sekreter Elif’ti. “Gerçekten etkileyici.” Elif tebessüm etti. “Bu proje Demir Bey’in ilk büyük işiydi.” Arya şaşkınlıkla tekrar fotoğrafa baktı. “Gerçekten mi?” “Evet.” “Dış cepheyi tamamen kendisi tasarladı.” Arya birkaç saniye sessiz kaldı. “Demek sadece yönetici değil...” “Gerçekten mimar.” İçinde istemsizce oluşan merak hissini bastırmaya çalıştı. Bu sırada... Toplantı salonunda yalnızca üç kişi kalmıştı. Demir... Mert... Ve sessizlik... Mert dosyaları toplarken göz ucuyla arkadaşına baktı. Demir pencerenin önünde durmuş, şehri izliyordu. Ellerini pantolonunun ceplerine koymuştu. Her zamanki gibi sakin görünüyordu. Ama Mert onu çocukluğundan beri tanıyordu. Demir düşündüğünde sessizleşirdi. “Tuhaf.” Demir cevap vermedi. Mert gülümsedi. “Sana diyorum.” “Neymiş tuhaf olan?” “Bugünkü toplantıda ilk defa bir sunumu sonuna kadar gözünü kırpmadan dinledin.” Demir başını hafifçe çevirdi. “İşini iyi yapıyordu.” “Sadece bu mu?” Demir’in bakışları yeniden pencereye kaydı. “Başka ne olacaktı?” Mert hafifçe güldü. “Bilmem.” “Ama seni uzun zamandır bu kadar dikkat kesilmiş görmemiştim.” Demir kaşlarını çattı. “Gereksiz konuşuyorsun.” “Olabilir.” Mert evrak çantasını kapattı. “Ama haklı olduğumu sen de biliyorsun.” Demir cevap vermedi. Çünkü gerçekten de toplantı boyunca çizimlerden çok... Çizimleri anlatan kadını izlemişti. Ve bu durumdan hiç hoşlanmıyordu. Arya binadan çıktığında güneş tam tepedeydi. Şirket binasının camları gökyüzünü yansıtıyor, bina adeta ışık saçıyordu. Derin bir nefes aldı ve o sırada telefonu çaldı. Ekranda yine Duru’nun adı vardı. “Nasıl geçti?” Arya yürümeye devam ederken gülümsedi. “Beklediğimden iyi.” “Anlat bakalım.” “Sunum çok iyi geçti.” “Şirket sahibi nasıldı?” Arya bir an duraksadı. “Neden özellikle onu soruyorsun?” “Merak ettim.” Arya birkaç saniye sustu. Nasıl anlatacağını bilemedi. “Kelimelerle tarif etmesi zor.” “Yakışıklı mı?” Arya istemsizce güldü. “Duru!” “Eee?” “Yakışıklı.” “Sadece yakışıklı mı?” Arya istemsizce Demir’in gözlerini hatırladı. “Hayır..." “Başka?” “Çok farklı.” “Nasıl yani?” “Bilmiyorum.” “Sanki...” “Sanki konuşmadan bile insanı dinliyormuş gibi.” Duru birkaç saniye sessiz kaldı. Sonra kahkaha attı. “Aman dikkat et.” “Neden?” “Bu cümleyi kuran kadınlar genelde âşık oluyor.” Arya hemen itiraz etti. “Saçmalama.” “Bugün ilk kez gördüğüm bir adamdan bahsediyoruz.” Telefon kapandıktan sonra bile Duru’nun sözleri kulağında yankılanıyordu. “Âşık oluyorsun...” Arya başını iki yana salladı. “Olmayacağım.” Henüz bunun ne kadar zor olacağını bilmiyordu... “Bazen en tehlikeli başlangıçlar, ‘Onu bir daha düşünmeyeceğim.’ Dediğin anda başlar.”

Bölümün tamamını WritePad'de oku